Okurlardan Sizlere: PC’nizi Nasıl TV’ye Dönüştürürsünüz

Ç.N.: Bu yazıda belirtilen ürünlerin büyük kısmı Türkiye’de bulunmamaktadır. Yazı, sadece bir referans olması açısından çevirilmiştir.

Okur Kılavuzu kategorisindeki yazılar, THG okuyucuları tarafından gönderilmektedir ve bu yazılara bizim tarafımızdan basit seviye düzeltmelerin dışında herhangi bir müdahalede bulunulmamaktadır. Okurlarımız, bu kategorideki yazıları tamamen kendi başlarından geçen tecrübelere dayanarak hazırlamakta ve bu esnada THG’den herhangi bir şekilde editöryal yardım alınmamaktadırlar. Sizlerden de iyi veya kötü, mükemmel veya vasat her türlü kişisel tecrübenize dair yazılarınızı bekliyoruz.

Eğer siz de kendi tecrübelerinizi bizimle ve okuyucularımızla paylaşmak istiyorsanız, hangi konuda yazmak istediğinize dair kısa açıklamalar içeren bir e-posta mesajını volkan@tomshardware.com.tr adresine göndermeniz yeterli. Yazacağınız konu kendi hazırladığınız özel amaçlı bir modifikasyon olabilir, sisteminizden daha yüksek verim almak için uyguladığınız ipuçları olabilir, veya özel bir amaç için özel olarak tasarlanmış sistemlerin nasıl oluşturulacağıyla ilgili deneyimleriniz olabilir. Kısacası seçim size kalmış.

Bu konuda daha somut bir fikre sahip olmak için sitemizde daha önce yayınlanan okur kılavuzu yazılarına göz atabilirsiniz :


Okurdan Okurlara: VHS Kasetler ve 8 mm filmler DVD’ye Nasıl Çevrilir

Okurdan Okurlara: Stabil Bir Sistem Nasıl Kurulur?

Sözün özü, söyleyecek veya anlatacak özel bir şeyleri olan herkesin yazılarını bekliyoruz.

Kız arkadaşım ve ben, geçenlerde daha geniş bir eve taşınmaya karar verdik. Bunun anlamı, artık büyük bir televizyon ve surround ses sistemleriyle kaplayabileceğimiz geniş bir oturma odasına kavuşmuş olmamızdı. Ancak piyasada ses veya görüntü üzerine her zevke ve bütçeye uygun o kadar çok çözüm vardı ki, bunca alternatif arasından nasıl bir şey satın almamız gerektiği konusunda kendimizi bir anda büyük bir kararsızlığın içinde bulduk. Üstelik bir de bu çözümler kendi aralarında film/video ve müzik/audio için özelleşmiş seçenekler olarak ikiye ayrılıyor, bu da kafamızın daha da fazla karışmasına neden oluyordu.

Örneğin MP3’leri çalmak için bir AudioTron alabilirdim, ancak bu bana 270$’a patlardı ve üstelik MP3’lerimi çalmaktan başka bir iş için de kullanmayacağımı biliyordum (THG’nin Turtle Beach AudioTron’a geniş bir baskış attığı makalesine buradan ulaşabilirsiniz (İngilizce). Veya, 299$’a bir Tivo player alabilir ve bu sayede bir dijital VCR’a sahip olabilirdim. Peki ya oyunlar ve Internet ne olacaktı? Bu durumda Web desteği olan GameCube, X-box veya PS2 tarzı bir oyun konsoluna da 300$ bayılmam gerekecekti. Aslında bu konsollar oluşturmaya çalıştığım sistemin ortasında gayet şık dururlardı, ancak asıl sorun bunca parayı bunca şeye verdikten sonra da elimde adam gibi bir televizyon alacak kadar para kalmayacak olmasıydı.

Bu durumda, öncelikle sessiz, derli toplu bir dizayna sahip, makul fiyatlı ve odamın dekorasyonuna uygun görünümde bir PC kasası bularak işe başlamaya karar verdim. Girdiğim satıcıda, aralarında Cooler Master ATC-201 ve Globalwin GAT001So gibi oldukça güzel görünümü modellerin da bulunduğu birçok kasa seçeneği vardı. Ancak bunlar boyut olarak düşündüğümden daha büyük oldukları için, seçeneklerimi azaltacağını bile bile Micro-ATX form faktörüne sahip kasalara yönelmeye karar verdim.

Bunlardan Chieftech Flex-Net iyi görünüyordu, ama güç kaynağı sadece 145W güç üretiyordu ve görünüm olarak da standard PC’leri biraz fazla andırıyordu. In-Win’in Micro-ATX IW-T515 modeli oldukça süslü olmasına rağmen, oturma odamın dekorasyonuna pek uyacak gibi durmuyordu. Ama Shuttle SS40 ve SS51G ikilisini gördüğümde, tam da aradığım şeyle karşı karşıya olduğumu anladım. Her iki kasa da fonksiyonel olarak birbirine çok benziyordu. SS40, DDR266 bellek ve Athlon işlemciyi destekliyordu ve 800×600 çözünürlüğü destekleyen dahili bir TV-out çıkışına sahipti. SS51G’da ise buna ek olarak USB 2.0 desteği, DDR333 bellek ve AGP yuvası mevcuttu. Fakat bunda da TV-out desteği opsiyonel bir kartla sağlanıyordu. Her ikisi de 100Mbit LAN bağlantı girişlerine sahipti. Sonuçta AGP yuvasının olmasından dolayı SS51G’yi tercih ettim. Bu konuda THG’de yayınlanan “Whoohoo! A Mini PC That Goes To The Max,” başlıklı makaleye de ayrıca göz atabilirsiniz.

Bir cevap yazın