Sanallaştırma Teknolojisine Bayılacaksınız, Bölüm 1

Sanallaştırma, bilgisayarlara bakış açımızı 180 derece değiştirecek bir buluştur. Bilgisayarların yarattığı bambaşka bir dünyayla karşılaşacağımız bilinmeyen sularda dolaşıyoruz. Kendi dünyamız içindeki bu küçük, yeni dünyanın ortaya çıkışını son yıllarda birbiri ardına çıkarılan çok çekirdekli ve hızlı işlemcilere borçluyuz aslında.

Sanallaştırmanın İngilizcesi olan Virtualization’ı muhtemelen daha önce duymuşsunuzdur. Intel bu teknolojiden neredeyse iki yıldır bahsederken, rakibi AMD de bu konuda boş durmuyor. Ama Enterprise mimarisi (sanallaştırmanın damgasını vuracağı düşünülen ortam) hakkında derin bilgileriniz olduğuna inanıyorsanız bile, daha yolun başında olduğunuzu söylememiz gerek. Bu yol öyle bir yol ki bugün sizin bilgisayarlara bakışınızı değiştirecek bir potansiyele sahip.

Her ne kadar sanallaştırma teknolojisi şu an sadece iş dünyası ve şirketleri hedefliyor gibi görünüyor olsa da ev kullanıcıları için de uygulama alanları var. Böyle bir teknoloji size fazladan bir işletim sistemi değil uygulama odaklı bir sistem sahibi olma fırsatı verir. Öte yandan tüm bilgisayarlardaki verileri yedeklemek giderek kolaylaşırken bu verilerin güvenlikleri de her geçen gün büyüyen bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Bu yazımızda bilgisayarların bu bilinmedik dünyasına nasıl girileceğini açıklayacak ve bunun bize ne gibi faydalar sağlayacağını irdeleyeceğiz. Böylece gelecekte sizi nelerin beklediğini ve neden gerçek bilgisayarlara hapsolmak zorunda olmadığınızı da öğreneceksiniz. Ayrıca sisteminiz el verdiği sürece tek bir sanal makineyle sınırlı kalmayacağınızı ve birçok sana sistemi aynı anda çalıştırabileceğinizi anlayınca sevineceksiniz. Üstelik bu teknolojiyi denemekten herkesin zevk alacağını düşünüyoruz.

Giriş yazımızdan sonra giderek iş hayatı ve kişisel kullanım alanları hakkında giderek daha derinlere ineceğiz. Öte yandan sanallaştırmayı kendi altyapılarının ayrılmaz bir parçası haline getirecek sunucu çiftlikleri, ISP’ler ve iş merkezlerine doğru sanal bir tura çıkacağız. Son olarak tüm bu bahsettiğimiz bilgileri özetleyip gelecekte bu teknolojinin bizi nereye götüreceği hakkında tahminler yürüteceğiz. Gelecek bize sanal dünyanın kapılarını açıyor ve bize soracak olursanız bilgisayar dünyasını baştan aşağı değiştirecek bir potansiyeli var.

Arka Plan

Sanallaştırmanın nasıl çalıştığını anlamını bilmeden öğrenemeyiz. Sanallaştırma kısaca fiziksel bir şeyi alıp mantıksal (logical) hale getirmektir (örneğin bugün görmüş olduğunuz bir nesneyi hayalinizde canlandırmak gibi). Bu makalede bir x86 işlemcisi üzerinde çalışan sanal bir işletim sistemini ele alacağız.

Gerçek bir işletim sistemi üzerinde bir veya daha fazla işletim sistemini çalıştırabilen ortama sanal makine adı verilir. Örneğin Linux yüklü bir bilgisayar üzerindeki sanal makine pencereli bir halde veya tam ekran üzerinde birçok başka işletim sistemini açabilir ( bunların sayısı sadece işlemcinize, sistem belleğinizin kapasitesine ve sabit disk alanınıza bağlı). Yani sadece basit bir Linux sistemi Windows 95, 98, ME, 2000,XP ve Vista’yı sanal olarak başlatabileceği gibi diğer Linux ve Unix sürümlerini, hatta Mac OS X’i (her ne kadar gayrı resmi olarak olsa da) bile açabilir. Üstelik eğer sisteminiz yeterince güçlüyse bu işletim sistemlerinin bir veya birkaç tanesi aynı anda çalıştığı zaman en ufak yavaşlamayla karşılaşmazsınız.

Yazıya ilişkin forum tartışmamıza katılın…

1 Yorum

Bir cevap yazın