Oynadık: Alpha Protocol

Siyasi entrikalar, uluslararası silah ticareti, doğal kaynaklar üzerinde hiç bitmeyecek gizli mücadeleler, komplo teorileri, hükümet oyunları, terörist faaliyetler, gizli ajanlar ve her insanın bir şekilde parçası olduğu ahlak mezarlığı… Bu konulardan herhangi biri ilginizi çekiyorsa doğru yerdesiniz.

Alpha Protocol SS 1

İtiraf etmeliyim hiçbir zaman stealth action veya gizlilik gerektiren casusluk oyunlarının bir hayranı olamadım. Bunun nedeniyse; Robert Ludlum’un Ürperti isimli romanını (Bourne Identity) uzun yıllar başucundan ayırmamış bir oyunsever olarak, video oyunlarında kullanılan gizlilik temalarının diyalog ve karakter derinliğinden uzak; yalnızca “aksiyona” yönelik sığ girişimlerden ibaret bulmamdı sanırım (MGS serisini ayrı tutmak gerek tabi). Yıllar boyunca birinin casusluk temasını alıp içine bu konsepte uygun diyalog sistemi ve RPG öğeleri katarak “gerçek” bir gizli ajan oyunu yapmasını bekleyip durdum. Ta ki Neverwinter Nights 2 ve Star Wars: KOTOR II ile büyük başarı yakalamış Obsidian Entertainment, Alpha Protocol üzerinde çalıştığını duyurana dek; çıkışı bir yılan hikayesine dönse de sonunda beklediğimizi verecek gibi duran Alpha Protocol’ü…

Peki Alpha Protocol, yaklaşık dokuz aylık bir ertelenme sürecinin ardından içinde bolca aksiyon, gizlilik ve gerilim öğeleri barındıran bir rol yapma oyunundan istediklerimizi verebilecek güçte mi?

Stealth action ve RPG severlerin kafasını uzun süredir kurcalamaya devam eden bu sorunun yanıtını bu yazıda açık ve net bir biçimde bulamayacağınızı belirtmeliyim sanırım. Evet, son birkaç gündür Alpha Protocol ile yatıp Alpha Protocol ile kalkıyorum ve oyunun elimizdeki versiyonu son görevler hariç oyunun tüm içeriğine de sahip. Ne var ki bu, hikayenin sürüklediği (story driven) bir oyun deneyimi ve Alpha Protocol için bitirici vuruşu yapabilmek için oyunun son sahnesini birkaç kez izlememiz gerekecek gibi görünüyor.

Alpha Protocol SS 10

Alpha Protocol için getireceğimiz olumlu ve olumsuz eleştiriler için tam sürüm incelememizi beklemeniz gerekse de bu yazıda sizlere başka yerde bulamayacağınız çok özel detaylar vermeyi de ihmal etmeyeceğiz tabi ki.

Gizemli bir hikaye, enteresan oynanış mekanikleri, bugüne kadar başka bir oyunda eşine rastlamadığımız sıradışı diyalog sistemi… Alpha Protocol, 28 Mayıs’ta raflarla buluşmadan önce, en can alıcı yanlarını Tom’s Oyun okuyucularıyla paylaşıyor.

9 Yorum

  1. lady lazarus

    değişik bir deneyim olacağa benziyor.. mass effect’e benzerliği gözümden kaçmış degil.. fakat karar vermek için 28 mayıs’ı beklemek gerek diĞmi..

    eğlenceli ve meraklandıran bir preview olmuş..  teşekkürler ^.^

  2. Uğur Yurtsever

    Konuları 2010 oyunları sayfamıza eklemekten bahsediyorsanız, bu siz de takdir edersiniz ki pek kolay bir şey değil. Her şeyden önce biraz yer sıkıntısı var ve konuları o bölüme eklersek sayfa tam bir kaosa bulanabilir.

    Alpha Protocol’ün konusundan bahsediyorsanız da yazının tamamını okursanız oyunun konusuyla ilgili genel bir fikriniz olabilir; zira ilerleyen sayfalarda kısa da olsa oyunun konusundan bahsetmiştik.

    Ayrıca Alpha Protocol tam sürüm incelememiz de bizden kaynaklanmayan nedenlerden dolayı birazcık gecikti. Sanırım bir iki gün içinde sayfalarımızda bulabileceksiniz.

    İyi oyunlar 🙂

Bir cevap yazın