Logitech MX Fareler: Quake Oyuncuları İçin Yeni Bir Silah!

Logitech MX Fareler: Quake Oyuncuları İçin Yeni Bir Silah!

Optik fareler toplu farelerin yerini tamamen almak üzereler ve bu hiç de kötü bir şey değil. Ne de olsa toplu farelerin bile bize değişmez bir doğruluk ve hassasiyet vaadetmeleri mümkün değil. Yine de optik farelerin birtakım rahatsız edici yanları var. Camın üzerinde ya da parlak yüzeylerde kullanıldıklarında sorun çıkarabiliyorlar. Ayrıca Quake ya da Unreal Tournament gibi temposu yüksek oyunlarda kullanıcılar bu farelerle, iyi bir toplu farenin sağladığı hassasiyeti yakalayamıyorlar. Geçen sene Microsoft ve Logitech, algılayıcılardaki bu eksikliği gidermeye yönelik çalışmalar yapmaya başladı. Bizim testlerimiz de bu konuda başarılı olduklarını gösteriyordu ( bakınız: ). Yine de o zamanlar iki teknoloji mevcuttu ve biz de ikisinin teknik özelliklerini karşılaştırdığımızda kesin bir karara varamıyorduk. Logitech de yeni MX serisiyle, güçlü algılayıcılarına yeni bir takım özellikler ve kıstas olabilecek yenilikler ekleyerek işi iyiden iyiye içinden çıkılamaz kıldı.

Optik Teknoloji

Optik bir algılayıcının neleri içerdiğini anlayabilmek için öncelikle nasıl çalıştığını bilmek şart. İlk olarak HP’nin bir alt kuruluşu olan Agilent Technologies tarafından geliştirilen bu teknoloji her ne kadar karmaşık olsa da, seri üretim maliyeti oldukça düşük. Kırmızı ışık saçan bir diyot yüzeyin üzerine ışık düşürüyor. Aynı zamanda basit bir kamera belirli aralıklarla yüzeyin resmini çekiyor. Kaydedilen bu resimler, belli bir sayıda piksel işleyebilen ve bu yolla resmi dijital bir biçime sokan bir algılayıcıya ulaşıyor. Son olarak da bir yonga bu dijital resimleri karşılaştırıyor ve aradaki farklardan yola çıkarak farenin hareketini hesaplıyor.

Şimdiye kadar bir algılayıcının performansı konusunda hükümde bulunmak için kabul edilmiş iki genel ölçüt mevcuttu. Bunlardan biri saniyede çekilen ve analiz edilen resim sayısı, diğeri de örneğin bir inç gibi belli bir mesafede çekilen resim sayısı, yani çözünürlüktü. Birinci ölçüt gayet açık: Belli bir zaman aralığında ne kadar ölçüm yapılırsa, doğruluk ve hassasiyet o kadar artacak.

Çözünürlük ise biraz daha karışık. Üreticiler çözünürlüğü dpi (dots per inch- inç başına düşen nokta sayısı) olarak tanımlıyorlar ancak buna aslında cpi (count per inch- inç başına düşen ölçüm), yani bir inçlik mesafede yapılan toplam ölçüm sayısı demek daha doğru. Çözünürlük iki tane fiziksel faktöre etki ediyor. Eğer artarsa hassasiyet de artıyor çünkü belli bir mesafede daha fazla hesap yapılmış oluyor, ama diğer taraftan da fare bulunduğu yüzeyde fiziksel olarak daha az yol katetmiş oluyor. Bu netice yüksek ekran çözünürlükleri için önemli çünkü bu durum imlecin ekranın bir ucundan diğer ucuna gitmesi için elin küçük bir hareketini yeterli kılıyor.

Logitech MX Fareler: Quake Oyuncuları İçin Yeni Bir Silah!

Bir cevap yazın