Serious Sam 3: BFE İnceleme

Hey Mum! I’m A Lumberjack!

Serious sam 3 ss 4

Bu arkadaşı kim sinirlendirdiyse beri gelsin...

Oynanışa yapılan “modern dokunuşlar” bunlarla da sınırlı değil. Artık tek tuşla yapabileceğimiz bazı öldürücü hareketlere de sahibiz. Bu her ne kadar oyun içinde yalnızca bir “melee” saldırı olarak adlandırılmış olsa da, aslında her biri düşmana “tek atan” birer bitirici darbe. Elimizdeki silaha veya karşımızdaki düşmanın cinsine göre değişik animasyonlara sahip olan bu hareketleri yaparak (belli bir mesafeden E’ye basmak yeterli), bir Gnaar’ın gözünü yuvasından çıkarabiliyor, iskelet atların kafasını koparabiliyor, roket atarlı ibişlerin kalbini sökebiliyor, minigun’lı minik akreplerin boyunlarını kırabiliyoruz (minik dediğime bakmayın siz, boyu bizim kadar falan, bir de bunların irileri var). Hatta bu görkemli ve kimi zaman mide bulandırıcı zafer anından elimizde kalan parçaları, üstümüze üstümüze salakça koşturmakta olan diğer ucubelere fırlatarak neşemize neşe katmamız da mümkün.

İlk bakışta bunun oyunu kolaylaştırdığını düşünebilirsiniz. Lakin oyun bir süre sonra üzerimize pılı pırtı pazarındaki teyzeleri bile kıskandıracak kadar kalabalık düşman grupları yollamak konusunda öylesine acımasız davranmaya başlıyor ki, bu “melee” saldırılar da kısa süre içinde güçlü etkisini yitirip ara sıra kalkıştığımız eğlenceli bir atraksiyona dönüşüyor. Yani korkmanıza gerek yok Serious Sam hala delicesine ve öldüresiye zor bir oyun. Normal zorluk seviyesinde bile…

Bu arada etraftan topladığımız özel power-up‘ların (serious damage, serious speed vs…) ve serinin ikonik silahı haline gelmiş Serious Bomb’un oyunda yer almadığını da belirteyim. Evet, bu birçoğunuzu üzecektir muhtemelen. Ancak bütün bunların ilk olarak Second Encounter’da karşımıza çıktığını düşünürsek, Croteam’in devamlılık adına böyle bir karar aldığını söylemek yanlış olmaz. En nihayetinde First Encounter’da bunların hiçbiri yoktu ve bu oyun da bizleri First Encounter’ın öncesine götürüyor. Yine de Serious Bomb’u araya sıkıştırsalarmış kimse “hayır” demezmiş… 

İşin asıl güzel tarafı ne biliyor musunuz? Bütün bu iriliki ufaklı değişiklikler oynanışı oldschool ve hardcore temellerinden uzaklaştırmıyor, ama bir yandan da oynanışa ferah ve taze bir hava katmayı başarıyor. Bunun dışında her şey önceki oyunlarla tamamen aynı. Saatlerce, ama saatlerce bitmek tükenmek bilmeyen şekilsiz düşman sürüleriyle çarpışıyoruz. Çoğu zaman ekranda gördüğümüz düşman sayısı öylesine dehşet verici boyutlara ulaşıyor ki; elimizi tetikten (yani bu durumda farenin sol tuşundan) bir an olsun bile çekmeden geri geri gitmeye başladığımızı fark ediyoruz çaresizce. Üstüne üstlük oyunda ilerledikçe bu devasa düşman sürülerine ilk başlarda zorlu birer boss olarak karşımıza çıkmış iri yarı ucubeler de ekleniyor. Önden, arkadan, sağdan, soldan ve hatta havadan… her şey inanılmaz bir tempoda gelişiyor. Croteam, bu korkunç derecede ölümcül ve kıyamet kadar kaotik aksiyonu bir orkestra şefi edasıyla öyle kusursuz bir şekilde dengelemiş ki, sahip olduğumuz her bir silahı ve oyuncu yeteneklerimizin her bir parçasını (genellikle de circle strafing), her an her saniye en üst verimde kullanmamız gerekiyor.

Bu zorlu, eğlenceli ve inanılmaz tatmin edici olduğu kadar aynı zamanda da fazlasıyla yorucu bir deneyim. Ortalama 12-13 saatlik oyun süresi bir yana, bazı bölümleri bitirmek bir, hatta iki saatten fazla vaktinizi alabiliyor. Yarısı sinematiklerden oluşan 4 saatlik koridor FPS’lerinin devrinde bu pek alışılmış bir şey değil tabii. Hem de böylesine yüksek bir tempoda… Pek çok oyunseverin “beyinsiz aksiyon” demeyi sevdiği türden anlayacağınız. Aslına bakarsanız gerçekten de öyle. Ancak şu da bir gerçek ki; ne Call of Duty ne Battlefield ne de bir başka modern FPS oyunu, oynanış açısından Serious Sam’den daha büyük bir “beyine” sahip değil. Özellikle de üst zorluk seviyelerinde Serious Sam’in ne kadar derin, taktiksel ve zorlu bir tek kişilik deneyime dönüştüğünü düşünürsek.

Serious Sam 3: BFE SS 10

Ekranı dörde bölüp aynı PC üzerinden takılabiliriz. Gamepad kontrolleri de güzel uygulanmış.

Öte yandan serinin önceki oyunlarında olduğu gibi Serious Sam 3: BFE’de de çoklu oyuncu modları önemli bir yer tutuyor. Dilersek senaryoyu arkadaşlarımızla birlikte baştan sona co-op modunda oynayabileceğimiz gibi, iki farklı Survival haritasında omuz omuza bir hayatta kalma mücadelesi de verebiliyoruz. Hem de bu sefer oyun tam 16 kişiye kadar co-op desteği sunuyor. Tahmin etmenin pek zor olmadığı gibi ne kadar çok oyuncu, o kadar çok düşman demek. Bu da elbette bizleri daha yüksek ve sadistik zorluk seviyelerinde oynamak için cesaretlendiriyor. 😉

Serinin rekabete dayalı (competitive) çoklu oyuncu modlarını temsil eden Versus da bıraktığımız gibi duruyor. Tabii bıraktığımız gibi duruyor olması ne kadar iyi bir şey tartışılır. Zira siz de takdir edersiniz ki; Serious Sam deneyiminin özünde hiçbir zaman rekabete dayalı çoklu oyuncu olmadı ve açıkçası Deathmatch, Team Deathmatch ve Capture the Flag gibi klasik oyun modları istiyorsanız piyasada bu tip bir açlığı giderebileceğiniz çok daha başarılı yapımlar mevcut. Yine de diğer oyunculardan daha fazla yaratık öldürüp belli bir puana ulaştıktan sonra istediğiniz bir oyuncuya dalabildiğiniz Beast Hunt modu sizi uzunca bir süre oyalayacaktır en kötü ihtimalle.

Bu arada oyunun hem co-op hem de versus modları için 16 kişiye kadar özel sunucu desteğine sahip olduğunun altını çizeyim (hey bu bir PC oyunu). Hatta dilerseniz aynı PC üzerinde ekranı dörde bölüp oynamanız da mümkün. Sizle bu deneyimi paylaşacak kadar sıkı dostlarınız, yeterince havadar bir odanız ve fazladan birkaç gamepad’iniz varsa tabii.

Ayrıca Croteam’den aldığım haberler, hem Survival hem de Versus modları için yeni haritaların yolda olduğunu gösteriyor.

8 Yorum

  1. XaeRo

    serious sami ilk oynadığımda, oyunun mantığını ve tarzını bilmediğim için, ilk kez o dev gibi bir arenaya geldiğimde, kendi kendime, ulan kocaman yerde ne yapacam ben demiştim. sonrasında bana o arenayı dar ettilerdi ve keşke daha büyük olsaydı demiştim 🙂 hele oyunun ikinci versiyonundaki son bölümde, o sonsuz büyüklükteki haritayı hatırlamak bile istemiyorum. binlerce yaratık heryerden geliyor, gökten metorlar yağıyor, öldür öldür bitmiyor, mermi dayanmıyor felan. gerçektende aksiyonun bo..unu çıkaran gelmiş geçmiş en eğlenceli oyundu benim için. inceleme de oyuna yakışır tarzda olmuş teşekkürler. sarıhüsam amcaya saygılar. özlemiştik kendisini 🙂

  2. Zeratul

    Serious Sam her ne kadar adına ithafen ironik bir şekilde gayri ciddi bir oyun olsada en sevdiğim salt FPS heycanı veren oyunlardandır. Fazla zeka gerektirmeyen ama dikkat gerektiren, eğlenceyi iyi bir şekilde hissettiren bir oyun, can sıkıntısına birebir.
    Bu arada Uğur Bey Jenna Haze olayınıda unutmadık 😀

Bir cevap yazın