Spec Ops: The Line Beta Başvuruları Başladı

Ama kötü bir haberle birlikte…

90’lı yılların sonundaki taktik shooter modasının Hidden & Dangerous ve Rainbow Six ile birlikte en akılda kalıcı ismiydi Spec Ops ve 2009 Spike TV Video Oyun Ödülleri töreninde Alman Yager Development’ın ellerinde yeniden doğacağını öğrenmiştik. Hatta E3 2010’da Alice in Chains’in muhteşem Rooster’ı eşliğinde enfes bir de videosu yayınlanmıştı bu yeni Spec Ops’un. Bizler de oyundan gelecek yeni haberleri beklemeye koyulmuştuk…

Her şeyden önce Spec Ops: The Line, hikaye olarak ne anlattığını bile unuttuğumuz önceki Spec Ops’ların bir devamı değil. Kendi hikayesi, karakterleri ve muhtemelen oldukça gelişmiş oynanış dinamikleri olan bir yapım (muhtemelen diyorum zira bu konuda pek bir detay yok elimizde).

Spec Ops: The Line ile Amerikan Delta Force’dan Yüzbaşı Martin Walker rolünde, yıkıcı bir kum fırtınasına yenik düşmüş post apokaliptik (?) Dubai’ye konuk olacağız. Gariban bir başlangıç gibi görünse de işin arka planında ikinci sınıf bir bilim kurgu sürprizi olmadığını belirteyim. Yani Spec Ops: The Line, normal bir taktik shooter. Görevimiz, terörist olduklarını düşündüğümüz bir takım “esmer” arkadaşı etkisiz hale getirip bölgeden tahliye edilememiş sivil halka ve emrindeki askerlerle birlikte kaybolduğu sanılan bir Amerikan subayına yardım etmek.

Yukarıdaki paragrafı da sakın bir eleştiri olarak algılamayın. Zira bugüne kadar Ghost Recon veya Rainbow Six bizlere ne vaat ettiyse, Spec Ops: The Line da daha azını vaat etmiyor (FPS yerine üçüncü şahıs perspektifi dışında). Buna heyecan dolu çoklu oyuncu modları da dahil. Hatta oyunun beta test aşaması (nihayet sadede gelebildim) için de başvurular başlamış durumda.

Ne var ki bu güzel habere bir de kötü haber eşlik ediyor. Oyunun dağıtımcısı 2K Games’ten gelen bilgiler betanın yalnızca Xbox 360’a özel olacağını gösteriyor. Spec Ops: The Line’ın henüz kesin bir çıkış tarihi kazanmadığını göz önüne alırsak ileri bir tarihte PC ve PS3 kullanıcıları için de bir beta test aşaması düzenlenebilir. Tabii bu temenni, Tahir ve arkadaşlarını bir gece yarısı ansızın Big Daddy kılığına girerek meşale ve tırpanlarla 2K Games binasını basıp bahçesine siyah boyalarla  “PC IS THE BEST” yazmasını engeller mi bilemeyiz.

Neyse, üzüldüyseniz aşağıdaki videoyu izleyip en azından güzel müzikle kendinize gelebilirsiniz.  Çalışır durumda bir Xbox 360’ı olan şanslı arkadaşlarınsa buraya tıklayarak daha fazla geç kalmadan Spec Ops: The Line beta testine başvurması gerekiyor. 🙂

4 Yorum

  1. Ziyaretçi

    Thgtr yönetimi size bir önerim olacak,mesela Steam takipçisi diye bir bölüm açsanız,steam’deki indirimler hakkında bizi bilgilendirip indirimdeki oyunlar hakkında yorum yapsanız (yani her indirime giren oyun iyi değil deel mi?) çok fevkalade olmaz mı?Bence olur.Fevkaladenin fevkinde olur.Mesela an itibariyle Lead and Gold (dieğr paradox oyunlarıyla birlikte) %50 indirimde ama server sorunların çözülüp çözülmediği hakkında bir bilgim olmadığı için mal mal izliyorum.Aydınlat bizi thgtr,düşük bütçeli oyunların kahramanı ol.ow yeah.

  2. Uğur Yurtsever

    Lead and Gold bu haftasonu ücretsiz olarak oynanabilecek. Sunucu problemleri de özel sunucuların gelişiyle birlikte büyük oranda çözülmüş durumda.

    Steam takipçisi gibi bir bölüm güzel bir fikir. Zaten Steam’deki indirim haberlerini sık sık paylaşıyoruz sizlerle. Ancak bu zamana kadar ne bu haberlere, ne de sayfalarımıza taşıdığımız bağımsız yapımlara (ki Lead and Gold’u Türkiye’de ilk biz inceledik) okuyucumuzdan beklediğimiz destek gelmedi. Bir oyunun karşısında saatlerce geçirip bir o kadar da yazı hazırlamak için uğraşıp didindikten sonra, yazının altına neredeyse hiç yorum gelmeyince insanların bu oyunlarla ilgilenmediğini düşünmemiz çok doğal sanırım.

    Ancak madem bir okurumuzdan böyle bir talep geldi, bu tip haberlere daha fazla ağırlık vermeye özen gösteririz pek tabii. 🙂

    • oemx

      Uğur bey yazının altına hiç yorum gelmemesinden bahsetmişsiniz. Ben bu sitenin düzenli takipçisi olarak dikkatimi çeken ve yorum yazmakta isteksizleştiren sayfa yapısından bahsetmek istiyorum biraz! Yazı ile yorum yazılan yer arasında kopukluk var gibi (arada çok ıvır zıvır var yorum yazılan kısım çok aşşağıda kalıyor buda yorumları okuyup yorum yapmak için aman geç başka yazıya demenize yol açıyor, yorumlar ilgi çekici bir görüş alanında değil yani) Diğer bir sıkıntı ise sayfanın alt font u. Sayfa alt fontu siyah olan sayfalarda okuyucu olarak yoruluyorum gözü yoruyor yada rahatsız ediyor. Ayrıca yazı sağdan sola doğru standart blog yapısındaki sayfalara göre bile çok dar bir yerde sergileniyor. Buda okuyucuyu bunaltan durumlardan biri. Son olarak sayfaya bakıyorum sağdan sola yazının kapladığı mesafe kadar, sağ ve sol tarafa yerleştrilen  linklerin toplam mesafesi var. Yazı kendini gösteremiyor oraya sıkışmış gibi. Biraz daha ferah, çekici ve ilgi uyandırıcı bir sayfa yapımı için ricamı iletmek istedim. Bu hem sizin hemde biz okuyucuların faydasına olacaktır.

      Saygılarımla…

Bir cevap yazın