Red Orchestra 2: Heroes of Stalingrad İnceleme

Beğendiniz mi?

Şimdiye kadar kaç tane ikinci dünya savaşı temalı oyun oynadık bileniniz var mı? İlk olarak Medal of Honor: Allied Assault’la başlayan (Wolfenstein’ı veya eski Medal of Honor’ları saymıyorum, onların tarzı farklıydı) ikinci dünya savaşı trendi uzun yıllar devam etti, en sonunda da daha çok savaşın pasifik cephesini işleyen Call of Duty: World at War’la son buldu. Hatta World at War’dan önce çıkan Call of Duty 4: Modern Warfare ile artık serinin modern savaşa doğru kaydığını düşünenler World at War’un çıkışı ile büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Evet, bir dönem ikinci dünya savaşı temalı oyunlardan gına gelmişti, o günler geride kaldı. Şu anda bir tek Brothers in Arms serisi İkinci Dünya Savaşını  ana tema olarak kullanıyor ama o da tartışmalı olarak bir çok yönden bahsettiğim diğer oyunlardan farklı bir seri. Elbette piyasada bir çok başka küçük küçük ikinci dünya savaşı temalı oyun vardır ancak onları saymıyorum, sadece ana serilerden bahsediyorum.

Ro2 4

Oyunun haritaları oldukça detaylı hazırlanmış.

Burada anahtar sözcük aslında “temalı”. Yani, bunlar ikinci dünya savaşından materyaller kullanan birer aksiyon oyunu. Hiçbirisi (gerçi Brothers in Arms bu seri ile Call of Duty’nin tam arasında ancak onu da saymıyorum) ikinci dünya savaşının farklı yönlerini bize aksettirmedi:  Call of Duty 2’nin kaplamalarını ve modellerini değiştirirseniz bir Modern Warfare elde edebilirsiniz sonuçta. Bu oyunları oynayan herhangi birisi Alman tarafının değil müttefiklerin daha üstün olduğunu düşünür muhtemelen (hele her askerleri ana karakter gibi onlarca kurşun yemesine rağmen ayakta kalabiliyor, biraz dinlenince de bütün yaraları iyileşiyorsa). Hiç bir oyun savaş alanının yapısından, düşmanı görmenin zorluğundan, düşmanın teknik olarak üstünlüğünden bahsetmedi, bunlar yerine sürekli kafalarını çıkaran ve beyinlerine kurşunu yiyen, ellerindeki silahların hiç bir işe yaramadığı düşmanlar itti önümüze.

Ro2 5

Oyunda bu tip sahnelerle sık sık karışlaşacaksınız.

Kısacası henüz otantik, gerçeğe yakın bir ikinci dünya savaşı oyunu oynamadık. Daha doğrusu bir Unreal Tournament 2003 modu olan Red Orchestra: Combined Arms’ı ve yapımcı Tripwire Interactive’in Epic’in “Unreal Birşeyler Yarat” isimli Unreal modu yarışmasında en iyi mod ödülü almalarının ardından lisansını aldıkları Unreal 2.5 motoruyla tasarladıkları Red Orchestra: Osfront 41-45’ı oynamayanlardan bahsediyoruz. Daha önceden Red Orchestra ile tanışmış olanlar tam olarak ne demek istediğimi biliyor ve çoktan bu oyunu satın aldılar bile, ben hala “ikinci dünya savaşı oyunlarından sıkıldığını” düşünenlere yazıyorum bu yazıyı.

4 Yorum

  1. Zeratul

    Şu oyuna akşam bir daha bakayım, zira burda anlatılanların yarısını bile hissetmedim oyunda, kolay oyunlara alışkın olmamızdan kaynaklı birşey olsa gerek bu.
    Düşman görürseniz oyunda vede onu vurursanız kendinize aferin diyin ve kendinizi ödüllendirin, belki biraz abartılı oldu ama o derece zor geldi bana. Nerden geldiği belli olmayan mermilerle bombalarla ölmek oyundaki en büyük aksiyon gibi.
    Fazlasıyla gerçekci bir oynanış söz konusu, ramboculuk oynadığımız diğer oyunlarla kıyaslamaya girmeyin derim hayal kırıklığı yaşarsınız.

  2. onur_

    Battlefield 3 gibi bir oyun geliyorken bu grafiklerle ayakta kalması çok zor ama oyunu ben de çok beğendim. Atmosfer çok güçlü bi kere. Adam öldürünce bu kadar sevindiğim başka oyun oynamamıştım. Düşmanı görmek çok zor sabırlı olmak gerekiyor falan. Biraz da ping sorunu yaşıyorum gerçi ve bu da oyunu etkiliyor biraz.

  3. Hasan

    ben eğitim bölümünde bomba atma bölümünü geçemedim.Bombayı yakına atamıyorum yada kabul etmiyor.Uzaktaki yerler açılmıyor

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

css.php