The Godfather 2

The Godfather romanının yazarı

The Godfather romanının yazarı

Mario Puzo işlerin bu noktaya geleceğini sizce biliyor muydu? İtalya Napoli’de ilk oksijeni ciğerlerine çektikten sonra Amerika’ya göç eden bir ailenin ferdi olmak: Yeni bir dünya, yeni bir kimlik ve yeni bir yaşam. Akabinde gelişen maddi sıkıntılar, gerilimli yaşam hikâyesi ve para bulma mücadelesi derken yaptığı en iyi iş olan yazı yazmanın sınırlarını zorlar ve beşinci kitabı The Godfather ile istediğine ulaşır. Sicilya Corleone kasabasının mafya babası Don Cichio zulmünden kaçarak kurtulan Vito Amerika’ya kaçıyor. Zaman içerisinde New York’un en büyük mafya ailesini kuruyor ve yönetiyor, kitabın hikâyesi kısaca böyle. Mario Puzo, sadece iyi para kazanmak ve kitabının ülke çapında bilinmesini istiyordu. İstediği şeylerin gerçekleşmesi bir yana zamanla dünyanın en iyi edebiyatçıları arasına gösterilmeye başlandı. Şan şöhret artarken yaklaşık on yıl sonra kitap sinemaya uyarlanacaktı.

Mario Puzo kendisi gibi İtalyan kökenli bir Amerikalı olan yönetmen Francis Ford Coppola ile kafa kafaya verip The Godfather’ın 1945 yılı olaylarını konu edinen ilk filmini çektiler. Film kitaptan daha büyük sükse yaptı. Marlon Brando ve Al Pacino gibi isimlerin yer aldığı film ödüllere doymaz ve paralelinde dünya tarihinin en iyi filmleri arasında ilk sıralarda yerini alır, halen de almaktadır (bkz. IMDB ilk 250 2. Sıra). İki yıl sonra ikinci devam, on altı yıl sonra üçüncü devam filmi ile serisi sonlanır. Son filmden dokuz yıl sonra 1999’da Mario Puzo toprak olur.

The Godfather'ın ilk filminden bir biad karesi

The Godfather’ın ilk filminden bir biad karesi

Son yüzyılın dijital sanat eserleri olan bilgisayar ve konsol oyunları ilk oluşturulduklarından bu güne kadar birçok konuyu benimsediler. İşlenecek konu kalmayınca içerik açısından vasatlaşan oyunlar görsel anlamda bizleri kandırmaya başladılar. Fallout 1 – 2 ile Fallout 3 karşılaştırılabilir mi, Medieval: Total War ile Empire: Total War karşılaştırılabilir mi veya Tomb Raider 2 ile Tomb Raider: Underworld karşılaştırılabilir mi? Ne yazık ki bu soruların cevapları “Hayır” oluyor. Tüm oyuncular aynı konuların farklı açılardan pişirilip tekrar önüne konulmasından bıkmış durumda. Bu dönemlerde farklı konuları işleyen oyunlar büyük önem arz ediyor.

Yazımızın konusu olan The Godfather serisi de bu oyunlar arasında yer alıyor. Ama ne yazık ki filmlerin oyunları ve oyunların filmleri kötü olacaktır laneti bir türlü bozulmadığından büyük merakla beklen ilk The Godfather oyunu vasat bile denmeyecek bir yapım olarak EA Games aracılığı ile utanılmadan 2006 piyasaya çıkartıldı. Hikâyenin işlenişi dışında Mario gibi haldır huldur koşan karakterler, çağa göre geride kalan grafikler, alışası zor kontroller ve her menü değişiminde baştan çalmaya başlayan müzik gibi can sıkıcı bir sürü sorunla hayal kırıklığı olarak tarihe geçti. Zaten hikâye cepte, firmanın yapması gereken her yönüyle güzel bir oyun! Yani bunu beceremiyorsan heba etme de isim haklarını başkasına ver, herkes mutlu olsun. Çek yapımı olan ve 2002’de (The Godfather oyunundan 4 sene önce) piyasaya sürülen Mafia’nın yanından geçemeyecek bir oyunla karşımıza gelen EA Games’i esefle kınıyorum ve o 2006 senesinin acı, oyunculuk adına kara günlerini bir daha hatırlamak istemiyorum. Sözlerim çok iddialı olabilir ama EA Games birikimi + The Godfather kitap ve filmleri = en az Mafia gibi bir yapıt ortaya çıkmalıydı…

Özür mahiyetinde devam oyunu yapmaya karar veren EA Games The Godfather 2’yi nihayet satışa sundu. Ekran görüntüleri ve tanıtım için çıkan videoları ile ümit vaat eden oyunu deneme fırsatını bulduk.

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

Bir cevap yazın