Philips Xenium X800

Apple, Samsung ve Nokia gibi markaların cep telefonu kullanım alışkanlıklarımızı baştan aşağıya değiştirecek bir fikri vardı. Fikrin çıkış noktası; telefonu kullanırken basmamız gereken tuşların gereksiz olduğuydu. Peki, tuşlar olmadan nasıl kullanacaktık tonlarca para saymamız gereken telefonları? Cevap basitti tabi ki tuşların olması gereken yere ekranın genişletilmesi, böylece kocaman gösterişli ekranın heybetine kendimizi kaptırmamız. O ekrana aynı zamanda telefonun tuşlarıymış gibi basmamızdı. Buna kısaca dokunmatik ekranlı cep telefonu dediler. Heybetli ekranların cazibesine biz kullanıcılar gibi Philips markası da kapılmış olacak ki kolları sıvayıp dokunmatik ekranlı telefon yapımına koyulmuşlar. Sonuçta ortaya X800 isimli telefon çıkmış.

Philips Xenium X800Philips’in Xenium serisi olan X800 aslında Xenium serilerinde olduğu gibi doğuştan yüksek pil kapasitesine ve bolca konuşma süresine sahip. Bu özellik genelde 3″ ve üstü boyutlara sahip ekranlı telefonlar için pek söz konusu değildir. Her güzelin bir kusuru vardır demişler büyük ekranın da büyük güç harcaması olduğunu unutmayalım. Peki, X800 bize ne kadar konuşma süresi vadediyor? 1250 mAh kapasiteye sahip batarya bir aya kadar bekleme süresi, 10 saate kadar da konuşma süresi iddiası ile kutusundan çıkıyor. Unutmayın ki, telefonun kullanım şartlarına göre bu süre oldukça değişkenlik gösterebilir. Kendi deneyimlerimden yola çıkarak size bir hafta boyunca şarjınızı koyduğunuz yeri unutacağınızı söyleyebilirim.

Dokunmatik ekranlı olduğunu belirttiğim X800’ün en önemli özelliğinden yani ekranından bahsetmeye geldi sıra. 2.8″ boyuttaki ekran 262K renk gösterebilme kapasitesine sahip. Bunun yanında dokunmatikliğinin başarılı olduğunu söylemek yerinde olur.  Güneşli bir günde ekran ışığının yetersiz kalması ve her seferinde elinizi siper yapmak zorunda kalışınız ise can sıkıcı. Bu sırada telefon, yetersiz ekran ışığına sahip olmasının yanı sıra, bir de ışık sensörüne sahip. Kullanılmayacak bir özellik ancak düşüncem, Philips’in uzun giden pil unvanını koruma çabası sonucu konulan bir özellik. Büyük ekranın bir getirisi de saniyede 30 kare video gösterebilen X800’ün uzun yolculuklarda bataryanız bitmeden film izlemenizi sağlamasıdır.

Mutlimedia özelliklerinden bahsetmek gerekirse X800 burada kan kaybetmeye başlıyor. Çünkü telefonun auto focus yani otomatik netleme özelliğine sahip 2.0 MP kamerası vasat fotoğraf ve video çekim kalitesinden ileri gidemiyor. Dahili bir flaşa sahip olmadığından gece çekimleri de başarısız. Bazı zamanlar otomatik netleştirme o kadar zaman alıyor ki fotoğrafını çekeceğiniz sahneyi kaçırmış oluyorsunuz. Müzik dinlemek X800’de hem bir keyif hem de bir işkenceye dönebiliyor. Sözlerimin ilk kısmından, yani keyifle müzik dinlemekten başlamalıyım sanırım.

Philips Xenium X800

X800, kutu içeriğinde 2 GB hafıza kartı ile geliyor ve tabi müzik dinlememiz için bir de mantar kulaklık. 2 GB hafıza bol miktarda MP3 depolamamız için yeterli görünse de X800’ün en önemli özelliği olan büyük ekranda film keyfi için 2 GB yeterliliğini kaybediyor. MP3 dinlemekten sıkıldıysanız, hızlıca radyo alıcısını açarak çekim gücü oldukça yüksek olan radyosuyla müzik dinlemeye devam edebilirsiniz. Maalesef burada RDS özelliğinin olmadığını söylemeliyim. Şimdi sıra geldi X800’ün bize müzik dinlemede çıkardığı birkaç sorundan bahsetmeye.

Kutu içeriğinden çıkan mantar kulaklık gösterdiği performans ile gerçekten başarısız kelimesini hak ediyor. Alternatif olarak kullanacak başka kulaklık bulmanız ise oldukça zor. Çünkü mini USB girişinden hallediyor her işini X800. Hem şarj hem de kulaklık aynı bağlantı noktasını kullanıyor. 3.5mm kulaklık çıkışını yine birçok telefonda olduğu gibi X800’de de göremiyoruz. Bu, her zaman sorunların çözülemeyeceği anlamına gelmiyor. X800’ün A2DP bluetooth bağlantısını desteklemesi sayesinde stereo bluetooth kulaklığınız varsa yüksek kalitede müzik keyfine devam edebilirsiniz. Burada bir parantez açarak bluetooth kulaklık ile radyoyu kullanamayacağınızı hatırlatırım. Küçük ama can sıkıcı bir sorun da X800 ile mp3lerinizi ayrı çalma listeleri oluşturup o listelere göre dinleyememeniz, parçaları sadece sanatçı ya da albüm bilgilerine göre listelemesi. İllaki playlist yapmak istiyorum diyenlere bir önerim; mp3lerinizi bilgisayarınızda mp3 çalıcıda (Winamp gibi) açıp, mp3 bilgilerinde bulunan “Sanatçı” kısmına istediğiniz sabit bir değeri atamanız. Mesela Türkçe ya da Yabancı playlisti yapmak istiyorsanız, Türkçe parçaların id’lerinde “Sanatçı” kısmına “Turkce” yazmanız. Böylece, telefonda mp3lerinizi “Sanatçı” kategorisinde dizdiğinizde ve Türkçe’yi seçtiğinizde çalma listeniz oluşur.

X800, kutu içeriğinde üç farklı renkte arka kapak ile geliyor. Hem yedek arka kapak hem de değişik renklerde telefon kullanmanız için iyi bir düşünce. Philips burada bir övgü alırken aslında bu övgü bizi üzen gerçeklere götürüyor zamanla. X800’ün malzeme kalitesi, “hassas” veyahut “kalitesiz” arasında gider gelir halde. X800’ü çevreleyen gri kuşakta ve o kuşak üzerindeki tuşlar üzerinde zamanla dökülmeler oluşuyor. Kesinlikle de sert zeminle hızlı temaslarında kendini hırpalanmadan kurtaramıyor. Uygun kılıf bulmak da yorucu ve zor iş. Philips, X800’e destek konusunda biraz yetersiz kalıyor.

Son bakılacak ve en önemli husus yazının sonlarına kalıyor. Yazımın içerisinde de belirttiğim gibi her güzelin bir kusuru vardır! X800 dokunmatiklik ve şık görünümü çok uygun fiyatlara sunarken bir şeylerden kırpmış olmalı mı? Evet, kırpmış.

X800 içerisinde gelen yazılım halk arasında sabit menü denilen yapıda. Tabi içerisinde Windows Mobile ya da Symbian işletim sistemi olmasını beklemiyorsunuz. Sorun da zaten sabit menünün yetersiz kaldığı yerlerde (ki kalıyor) 3. parti yazılımlarla geliştirilememesi. EDGE hızında internet bağlantısını destekleyen X800’le birlikte anında mesajlaşma yazılımı gelmemesi ve tarayıcısının yetersiz kalması da birer eksi. Büyük ekranda oyun keyfi de oldukça kısıtlı. MIDP 2.0 Java desteği olan X800 için hem 240×400 ekran çözünürlüğünde hem de dokunmatik oyun bulmak imkansıza yakın. Bunun çözümüde LG ya da Samsung gibi markaların dokunmatik telefonları için üretilen oyunlarda şansınızı denemek. Yazılımın en kusurlu yanı ise orijinal dilden Türkçeye çevrilirken oluşan yazım hataları. Bazı yerlerde hangi tuşa basmanız gerektiğini bilemez hale geliyorsunuz. Türkçe karakterleri gösteremediği yerlerin de bulunduğunu söylemek gerekir. Philips gibi bir markanın bu kadar basit hataları yapmasına anlam veremiyorum.

Son olarak bu kadar anlattığım telefon alınır mı? Evet, alınır. Ancak telefondan beklediğiniz uzun konuşma ve bekleme süresi, büyük ekranda dokunmatik keyfi yaşamak ve film izlemek, makul fiyata güzel görünsün, arada sırada fotoğraf çekerim ki benim zaten video çekmek için kameram, fotoğraf çekmek için fotoğraf makinem var diyorsanız talip olabilirsiniz X800’e. Ürünün şu anki fiyatı 190 $ civarında.

2 Yorum

Bir cevap yazın