Machinarium

Video oyunları sektörünün geldiği nokta akıl almaz boyutlara ulaştı. Milyon dolarlık projeler, milyar dolarlık dev şirketler, dev reklam bütçeleri, milyonlarca kopya satan oyun serileri… Oysa çok değil bundan 10 yıl önce her şey ne kadar basit ve sadeydi. O zamanlar kimse oyunlarda müthiş grafikler, akıl almaz fizik hesaplamaları, gerçekçi animasyonlar beklemiyordu. Oyun severler o zaman en popüler oyun türlerinden biri olan macera oyunlarında biraz gülümsemek, zekice hazırlanmış bir bulmaca, güzel bir senaryo arıyorlardı. Grim Fandango, The longest Journey, Myst gibi adventure oyunları bize o sadeliği ve eğlenceyi sunmayı başarmışlardı.

Machinarium Saat

Machinarium'un el çizimi arka planları eşsiz.

Video oyun piyasası kısa sürede bu kadar büyüyünce oyunlar, beklentiler, firmalar her şey değişti. Hiç bir şey eskisi gibi değil. Eski oyunların samimiyeti ve yaratıcılığını günümüzde bulmak mümkün değil. Macera oyunu yapan büyük bir firma kalmadı. Macera oyunlarından milyonlarca dolan kazanan o zamanın küçük şirketleri, şimdi macera oyunlarına sırtlarını döndüler.

Machinarium Hayal

Sadece firmalar değil, oyuncu profilleri de değişti. Oyuncular bazı oyunlara o kadar büyük bir aşkla bağlandılar ki büyük oyun şirketleri artık oyuncuları görmezden gelebilecek noktaya ulaştı. Ön siparişi bile milyonlarca satan oyunlar türedi. Sade, benzersiz macera oyunları yerini, içinde daha çok aksiyon, daha büyük patlamalar, yenilmez kahramanlar dolu ruhsuz FPS oyunlarına bıraktı.  Video oyunlarının bu ruhsuzluğu, oyun incelemelerine de yansıdı. Artılar, eksiler videosu gibi basit ve zevksiz oyun inceleme formatları türedi. Oyundan aldığı zevki yazısına döktürebilecek kadar işini iyi yapan editörler, eskisi kadar okunmaz oldu. Oyun siteleri acaba oyuna kaç puan verilmiş diye bakılıp kapatılır oldu. Özenerek yazılmış inceleme yazıları yerini, kaba  bir sesle kulak tırmalayan, video incelemelerine bıraktı.

Machinarium Ekran

Ekranınızın ayarlarıyla oynamayın, siyah yerleri biz koymadık.

Neyse ki her şey bu kadar olumsuz ve ümitsiz değil. Büyük firmalar artık içten, samimi ve ticari kaygısı az macera oyunları geliştirmiyor olabilir ama bu eksiği bağımsız oyun geliştiricileri yavaş yavaş kapamaya başladı. Steam gibi internet üstünden oyun satan platformlar sayesinde, bağımsız firmalar artık kelimenin tam manasıyla bağımsızlar. Bağımsız oyun geliştiricileri artık herhangi bir oyun dağıtımcısına bağlı kalmadan oyunlarını kendileri pazarlayabiliyorlar.

1 Yorum

Bir cevap yazın