Terminator: Salvation

Dünyanın bir zamanlar nasıl bir yer olduğunu hatırlamaya çalışırım…
Fakat her geçen gün bu daha da zorlaşıyor
Sayısız bozgun hikayesi… Ölümün birçok yüzü…
Bir tek şey değişmedi
Makineleri durdurmak için ne yaparsak yapalım…
Hiçbir zaman yeterli olmadı
Kazandığımızdan çok daha fazlasını kaybettik ve
İnsanlar ölmeye devam etti.

Annem makinelerin nasıl alt edilebileceğini öğretmişti
Direnişe öncülük etmek benim kaderimdi
Fakat hiçbir şey beni buna hazırlamadı…

Bize ait olarak kalan o küçük şeyi kurtarmak için
Onu tamamen kaybetmeye hazır olmamız gerekir…

Terminator: Salvation

80’li ve 90’lı yıllara damgasını vurmuş bilim kurgu klasikleri sorulduğunda, Terminator bir çırpıda söylenebilecek üç beş isimden birisidir kesinlikle. Gerek hikayesi ve aksiyonuyla, gerekse özel efektleri ve Arnold Schwarzenegger’in muhteşem cyborg oyunculuğuyla çocukluğumuzu etkilemesinin yanı sıra, babalarımızı annelerimizi hatta dedelerimizi bile heyecana sürüklemiştir. Robotlarla insanoğlu arasındaki bu kıyamet mücadelesinin beyazperdede yarattığı etki bir yana; Terminator, küçücük ellerimizle ev bilgisayarlarında oynadığımız ilk video oyunlarından da birisidir aynı zamanda.

Terminator: Salvation

Bugün ise 25 yıl, üç film, ondan fazla video oyununu geride bırakmış bir serinin en son halkasına şahitlik ediyoruz. Terminator: Salvation, bizi ilk iki filmde bahsi geçen büyük mücadelenin kalbine taşıyor. Bakalım parmaklarımızın ucunda hayat bulacak bu kurtuluş mücadelesi, filmden bozma oyunların genel başarısızlığının bir parçası olmaktan kurtulabilecek mi?

Terminator: Salvation

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

1 Yorum

Bir cevap yazın