Need for Speed: Undercover

Need for Speed: Undercover

Yarış ve hız tutkunlarının vazgeçemediği Need for Speed serisinin yeni oyunu Undercover raflarda yerini aldı. Nefes alma ve göz kırpma gibi yaşam fonksiyonlarımızı unutmamıza neden olan Need for Speed serisi son birkaç yıldır sürekli çıkmaz sokaklara sapıp duruyor. Her serisinde farklı tadları tattığımız seri Most Wanted klasiğinden sonra bocaladı ve gerileme sürecine girdi. Undercover’ı saymazsak son çıkan iki oyun Carbon ve Pro Street bekleneni oyunculara veremedi. Ümitler yavaş yavaş hurdalığa kaldırılırken yeni bir oyun duyuruldu. Herkesin suratında “Gene mi?” ifadesi yer alıyordu. Oyun hakkında bilgiler su yüzüne çıktıkça yeni oyunun Most Wanted tarzında olacağını öğreniyor ve kendi kendimize “Acaba NFS eski şaşalı günlerine geri mi dönüyor?” diye soruyor, forumlarda tartışıyorduk. Yeni oyunumuz Undercover’ı kalp masajı olarak algılıyorum. Bu nabız atacak başka yolu yok…

Hikaye Bahane

Need for Speed: Undercover

Polis memuruyuz, yasalara aykırı sokak yarışları düzenleyen ve araba hırsızlığı yapan uluslar arası bir çeteyi çökertmeye çalışıyoruz. Gizli ajan olarak sokak yarışçılarının arasına giriyor ve çete için iş yapıyoruz. Çok farklı bir hikâyemiz yok. Zaten amaç hız, hikâye ise oyunun tuzu biberi.

Most Wanted’da olduğu gibi bir girişle karşılaşıyoruz. Şehre nazır, deniz üzerinden giren video sonunda kendimizi halka açık bir otobanda polislerden kaçarken buluyoruz. Polislerden kurtulurken etrafa bir hayli zarar veriyoruz. Gizli servis binasına varınca iş yapacağımız kişilerle tanışıyoruz. Burada izlediğimiz ara video Most Wanted’daki gerçek aktörlerin hayali bir evrene aktarılarak çekilmesi hissi verse de böyle değil. Mekânlar bu sefer gerçek fakat bilgisayar etkileriyle sanatsal bir hava yakalanmaya çalışılmış. Most Wanted’a nazaran Bu yönden orta yolu bulmuşlar diyebilirim.

Oyunda geçen bir replik üzerine İsmail YK'nın bas gaza bebeğim bas gaza adlı şarkısı aklıma geldi :D

Oyunda geçen bir replik üzerine İsmail YK’nın bas gaza bebeğim bas gaza adlı şarkısı aklıma geldi 😀

Oyunun dağıtımını üstlenen Electronic Arts, Command & Conquer serilerinin son oyunlarındaki geleneğini sürdürüyor ve ünlü şarkıcılar ile sinema oyuncularını oyun karakterleri olarak ekranlarımıza taşıyor. Görev istişaresini yaptığımız bayan ünlü Japon sinema oyuncusu Maggie Q ve oyunda ilerlediğimiz vakit ünlü şarkıcı Christina Milian’ı görme şerefine nail oluyoruz. Oyuncuların hayranı olduğu ünlüleri oyunlarda görmesi çok hoş bir durum. Sadece Electronic Arts değil diğer firmalar da böyle yapsa sektöre yenilik gelir. Bu bölüme son vermeden önce oyundaki müziklerinde her zamanki gibi harika olduğunu belirtmek istiyorum. Zaten projenin içerisinde bir müzisyen var olmasa ayıp olurdu.

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

1 Yorum

  1. Ziyaretçi

    NFS yi NFS yapan underground tarzı yarışlardan kazandığımız paralarla arabamızı modifiye yapıp yeni arabalar alabildiğimiz güzel bi oyun olmuş. Ayrıca bu seride olayı bir üst seviyeye taşıyan Most Wanted gibi bi konusu olması sokaklarda yarış yapmadan özgürce dolaşabilmemiz ve en önemlisi polislerden kaçtığımız bölümleri oluşu güzel. Kötü tarafları ise Oyunun  fazla kafa karıştırıcı olup hiç bir yenilik getirmemesi ve pois bölümeri fuzuliymiş gibi yapmış olmaları bence

Bir cevap yazın