RACE DRIVER GRID

RACE DRIVER GRID

Güneş, camın sol üst köşesinden gözünü almaya başlamıştı. Güneş gözlüklerini aradı göz ucuyla. Görünürde yoktu. Şöyle bir eliyle yokladı ama sonuç alamadı. Birkaç dönemeç (viraj) sonra içerisinin de iyice ısınmaya başladığını fark etti. Biraz daha ilerleyip uzun bir düzlüğe çıktıktan sonra tek eliyle üstündeki tişörtü sıyırdı ve çıkarttı. O karmaşık dönemeçlerin tam ortasında bu hareketi yaptığını düşünüp irkildi. Eliyle göbeğine dokundu; derisini çekiştirdi. “Gerçekten çok formdasın değil mi?”

Güneş tam tepedeydi ve içerisi gittikçe ısınıyordu. Eli hemen yanındaki cama gitti. Camı önce biraz araladı; sonra tamamen açtı. Serinlemesi gerekiyordu. Karnı acıkmaya başlamıştı.

Arka arkaya gelen keskin dönemeçler, burnunda yanmış lastik kokusu… Hava kararmıştı artık ve hala karnı açtı. Bir yerde durup yemek yemeyi geçirdi aklından. Bu fikir uzun düzlükleri takip eden keskin virajların arasında yitip gitti. Gaza daha fazla yüklenmeye başladı, freni daha idareli kullanmaya…

Saat gece yarısını çoktan geçmişti. Karnı hala açtı. Bir de göz kapaklarının ağırlaşması eklenmişti buna. Virajlardan çıkarken gitgide daha fazla savrulduğunu ve reflekslerinin zayıfladığını fark etti. “Buna bir son vermeliyim” diye geçirdi aklından… Masanın başından kalktı, mutfağa doğru yürüdü. Koltuğa yayılmadan önce tavaya iki parça şnitzel attı…

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

4 Yorum

Bir cevap yazın