Warhammer 40,000: Space Marine İnceleme

“Benim en iyi savaşçılarım onlar; kendilerini bana adamış bu adamlar. Onlara şekil verdiğim toprak ve onları içinde yarattığım savaşın kızgın fırını gibi. Demirden iradeye ve çelikten kaslara sahip olacaklar. Onlar için yaptığım mükemmel zırhların içinde ve kuşanacakları kudretli silahlarla. Hiçbir illet ve musibet onlara dokunamayacak, hiçbir hastalıktan etkilenmeyecekler. Taktikleri, stratejileri ve makineleri olacak; hasımları onları savaşta asla alt edemeyecek. Onlar teröre karşı siperlerim benim. Onlar İnsanlığın Koruyucuları. Onlar benim Space Marine’lerim ve korku nedir bilmezler…” – Emperor

Warhammer 40k space marine ss 1Games Workshop’ın bilim kurgu ve fantezi edebiyatının seçkin örneklerinden esinlenerek 80’li yılların sonunda yarattığı Warhammer 40.000, ikonik figürleri ve harika oynanışıyla tüm zamanların en popüler, en derin ve en vahşi masaüstü oyun evrenlerinden biri olarak kabul edilse de, aynı büyük başarıyı video oyun sektöründe yakalayamadı nedense. Daha çok bu devasa evrenin zenginliğinden “beslenen” farklı oyunların geniş kitlelere ulaştığına tanık olduk. Listenin hemen başına Blizzard’ın Warcraft ve StarCraft’ını yazsak kimsenin bir itirazı olmaz herhalde. Hatta gelecekte geçen ve korkusuz iri yarı uzay askerlerinin uzaylı kıçı tekmelediği- bir başka deyişle “Amerikan Marine fantezisi” gibi temaların işlendiği- çok satan aksiyon oyunlarında bile Warhammer 40K’dan ödünç alınmış bir şeylere rastlamak mümkün. Gears of War ve hatta Halo gibi oyunlardan bahsediyorum…

Tabii bütün bunlar, Warhammer 40K evreninde geçen eli yüzü düzgün, başarılı oyunlar oynamadık anlamına da gelmiyor. Bir dönemin strateji ve simülasyon şampiyonu SSI’nın hiçbir zaman hak ettiği değeri görememiş sıra tabanlı oyunları; Final Liberation ve Chaos Gate’i hatırlayalım mesela. Ya da Homeworld ve Company of Heroes gibi klasiklerin altına imza atmış Kanadalı Relic Entertainment’ın bizlere derin ve karakterli strateji/RPG öğeleri sunan Dawn of War serisini… Her biri Warhammer 40K adına yakışan sağlam birer strateji oyunu gerçekten. Lakin önemli bir noktada zayıf kaldıkları da kesin. Her anında savaşın hüküm sürdüğü bu uzay fantezisinin karanlık, acımasız ve kan gölüne dönmesi an meselesi olan vahşi atmosferini daha yakından, korkusuz bir savaşçının bakış açısından yaşatmak gibi. Neyse ki artık bu deneyimi bütün ihtişamıyla tatmak için daha fazla beklememiz gerekmiyor.

Aslına bakarsanız Warhammer 40,000: Space Marine, bu evrende geçen ilk aksiyon oyunu değil. Bugün pek kimse hatırlamıyor olsa da, Electronic Arts’ın 90’lı yılların ilk yarısında geliştirdiği iki oyunluk taktik FPS serisi Space Hulk, Warhammer 40K’nın karanlık ve vahşi dünyasına yakından konuk olduğumuz ilk oyundu. Üstelik Alien filmlerinin yoğun etkisini ve ikide bir disket değiştirmek zorunda oluşumuzu bir kenara bırakırsak zamanına göre harika bir Warhammer 40K uyarlamasıydı.

2003 yılında ise Kuju-THQ ortak yapımı Fire Warrior ile haşır neşir olmuştuk. Ne yazık ki…

Warhammer 40k space marine ss 10 0

Bu, bitmek tükenmek bilmeyen Ork sürüleriyle ilgili bir hikaye...

Evet, en son Fire Warrior, İmparatorluk’un ve Space Marine’lerin aslında sanıldığı kadar iyi insanlar olmadığını gözler önüne sermek gibi oldukça cesur şeyler denemesine rağmen (ki gerçekten bu tip alt okumalar yapılabilir, hatta büyük oranda faşist ve dogmatik oldukları sonucu bile çıkarılabilir) ağızlarda hiç de hoş bir tat bırakmamış ve ismini Warhammer 40K evreninde geçen en kötü oyunlar listesinin tepesine yazdırmıştı. Fakat bu kez direksiyonun başında Dawn of War serisiyle Warhammer 40K oyunları konusunda kendini ispatlamış Relic Entertainment var. Beklentiler yüksek. Sonuç ise sizler için hazırladığımız bu derinlemesine incelemenin devamında.

6 Yorum

  1. Zeratul

    Son zamanlarda zevkle bitirdiğim nadir oyunlardan biriydi. İspanyol paça zırhlarıyla Space Marine ler ortalığa daldımı Shrek vari onlarca ork un ‘Space Marine’ diye haykırarak kaçışması oldukça zevkli yanlarından biriydi oyunun.
    Oyunda siper alma çömelme gibi oynanış dinamiklerinin olmaması her ne kadar eksi bir unsur olsada benim için, bu açık oyun atmosferi vede heycanıyla kapatıyor kendini belli etmeden. Fazla sistem tüketmeyen ve kendine bağlayan gayet başarılı bir oyun bence.

    Kardeş Verenor.
    Kardeş Proteus.
    Savaş yeminini bu savaş
    balyozunun üstüne edeceksin.
    Bu kutsal silah, şanlı gazilerimizin
    elinde nice savaşlar gördü.
    Yabancı hayvanları ve şeytanları
    fark gözetmeksizin katletti.
    Bir gün bu silahı kullanacak
    kadar saygın biri olabilirsiniz.
    O güne kadar, önünde diz çökün.

  2. MUMTAZ

    teşekkürler gercekten 80 puanı hakkıyla alıyor buoyun bence grafiklerde tatmın edici düzeyde
    beni oyundan sogutan bır yonu var oyunun kombo yaparken karakterın hasar alması sen kombo yaparken öbür elemanlar senın işini bitiriyor anlıyacagın artislige yeryok

    en sevdigim yönü silaylar büyle vurus hisisi yok bibaşka oyunda bolter ve havi bolter mühteşem pancar gibi doğruyor orkları.

  3. onur_

    senaryoya diyecek pek bişi yok da multisi kesinlikle daha iyi olmalıymış. belki yeni mod falan çıkarırlar dlc mlc. 90 lirama değdi mi değdi ayrı kutulu aldım mis. 🙂

  4. Fuat Koseoglu

    İlk olarak Space Marine ne onu öğren hikayesi güçlü değilmiş,Ultramarines en onurlu falan değil tüm role playerlar onlara şirinler der çünkü genlerinde hiçbir bozukluk yoktur emperor’a devamlı uydukları için bu oyunda varlar ve bundan çoğu oyuncu şikayetçi,oyunun detaysız olmasının sebebi böyle bilgisiz adamlarında oynuyabilmesi için oyun inceliyorsan adam gibi incele

    • Uğur Yurtsever

      Selam Fuat, okuduğu Warhammer kitapları neredeyse boyunu geçmiş bir oyunsever olarak eleştirine hiçbir anlam veremedim. Hatta tam olarak ne demek istediğini de anlayamadım. Ha “onurlu” falan meselesi ise, burada senin veya bir başkasının Ultramarine’leri nasıl çağırdığından ziyade, Ultramarine’lerin kendilerini nasıl çağırdığı önemli. Sevgiler.

Bir cevap yazın