Ridge Racer: Unbounded İnceleme

Beğendiniz mi?

Uzun yıllar belli bir çizgide devam etmiş oyun serilerine; bırakın taze bir kimlik kazandıracak köklü değişiklikler getirmeyi, ufak tefek yenilikçi dokunuşlar yapmak bile hassas dengeleri olan oldukça zor ve riskli bir iştir. Özellikle de bu tip uzun soluklu oyunlarla benzerini yalnızca en duygusal aşk filmlerinde görebileceğimiz yoğunlukta derin bağlar kuran fan kitlelerinin varlığını hesaba katarsak. Namco’nun bir düzineden fazla yapımla neredeyse 20 yıllık geçmişe sahip “drift” soslu arcade yarış oyunu serisi Ridge Racer da pek çok açıdan bu duruma uyuyor. (birbirinin aynısı onca oyunu başka türlü nasıl açıklayabilirdik ki?) Öte yandan serinin uzun süredir tahammül sınırlarının ötesinde dolaştığı ve bir takım köklü yeniliklere ihtiyaç duyduğu da bir gerçek.

Japonlar, 1998’te ilk PlayStation için çıkan Ridge Racer Type 4’ün (ki favorimdir) ardından masaya yeni fikirler koyma konusunda gerçekten anlaşılmaz bir isteksizlik gösterdi ve açıkçası yıllar boyunca grafikler dışında en ufak bir gelişmeyle karşılaşmadık. Bir süre sonra da Ridge Racer’ı piyasaya çıkan her yeni konsol için aynı formülle tekrar tekrar en baştan üretilen basit bir “çıkış oyunu” haline getirdiler. (PS2, PSP, PS3, PS Vita, Xbox 360, Nintendo DS ve Nintendo 3DS platformlarının her biri için birer özel çıkış oyunu yaptı Namco). Yanlış anlamayın. Özellikle Xbox 360 ve PS3 için geliştirilen Ridge Racer’lar keyifli ve başarılı oyunlardı gerçekten. Ama işin aslı; artık karşımızda tamamen iterasyona bağlamış, hepsi birbirinin aynısı oyunlardan ibaret ve abartılı sürüş mekanikleriyle neredeyse yalnızca Japon tarzı drift yarışı sevenlere hitap eden sıradan bir seri duruyordu. Dahası artık sıkı fan kitlesi bile, aralarında birkaç kozmetik özellik dışında hiçbir fark bulunmayan Ridge Racer’lar karşısında homurdanmaya başlamıştı. (ki tüm bunlar PS Vita’daki Ridge Racer rezaletinden çok önce yaşanıyordu). Bir şeyler yapılmalıydı…

Neyse ki Namco da bir şeylerin değişmesi gerektiğini anlamıştı… biraz geç de olsa. Bol aksiyon ve yıkım odaklı farklı bir Ridge Racer oyunu için FlatOut’un yaratıcısı Bugbear Entertainment ile anlaştıklarını duyurduklarında ise bir hayli heyecanlanmıştım. Finli dostlarımız, arabaları çarpıştırma ve pistte yüksek tempolu bir kaos yaratma konusunda çok parlak bir yeteneğe sahipti ve FlatOut’tan gelen bu güçlü miras, pekala Ridge Racer’ın aradığı taze kan olabilirdi. Peki Ridge Racer: Unbounded ile bunu gerçekten başarabiliyorlar mı?

Doğrusunu söylemem gerekirse; oyunun başında geçirdiğim ilk bir saat, düş kırıklığı, sinir bozukluğu ve kemirilmiş bir gamepad’den ibaretti. Ancak dişimi biraz daha sıktım… (arada gamepad yokken tabii) Ne zaman ki oyunun tamamen değişmiş drift kontrollerine tam olarak alışıp (ki bu konuda en ufak bir eğitim bölümü bulunmuyor) virajlar arasında Evgeni Pluşenko’yu kıskandıracak figürler sergilemeye ve  “Power” barımı hızlıca doldurarak pisti rakiplerim için ufak çaplı bir cehenneme çevirmeye başladım; işte Ridge Racer: Unbounded da o andan itibaren bambaşka bir deneyime dönüştü. skrillex

Driftsiz Ridge Racer rakısız balık gibi olurdu…

Bugbear’ın elinde hayat bulan bu yeni oyun, serinin geleneksel drift mekaniklerinden tamamıyla kopmuyor belki, ama serinin diğer bütün zincirlerini kırıp yıllardır değişmeyen bu katı geleneği hiç beklenmedik bambaşka bir boyuta taşıyor. Şiddetli yıkımın, yüksek oktanlı kaosun ve patlayan camlar, paramparça olan beton duvarlar ve eğilip bükülen kopan parçalanan parıltılı metal yığınlarıyla beslenen dört tekerli canavarların hakim olduğu bir boyuta… Biraz Burnout, biraz da Split/Second tadında…

Evet, Unbounded, alışageldiğimiz Ridge Racer çizgisinden dramatik bir şekilde ayrılıyor. Hiç de fena yapmıyor bana kalırsa.

5 Yorum

  1. Huseyin

    Ugur bey incelemelerinizi hiç bir etki altında kalmadan ve tamamen objektif yapıyorsunuz. Sizi bu kalitenizden ötürü tebrik ediyorum. 🙂

  2. nutella'nın gizli tarifi

    yine çok iyi bir inceleme çıkarmışsınız elinize sağlık. oyun da gayet güzel görünüyor en yakın zamanda edinmeli.

  3. Sabertooth

    ahh ahh! o drift yapmayı öğrenene kadar kaç defa duvara poster oldum :S Ama alışınca da tadından yenmiyor o ayrı.

  4. ilker

    Oyun çok güzel çok eğlenceli. yalnız biraz fazla zor ya. Diğerlerine fark atmak imkansız gibi birşey bu da yetmiyor son turda virajı alamayıp bir anda son sıraya düşüyoruz falan. Niye zorluk seviyesi eklememişler ki yani?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

css.php