Pers Prensi: Zamanın Kumları Film Eleştiri (Prince of Persia: The Sands of Time)

20 yıllık efsane nihayet sinemalarda. Peki Pers Prensi, beyazperdeye devşirilen oyunların makus talihine dur diyebiliyor mu?

Ne yalan söyleyeyim; Prince of Persia: The Sands of Time’ın sinemaya uyarlandığını duyduğumda, sonunda beyazperdeye devşirilen oyunların makus talihi kırılıyor diye düşünmüştüm. Her şeyden önce The Sands of Time, tam 7 yıl önce raflarla buluşmasına rağmen yalnızca serinin değil aynı zamanda kendi tarzının da en iyi oyunuydu ve daha önce beyazperdede izlediğimiz benzer mekaniklere sahip Tomb Raider’ın aksine, çok daha etkileyici ve derinliği olan bir hikayeye sahipti. Yine de Karayip Korsanları dışında kayda değer bir işte imzası bulunmayan (ki o da tartışılır) yapımcı Jerry Bruckheimer’ın Pers Prensi’ni de tam anlamıyla beyinsiz bir filme çevirmiş olmasına şaşırmamak lazım. Hatta Jerry abimiz, baştan aşağı etkisi altına alabileceği silik bir yönetmen de bulmuş kendisine. Donnie Brasco’dan başka sağlam bir filmini hatırlamadığım Mike Newell’dan (Harry Potter: Ateş Kadehi’nden de anımsayabilirsiniz kendisini) bahsediyorum.

Prince of Persia The Sands of Time 1

Şu meşhur kovboy filminde daha iyiydin be Jake abi. 🙂

Öncelikle açıklığa kavuşturmamız gereken bir nokta var ki; o da filmin gerek kurgu gerekse senaryo olarak oyunla alakasız bir yol izlediği. Bu birçok oyunseveri üzebilir; ancak iyi kotarıldığı sürece bu tip bir yaklaşıma karşı olmak da pek anlamlı değil. Ne var ki bu yapımda bunun iyi kotarıldığını söylemek çok zor; hatta imkansız.

Filmimiz, henüz bir veletken Pers kralı tarafından sokaklardan kurtarılıp evlat edinilen Prens Dastan (Jake Gylenhaal/ Donnie Darko, Brokeback Mountain, Zodiac) ve Alamut prensesi Tamina (Gemma Arterton/ Quantum of Solace) ile birlikte zamanı geri alabilen ve Zamanın Kumları’nı serbest bırakarak sahibine dünyaya hükmetme gücü verebilecek bir hançerin sürükleyicilikten uzak, sonu başından tahmin edilebilen ve son derece adi bir eğlence anlayışıyla hazırlanmış basit hikayesine odaklanıyor.

Prince of Persia The Sands of Time 4

İlk olarak hikayenin üç başrol oyuncusunun tam anlamıyla birer fiyasko olduğunu fark ederek irkiliyoruz. Amerikalı Jake Gylenhaal’ı çölde aptal bir İngiliz aksanıyla takılırken seyretmek bir yana dursun; canlandırdığı Dastan karakterinin oyunlarda gördüğümüz Prens karakteriyle de tek ortak noktası, ordan oraya zıplaması. Eh bu da bir şeydir desek de bu sahnelerin son derece sıradan hazırlandığını görünce canımız sıkılıyor. Zira oyunlarda tecrübe ettiğimiz heyecanlı anlar, Newell’ın anlamsız kamera açılarıyla desteklenmiş “parkour” stilinde sıradan sahnelere indirgenmiş. Dastan’ın sokak faresi tribinin de son derece rahatsız edici bir şekilde Alaadin’i anımsattığını söylemeliyim. Sanırım stereoidle şişirilmiş kaslı prensi bu haliyle yalnızca bir kısım (!) bayan izleyiciler beğenebilir (veya işte anlarsınız). Alamut kalesi (ne alakaysa artık) prensesi Tamina’ysa, şımarık ve geri zekalı bir prenses profilinden aklı selime doğru bir evrim geçiriyor film boyunca. Bütün bunlar filmin sonunda pek bir anlam ifade etmiyor da olsa seyir keyfi açısından bu tür filmlerin modası çoktan geçti, hatta hiçbir zaman moda olmadılar.

Ana karakterler zekadan yoksun ve eğlenceli olsun diye kasım kasım kasılan diyaloglar içinde kaybolurken, çöl sıcağında uzun bir yürüyüş yapan Hollywood yıldızlarının bir gıdım bile terlemeyeceğini öğreniyoruz (!). Kısacası  her şey buram buram Jerry Bruckheimer kokuyor ve filmin tek eksiği kıvırtarak yürüyen sürmeli bir Johnny Depp.

10 Yorum

  1. Ziyaretçi

    oyunu oynamamış hiyakesini görmemiş hissetmemiş birisinin ki bu hangi yönetmen olursa olsun başarılı olma şansı yok hiç bi zamanda olmayacak karakterler de ruh yok anın duyguları aktarılamamış aksiyon sahneleri özensiz anlamsız yerlerde sanki özel şeyler oluyomuş ça vurgu yapılmaya çalışılmış vs vs. ama eminim ki Blizz WoW için yapıcagı filmde bu zinciri kıracak :d

  2. PISLIX

    “Zamanı geri alabilen meşhur hançer de ne yazık ki dev bir hayal kırıklığından ibaret. Filmin başından sonuna topu topu üç beş kez kullanılıyor ve bunların hiçbirisi etkileyici bir dövüş sahnesinde değil.”

     

    Aklıma Max Payne geldi. Onda da focus’u 2 kere kullanmışlardı. 2si de bomboş sahnelerdeydi. Hatta birini bildiğin boşuna kullanıyordu. XD

  3. onercengiz

    Arkadaşlar sonuçta oyunda işlenen konuların ve vurguların hepsinin olması imkansız olur. aslında istememiz bile yanlış o zaman 3 saatlik bir film seyretmemiz gerekir.

  4. yusuf ozer

    Bugun fılmını ızledım gerçekten muhteşem bir aksıyon ve adrenalin dolu bır fılm maceralarla dolu sahneler…Bende izledim kamera açıları berbat ve çok sıradan sahneler var ….yazık güzelim filme

  5. ceren

    pers prensi zamanın kumları harika bir filmdi en çok sevdiğim ise yılanın içinden hançerin çıkmasıydı. hiçbir amca yiğenlerine ihanet etmez ama bu adam kral olmak için herşeyi yaptı… çok yazık çünkü öldü bunuda haketti ama…

  6. çok kızdım

    ya sen film i eleştirmişsin de sen bence en başta kendini eleştir konuşma tarzına baksana sen önce normal bir yerde eleştiri yapmıyorsun herkesin okuduğu ve kolayca ulaşabileceği yaş sınırı olmayan çocukların bile okuyabileceği bir sanal ortamda bu yazını paylaşıyorsun bence en başta kendi yazını eleştir ve sonra başkalarının yaptığı ve yazdığını eleştir

  7. Berkay

    Yorumları okudum ama bazıları oyunla kıyaslamış bazılarıda hancer 2 3 yerde kullanılmıs demiş… Bu yorumları yapıyorsanız siz önce film izlemeyi bi öğrenin. Oyunla filme kıyaslamak saçma oyunda ona bakarsan böyle bi anlatım karakterler arası muhabbet yok o ne olcak? Ne kadar saçma geliyor demi oyunuda filmle kıyaslamak böyle mantıksız.. Film bir kere hançerin öyküsünü anlatıyor bastan sona aksiyon olması zaten mantıksız ve adamın sürekli hanceri kullanıp olayları başa sarıp sonra cok rahat bir sekilde öldürmesi çok basit olmazmıydı? Bunu tadında bırakmaları tabiri caizse sizin zihniyetineze bırakıp bokunu çıkarmadıkları daha iyi olmuş bence hic mi kompozisyon yazmadın giris gelisme sonuc diye bisi öğretmediler? çok aksiyonlu bisey istiyorsan bir dünya bastan sona dövüş olan film var en basiti git jet lee izle arkadaşım böyle saçma sapan yorumlar yapar milletin aklını çelmeyin warrior diye film var filmin bir cok sahnesi dövüşte olsa aslında filmin dövüşten ziyade aile arası kan bağını anlattığını anlarsın bu filmde ona benzer bi film tabi anlayanlara işte….

Bir cevap yazın