“Ubisoft’un Telif Koruma Sistemi (DRM) Acımasız ve Yasal Kullanıcıya Zarar Veriyor”

Bu sözler tecrübeli pazar analisti Nicholas Lovell’a ait: “Oyunları bedava yapın.

Ubisoft’un oyun oynadığımız süre boyunca sürekli internete bağlı kalmamızı isteyen dahiyane (!) telif koruma sistemi (DRM) hakkında birçok şey yazdık, çizdik. Bu süreç daha yeni başlamışken; hatta daha ortada Assassin’s Creed 2 bile yokken eleştirilerimizi sizlerle paylaşmış ve bu sistemin, korsan kullanımı engellemek bir yana dursun yasal kullanıcılara işkence etmekten başka bir işe yaramayacağını da üstüne basa basa vurgulamıştık. Belki de yüzlerce kez. Tabi bu süreçte eleştiriler de almadık değil. Ne var ki birer oyun editörü olarak bizlerin görevi haftasonu tatilini güneşli Miami sahillerinde manken güzellerle geçiren şirket CEO’larının haklarını korumaktan ziyade; onların ürettiklerini para sayarak satın alan kullanıcılara kendi haklarını hatırlatmaktı. Bunun içindir ki Ubisoft’a vurmaktan da çekinmedik.

Bu DRM sistemiyle tanıştıktan sonra neler oldu peki? Assassin’s Creed 2’de birçok insan günlerce süren sunucu problemleri yüzünden oyunlarına bağlanamadı, Settlers 7’yi yasal olarak satın almış yüzlerce Avustralyalı haftalarca para saydıkları oyunlarını oynayamadı, aynı problemler Silent Hunter V’i satın almış binlerce insan için de geçerliydi.

Ya sonra ne oldu?

Korsana karşı alınacak hiçbir zorba yöntemin fazla tutunamayacağı gibi bu isimsiz DRM sistemi de kırıldı. Hem de Ubisoft’un bir önceki meşhur DRM sistemi Starforce’dan bile daha kısa sürede. Splinter Cell: Conviction’a 60 Euro sayarak önsipariş vermiş Avrupalı oyunseverler oyunun ellerine ulaşmasını beklerken, oyunu korsan yollardan edinen insanlar tek kişilik senaryoyu bitirmiş çoklu oyuncu modlarında birbirlerinin ümüğünü sıkmaya çoktaaan başlamışlardı.

İşin en ilginç tarafı da Ubisoft’un bu DRM sistemini kullanmaya büyük bir kararlılık (!) örneği sergileyerek devam ediyor oluşu. Sanırım kimse, bütün bu olanlardan sonra Ubisoft’un aslında önde gelen scene ve crack grupları tarafından yönetilmediğini ispat edemez. 🙂

Ubisoft DRM Assassin's Creed IIElbette amacımız Ubisoft’un “paranla rezil ol” politikasını tekrar tekrar gündeme taşıyıp Ubisoft düşmanlığı yapmak değil. Zira haberimizin asıl konusu, teknoloji ve bilişim dünyasının tecrübeli pazar analistlerinden biri olan Nicholas Lovell’ın Ubisoft başta olmak üzere diğer DRM uygulayıcıları hakkında PC Zone dergisine yaptığı ufak ama anlamlı açıklama:

“Ubisoft’un kendi acımasız sistemini uygulamaktansa, Steam gibi pazarın yarısından fazlasını elinde tutan bir sisteme yanaşmamış olması bana çılgınca geliyor. Şu an korsan kullanıcıların yasal kullanıcılardan daha iyi bir deneyime sahip oldukları tartışma kabul etmez.

 

Yayıncılar oyunlarının tanıtımı için tonlarca para harcıyor. Yani korsan kullanıcılara hırsız olarak değil, geleceğin müşterisi olarak bakmanın yolları aranmalı.

 

Bütün bir oyunu bedavaya dağıtın gitsin. Oyunu küçük yapın ve indirilebilir içeriklerden (DLC) para alın. Tanıtım ve reklam giderlerini kesin ve bırakın oyununuzun ne kadar iyi olduğunu korsan kopyalar tüm dünyaya yaysın. Sonra da oyununuza ekleyeceğiniz içerikleri ücretlendirin.”

Bay Lovell’ın sözleri ilk bakışta uygulanması pek mümkün değilmiş gibi görünebilir. Ancak benzer bir sistemin yıllardır Free 2 Play adı altında semirdiğini ve birçok şirketin köşeyi döndüğünü de düşünürsek bu çağrının pek de mantıksız olmadığını görebiliriz. Asıl soru işareti gerçekten özgün fikirler yaratıp iyi oyunlar geliştirebilecek kaç tane firma var? Ben birkaç tane biliyorum, ama hiçbiri U ile başlamıyor. 🙂

1 Yorum

Bir cevap yazın