Red Faction Armageddon İncelemesi

2001 yılında, Mars’ta bir maden işçisini kontrol ederek başladığımız Red Faction macerası, hız kesmeden devam ediyor. İlk oyunu FPS olarak yayımlanan seri, zaman içinde geçirdiği değişikliklerle beraber farklı bir konsept haline gelerek TPS (üçüncü şahıs bakış açısından oynanan aksiyon oyunu) tarzında bir yapıma dönüştü.

2003 yılında çıkan serinin ikinci oyununun ardından uzun süren bir sessizliğe bürünen oyunun yapımcısı Volition, bu sessizliğini 2009’da bozarak serinin üçüncü oyunu olan Red Faction Guerrilla’yı piyasaya sürmüştü. Orjinal hikayenin 50 yıl sonrasında geçen olayları konu alan oyunda Alec Mason isimli karakteri kontrol ederek, Mars üzerindeki kolonide yaşayan insanları özgürlüğüne kavuşturmaya çalışıyorduk. İlk iki oyunun aksine tps tarzında ve sandbox türünde (GTA tarzı) bir yapım olarak karşımıza çıkan Red Faction: Guerrilla beklentileri tam olarak karşılayamamıştı. Etrafta serbestçe dolaşabiliyor olmamıza rağmen özgürlük hissiyatını tam olarak yansıtamayan oyun, türünün benzerlerine oranla çok daha sıkıcı bir yapıya sahipti. Hatırlanacağı üzere Guerrilla’da belirli noktalardan aldığımız görevleri yerine getiriyor ve akabinde başka noktalardan başka görevler alıyorduk. Araç kullanma imkanına da sahip olduğumuz yapımın en büyük eksilerinden biri de kısıtlı araç yelpazesi ve Mars’ın engebeli yüzeyinde bu araçları kontrol etmemizi iyiden iyiye zorlaştıran sürüş optimizasyonuydu.
Redfaction4

Ağırlıklı olarak TPS tarzında bir oyun gibi görünse bile, Red Faction Guerrilla’da ki aksiyon dozajı son derece düşüktü. Bir shooter oyunundan beklenenin altında seyreden çatışma trafiği ve hikayenin geçtiği Mars’ın kasvetli atmosferi oyuncuların yapımdan çabuk sıkılmalarına neden olmuştu. Beklenildiğinin aksine Red Faction Guerrilla’da oyuncuların büyük çoğunluğundan olumsuz yönde eleştiriler alan Volition, bir sonraki yapımda aksiyon dozajını yükselteceklerine dair söz vererek yeni Red Faction oyununu da kısmen de olsa duyurmuştu. Bu açıklamadan kısa süre sonra Red Faction Armageddon adıyla duyurulan serinin dördüncü oyunu yıkma ve inşa etme güçlerinin ön plana alındığı, seriyi sevenlerin aksiyona doyacakları bir yapım olarak lanse edilmişti. Şimdi gelin bakalım Volition, Red Faction fanlarına verdiği sözü ne kadar tutabilmiş, bunun yanıtını incelememizde arayalım.

3 Yorum

  1. teknolog

    Bende iki oyunu oynadım ve şu an aklımdan geçen şey armagedon ve guerillayı birbirinin iyi yanlarını alsa çok daha güzel bir oyun olur. Guerilla haritada serbestce dolaşıp istediğimiz şeyi havaya uçuruyorduk ama düşmanların türü çok azdı ve sıkıcıydı onları vurmak, silahlarda eksiklik vardı, grafikler kötüydü.

    Armageddon da grafikler güzel düşman çeşitliliği güzel, silahlar ve araçlar güzel ama hep karanlık dehliz gibi yerlerde geçiyor, haritada gezinemiyorsun. Darısı bir sonraki oyuna ama şunu söylemeden edemeyeceğim bu oyundaki binaları yıkma zevki başka hiç bir oyunda yok.

  2. furakn

    guerrilla da haritada serbest geziyordun ama armegedonda gezemiyon hep yerin altındasın görevi kendin seçemiyon ama bişeyleri eliyle tamir etmesini sevdim hem ana bölgede yok hep karanlık bezmeye başladım ya bu oyunu yüklemeden önce güzel olucak sanmıştım ama bir türlü yüzeye çıkamıyon bir sürü düşman var hem ötekki adam düşmanlarda yok hemde çekici çok az kullanıyon hede hiç aydınlık degil.

Bir cevap yazın