SandBridge’den Yazılım Tanımlı Radyo

Yeni kurulan bir firma olan Sandbridge Technologies bu hafta programlanabilir baseband işlemcisini tanıtacak. Tanıtımda iki kavram öne çıkıyor “yazılımla tanımlanabilir radyo” ve “tekrar-ayarlanabilir bilgi işlem”.

Sandbridge’in SandBlaster DSP ve SB9600 işlemcileri kablosuz dünyasını saran standartlar kalabalığı için tasarlanmış. GSM’den WAP protokolüne, MPEG-4 gibi multimedyaya yönelik algoritmalara veya Java gibi uygulama tabanlı dillere destek veriyor. Pazar araştırma firması In-Stat/MDR verilerine göre 2006 yılında piyasadaki 700 milyon cep telefonunun 140 milyonunda kamera olacağı tahmin ediliyor.

İşlemci çekirdeğinin tekrardan programlanabilir olması tasarımcılara çekirdeğin işlemesi gereken kablosuz standardını yazılım yardımı ile istediğiniz anda değiştirme imkanı veriyor. Bu yüzden adına “yazılımla tanımlanabilir radyo” (software-defined radio) deniyor.

Sandbridge’in pazarlama bölümü yöneticisi David Malek “Multimedya zaten başladı, Nokia yeni bir 3G telefon tanıttı (Nokia 6650). Ericsson da aynısını yaptı. Bu dev firmalar pazara girmeye başladıklarında diğerleri de mecburen onları izleyecekler”.

Bir mobil aygıtın bu standartların hepsini işlemesi gerekebilecek. Bu yüzden tasarımcılardan her türlü durumda kullanılabilecek bir işlemci tasarlamaları isteniyor. Intel bu hafta forumda yazılımla değiştirilebilir radyo konusunda bir açıklama yapmayacak, ancak Intel’in baş teknik elemanı Pat Gelsinger’ın söylediğine göre SDR kişisel olarak en çok önem verdiği işlerin başında geliyor.

İçerisinde birden fazla DSP içeren Sandbridge’in Sandblaster DSP ve SB9600 çekirdeği tekrardan ayarlanabilir aygıtlar spektrumuna çok iyi oturuyor. Klasik “Hardwired” mikroişlemciler sadece belli kodları çalıştırırlar, onları tekrardan programlamak mümkün değildir. ASIC’ler ise (tasarımcıların bir yap boz gibi birleştirip ayırabildikleri küçük çekirdek blokları) programlanmanın temel elemanlarını içeriyorlar. Spektrumun en uzak bölgesinde programlanabilir mantıksal aygıtlar ve programlanabilir kapı dizileri yer alıyor. Bu tasarımlar programlanarak “hardwired” mantığını en azından prototipsel olarak emüle edebiliyorlar.

Ortalarda bir yerlerde ise Triscend gibi firmalar yer alıyor. Bunlar endüstri standardı çekirdeklerin özel sürümlerini üretiyorlar. Bu çekirdeklerin çevreleri programlanabilir kapı dizileri ile çevrili. Örneğin Triscend TE520 içerisinde bir adet 40-MHz 8032 mikro kontrol işlemci bulunuyor, çevresinde ise 25,000 FPGA kapısı bulunuyor.

Tensilica ve ARC’ın çekirdekleri değişik yaklaşımlara sahipler. Triscend mikroişlemci çekirdeği beraberinde gelen yazılımlar tarafından desteklenmeyen değişiklikleri kabul etmeyen sabit bir uygulama olarak görülüyor. Diğer taraftan ARC’ın çekirdekleri “daha fazla yazılımsal” çekirdekler. Burada donanım daha çok yazılım kodu olarak sağlanıyor, daha sonradan değiştirilebiliyor, veya yetenekleri çoğaltılabiliyor. Ortaya çıkan ürün daha sonra bir derleyici ile derleniyor ve herhangi bir fabrikaya üretim için gönderilebiliyor.

Sandbridge’in “sabit” DSP çekirdekleri çalışma esnasında hızlıca tekrardan programlanabiliyor. Malek’in dediklerine göre bu çekirdekler GSM ve Bluetooth algoritmaları gibi fonksiyonları destekleyecek şekilde değiştirilebiliyorlar.

Bu tür fonksiyonların bir kısmı aynı anda çalıştırılabildiği için örneğin bir taraftan kablosuz bir ağla bilgi alışverişinde bulunurken bir taraftan GSM telefon görüşmesi yapılabiliyor. Bir DSP sekiz işlemi aynı anda yapabiliyor. SB9600 içerisinde dört DSP çekirdeği bulunuyor, yani toplamda 32 işlem aynı anda yapılabiliyor. Alınan bilgilere göre SB9600 40,000 RISC MIPS veya 9.6 milyar işlemini gerçekleştirebiliyor.

Malek harici bir mikro kontrol işlemcisinin gereksiz olduğunu söylemesine rağmen SB9600 içerisinde programlamayı kolaylaştırmak için bir adet yanında klasik I/O yuvaları ve kesme isteği bileşenleri olan dahili 922T ARM çekirdeği bulunuyor. Sandbridge çekirdekleri ile beraber alt seviye Assembler kodları ile uğraşmaya gerek duymadan C programlama dili ile kullanılabilen yardımcı yazılımlarla geliyorlar.

Malek bize çekirdeğin katman boyutu veya güç tüketimi hakkında bilgi vermedi, ancak yonganın klasik 0.13-micron CMOS ile üretileceği biliniyor.

Sonuçtaki hedef nedir? Amaç tasarım sürecini hızlandırmak. Malek “Herkese pazarda bu işi ilk başaran olmak istiyor” diyor.

ExtremeTech’in Mikroişlemci forumu hakkındaki özetinin devamını okumak için
http://www.extremetech.com/article2/0,3973,634541,00.asp
adresine bakabilirsiniz.

Bir cevap yazın