Kablosuz Yerel Ağ Bağlantısı: Bir Tanışma

Ağ kartları konusundaki yazımız hakkında oldukça olumlu yorumlar aldık. Ve yazımızın başında hemen bazı sorularınızı yanıtlamak istedik:

  • Evet, ileride daha geniş bir yelpazedeki kartları, özellikle de ucuz maliyetli olanları inceleyeceğiz
  • Evet, Linux testleri önemlidir
  • Evet, test yöntemlerimiz çok aktif ağ ortamlarında çalışan kullanıcılarının ihtiyaçları da göz önüne alınarak geliştirilecek
  • Evet, ileride router, hub ve diğer ağ aygıtlarını da inceleyeceğiz

Bu yüzden, lütfen bu konudaki yorumlarınızı bizlere yazmaya devam edin. Yorumlarınızı yorum@tomshardware.com.tr adresine gönderebilirsiniz. Görülen o ki, işe doğru yoldan başlamışız, ama yine de sizlerin deneyimleri ve önerileri bize yol gösteriyor.

Bu yazımızda aynı ruhu devam ettirerek kablosuz ağ konusuna eğiliyoruz. İleride daha fazla ürünü test etme imkanımız olacak, ancak bu ilk yazıda Compex C-Kit 811WL-U kullanarak gerçek hayattan alınmış bir örneği inceleyeceğiz. Bu ürünü tercih ederken belli bir kriterimiz olmadığını hemen not edelim. Tamamıyla rasgele bir seçim yaptık.

Kısa Bir Tarihçe

Kablosuz ağ teknolojisinin tarihi aslında tahmin ettiğinizden daha da gerilere dayanıyor. Elli yıl önce, İkinci Dünya Savaşında Amerika Birleşik Devletleri ordusu veri transferi için ilk defa radyo sinyallerini kullandı. Çok ciddi bir şifreleme kullanan bir radyo dalgaları ile veri transferi teknolojisi geliştirdiler. Bu teknoloji Amerika ve müttefikleri tarafından savaş sırasında oldukça fazla kullanıldı. Bu gelişme 1971 yılında Hawaii Üniversitesindeki bir grup araştırmacıya ilham kaynağı oldu ve ilk paket tabanlı radyo iletişim ağını kurmalarını sağladı. Adı ALOHNET olan bu ağ, bilinen ilk kablosuz yerel iletişim ağı (Wireless Local Area Network – WLAN) oldu. Bu ilk WLAN çift yönlü yıldız topolojisini kullanan 7 bilgisayardan oluşuyordu. (daha fazla bilgi için: http://www.webopedia.com/ — ikisi de bilgisayar ve telekomünikasyon terimleri ve tanımları konusunda mükemmel kaynaklar).

ALOHNET bünyesindeki bilgisayarlar dört ayrı Hawaii adasında yerleşik durumda idi, merkez bilgisayar Oahu adasında bulunuyordu. İşte kablosuz ağın doğuşu bu gelişme ile gerçekleşti.

Ağ pazarının tamamen kablolu yerel iletişim ağlarının hakimiyeti altında olduğu bir gerçek, ancak son bir iki yılda kablosuz ağ kullanımında belli bir artış göze çarpıyor. Bu artış özellikle akademik ortamlarda (üniversite kampüslerinde), sağlık kurumlarında, üretim ve depolama dünyasında görülüyor. Tüm bu zaman boyunca bu teknoloji sürekli gelişme halinde. Amaç, firmaların kablosuz ortama geçmelerini kolaylaştırmak ve maliyetleri düşürmek.

Bir cevap yazın