Tom Clancy’s Rainbow Six Vegas 2

Alnından akan teri masanın ucundaki peçeteye uzanarak sildi ve eline son bir bakış attı. Bir iki kartın yerini değiştirip, göz ucuyla rakibini süzmek istedi. Oda biraz karanlıktı; masanın tepesinde asılı lamba sigara dumanıyla dolmuş odayı aydınlatmakta güçlük çekiyordu. Rakibinin değil gözbebeklerini, yüzündeki ifadeyi bile görmesi çok zordu. Bugüne kadar rakiplerinin yüz ifadelerini, gözbebeklerini ve nefes alış verişlerini okumuştu ve bu gece, burada oyunu kazanması için tek çıkar yol da buydu. Maça kızına uzandı eli; kartın sol üst köşesini işaret ve baş parmaklarıyla ovuşturdu. Rakibinin hamlesini bekliyordu ama hamlelerini her zaman önceden tasarlamak zorundaydı. Rakibinin kartları tutan elleri görünüyordu bir sis bulutu arkasından. Hareket ettiğini gördü. Bakışları masanın tam ortasına odaklandı. Kalbi şimdi biraz daha hızlı çarpıyordu. Sakin olmaya çalıştı. O anda gözleri masanın üzerine ağırbaşlı bir şekilde düşen maça kızına odaklandı. Maça kızı yeşil masa örtüsüne uzanmadan, işaret ve başparmaklarıyla ısıttığı maça kızını serbest bıraktı.

Pişti!

Odadaki sis bulutunu yırtan tok bir sesti bu. İki elini masanın üstüne buluşturdu ve sol eli sağ avucunun içinde yumruk olmuş bir vaziyette ellerini ovuşturmaya başladı. Tam o anda odada bir tıkırtı duydu. Ayağına doğru yuvarlanmakta olan göz yaşartıcı bombayı fark etti…

Kıpırdamayın!!!

O anda acı gerçekle yüzleştiler Gökkuşağı Altılısı Vegas’a dönmüştü.

Vegas Bizi Çağırıyor!

Tom Clancy's Rainbow Six Vegas 2

Rainbow Six dizisi 90’lı yılların sonunda oyunculukla tanışanlar veya o yıllarda oyun oynayanlar için oldukça farklı bir yere sahiptir. İlk oyun pazara çıktığında birinci şahıs perspektifli eylem oyunlarında hala şöyle bir mantık hakimdi: Yeşil kapıyı açan yeşil anahtarı bul, gerekirse üç seviye öncesine dön; ultra çevik düşmanlarla mücadele ederken yerdeki sağlık paketlerini toplamayı ihmal etme; diğer seviyeye geçebilmek için haritadaki bütün düşmanları hakla, bir ara doğdukları noktayı (spawn point) bas; 10 tane silahı ve zilyon tane mühimmatı sırtında taşı… Evet, belki de taktik öğelerin ve iki kurşunda ölebileceğimiz kadar gerçekçi bir oynanışın oyun dünyasına Rainbow Six ile girdiğini söylemek zor; ancak taktik eylemin ve gerçekçi oynanış unsurlarının geniş kitlelere yayılmasında Rainbow Six’in yarattığı etki azımsanmayacak düzeyde. Tom Clancy’nin Rainbow Six’i takiben oyun dünyasına armağan ettiği ve sadece oyun dünyası için yaratılmış Ghost Recon ve Splinter Cell serileri ise şüphesiz Tom Clancy’i politik gerilim romanlarından sonra oyun dünyası için de bir marka haline getirdi. Taktik eylem Tom Clancy’den sorulur hale geldi.

Neyse, Tom Clancy’yi elini attığı her sektörde kazandığı paraları saymakla baş başa bırakalım ve Gökkuşağı Altılısı’nın kitap raflarından oyun raflarına sıçramasının 10. yılı etkinlikleri kapsamında Vegas’taki bu ikinci serüvenlerine bir göz atalım. Ve kendi kendimize de soralım; Tom Clancy’s Rainbow Six Vegas 2 acaba yepyeni bir oyun mu; yoksa Las Vegas’taki ilk Rainbow Six serüvenine bir genişleme paketi mi?

Yazıya ilişkin forum tartışmamıza katılın…

Bir cevap yazın