Siren: Blood Curse

Farkında mısınız bilmiyorum ancak son yıllarda hayatta kalma-korku (survival-horror) türüne bir şeyler oldu: Resident Evil serisinin aksiyona doğru kayması, Silent Hill’in son oyunla “yaratıkları öldür, bölümü geç” tarzına doğru yol alması, Alone in the Dark’ın fos çıkması… Tam anlamıyla bir hayatta kalma/korku oyunu oynamayalı oldukça uzun zaman oldu değil mi? Peki Siren: Blood Curse bu açlığımızı ne derece dindirebilecek?

Siren: Blood Curse

Birçoğunuz ismini yeni duyuyor olmanıza rağmen Siren serisi hiç de yeni bir seri değil aslında. İlk olarak 2004’te PS2 platformuna çıkan Forbidden Siren (Amerika’daki ismiyle yalnızca “Siren”) zamanına göre inanılmaz görselleri, bir Japon korku filminin içindeymişiz gibi hissetmemizi sağlayan muhteşem atmosferi, harika senaryosu ve “sight-jacking” adı verilen, Shibito dediğimiz zombi benzeri düşmanların gözlerinden görerek yönümüzü tayin etmemizi sağlayan özelliği oyuna çok iyi bir şekilde dahil ederek “survival-horror” türüne yeni bir soluk getirmesi ile çoğu dergi ve sitelerden geçer notlar almıştı.

Ancak bu “sight-jacking” özelliği yüzünden aynı zamanda eleştirilmişti de oyun. Bu özellik olmadan bölümlerde adım atamıyor olmamız, oyunun zaman zaman inanılmaz derecede sinirlendirebilen, tamamen deneme yanılmaya dayanan yapısı, garip bir kontrol şeması ve savaş sistemi kullanması ve oyunun ikincil görevleri yerine getirmezsek hikayenin sürekli en başa dönüp durması birçok insanı oyundan soğutan sebeplerdendi. Tam da bu sebeplerden dolayı sadece oyuna sabredebilenlerden oluşan bir kitlesi oldu ve oldukça sağlam yanları olmasına rağmen kapalı ve kullanıcı düşmanı yapısı yüzünden geniş kitleler tarafından pek bilinmeyen bir oyun haline geldi Forbidden Siren. 2006’da çıkan Forbidden Siren 2’de birinci oyun üzerine yapılan bütün geliştirmelere rağmen zorluk derecesinin düşürülmemesi yüzünden geniş kitlelere hitap edemeyip benzer bir kaderden muzdarip olunca üçüncü bir “Siren” oyunun çıkmayacağına kesin gözüyle bakılır olmuştu.

Ancak anlaşılan o ki hepimiz yanılmışız. Sirenler tekrar çalıyor, hem de bu sefer PS3 kullanıcıları için…

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

Bir cevap yazın