Sabit Disk Başarımını Anlamak

Depolama Yoğunluğu, Kayıt Teknolojisi

Veri yoğunluğundan bahsettik ancak bir de inç kare başına düşen gigabit ile ölçülen depolama yoğunluğundan bahsetmeliyiz. Bu değer doğrudan, plaka başına düşen gigabyte olan veri yoğunluğuyla karşılaştırılamaz çünkü üreticiler her zaman plakanın tamamını veri depolamak için kullanmazlar. Ayrıca plaka başına düşen kapasite genelde 3.5″ sabit diskler için kullanılırken inç kare başına düşen gigabit tanımlaması farklı biçim etmenlerini karşılaştırmak için kullanılabilir. Depolama yoğunluğu yüksek oranda kullanılan kayıt teknolojisine bağlıdır.

Dikey Manyetik Kayıt Teknolojisi (PMR – Perpendicular Magnetik Recording) günümüzün en son kayıt teknolojisidir. Geleneksel iz üzerinde paralel kayıt yapan teknolojinin tersine yeni yöntemde manyetik elemanlar dikey olarak konumlandırılmışlardır. Bu sayede manyetik elemanların bir birini etkilemesi anlamına gelen süperparamanyetizm etkisi ihtimali azaltılır ve aynı yüzey alanında daha fazla veri depolama imkanı sağlar. Sabit disk endüstrisi uzun vadede bu teknoloji ile on kat daha fazla kapasitesi sağlamayı umuyor. PMR teknolojisini kullanan ilk Terabyte kapasiteli sabit diskler yakın zamanda piyasaya çıkacaklar ve yüksek güvenilirlikle rekor kapasite imkanları sunacaklar.

Gelecekte ise Isı Yardımlı Manyetik Kayıt (HAMR – Heat Assisted Magnetic Recording) teknolojisi kullanılacak. Bu teknolojide plaka üzerindeki manyetik parçacıkların etkilenmesi için gereken manyetik alanın gücünün azaltmak için yüzey bir lazer yardımıyla ısıtılıyor. Bu sayede veri yoğunluğunda daha fazla artış sağlanabiliyor çünkü ısı yardımlı manyetik kayıt teknolojisi manyetik elemanların üzerinde daha kesin değişiklikler yapılmasına imkan sağlıyor.

Yüksek veri yoğunluğu veri aktarım başarımını yükselttiğinden istenilen bir şeydir: sürücü art arda ne kadar çok bit okuyabilirse o kadar hızlı olur. Sonuç olarak yeni bir 3.5″ 7,200 RPM sabit disk her zaman kendinden önceki modeli geride bırakır. Ancak erişim süreleri yüksek depolama yoğunluklarından bir fayda sağlamaz çünkü kafa pozisyonunun ayarlanma hızı bileşenler üzerinde mekanik bir etki olmadan değiştirilemez.

Dönüş Hızı

Bir sürücünün dönüş hızı (RPM – Revolution Per Minute) şimdiye kadar genel başarım üzerindeki en etkili parametreydi. Yüksek dönüş hızı demek daha hızlı dönen plaka demektir bu da belirli bir süre içerisinde okuma/yazma kafalarından daha fazla veri geçmesi anlamına geliyor. Bir sürücü ne kadar hızlı dönüyorsa belirli bir zaman aralığında o kadar fazla veri depolayabilir. Ancak yüksek dönüş hızları aynı zamanda erişim süreleri üzerinde de olumlu etki yapar: kafalar bir iz (track) üzerine geldiğinde okumak istediği kesimlerin (sector) kafanın altına gelmesini bekler. Her ne kadar yeni nesil sürücüler bu bekleme süresi esnasında ileride kullanacakları veriler kafanın altında geçiyorsa onları önbelleğe almaya başladılarsa da yüksek dönüş hızı bu bekleme süresini azaltır. Bu geliştirmelere rağmen sürücüler, bir izin (track) nerede başlayıp bittiğini belirleyen servo izini (servo track) beklemek zorundadırlar.

Sunucular ve iş istasyonları için olan 3.5″ sabit diskler 10,000 veya 15,000 RPM hızlarında dönerlerken masaüstü sürücüleri normalde 7,200 RPM dönüş hızına sahiptirler. Sadece Western Digital’in Raptor serisi 10,000 RPM dönüş hızını masaüstlerine taşımaktadır; bu modeller hala ileri seviye bilgisayar meraklıları için en iyi başarımı sunmaktadırlar. Ancak bu sürücüler gigabyte başına ödediğiniz fiyat açısından geride kalırlar çünkü 150 GB Raptor için 500 GB 7,200 RPM bir sürücüye verdiğinizden daha fazla para vermeniz gerekir.

Dizüstü sürücüleri normalde daha düşük dönüş hızlarına sahiptirler: 4,200 RPM dönüş hızına sahip sürücüler hala bazı giriş seviyesi dizüstlerinde 5,400 RPM modellerin yerine kullanılıyorlar ancak yine de pazarda 7,200 RPM dönüş hızına sahip dizüstü sürücüleri de bulmak mümkün. Bu durumun nedenlerinden birisi enerji gereksinimleridir, yüksek dönüş hızları güç tüketimini artırır. Taşınabilir bilgisayarların genellikle uzun pil ömrüne sahip olması istenir bu yüzden sistem üreticileri 7,200 RPM hızındaki sürücüleri orta seviye dizüstlerinde kullanmaktan çekiniyorlar. 1.8″ ve daha küçük sabit diskler 4,200 RPM hızında çalışırken 1″ ve 0.8″ modeller daha da düşük dönüş hızlarına sahiptirler.

Yeni 7200 RPM hızındaki 3.5″ sabit diskler 90 MB/s’ye kadar aktarım hızları sunarken 2.5″ sürücüler ciddi şekilde daha düşük hızlıdırlar (30 – 50 MB/s seviyesinde), 1.8″ modeller ise çok daha yavaştırlar.

Bir cevap yazın