Julian Assange: Facebook Korkunç Bir Casusluk Makinesi

WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange, Facebook’un Amerikan Hükümeti için mükemmel bir casusluk aracı olduğunu belirtiyor.

WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange, Russia Today’a verdiği bir röportajda Facebook’a gönderdiğiniz her bir gönderinin Amerikan istihbarat birimlerine sizi gözetlemesi için bulunmaz bir fırsat sunduğunu iddia etti.

Burada dünyadaki insanlarla ilgili en ayrıntılı veritabanı yatıyor; ilişkileri, isimleri, adresleri, bulundukları yerler, birbirleriyle olan iletişimleri ve akrabaları. Hepsi aynı veritabanında yer alıyor ve Amerikan istihbarat birimleri bu bilgilere istedikleri zaman erişebiliyor.

Assange, Facebook, Google, Yahoo ve diğer Amerika temelli firmaların çevrimiçi halka açık arayüzleri dışında Amerikan istihbaratına özel tasarlanmış arayüzleri olduğunu da söylüyor.

İşler bir mahkeme emrini yerine getirmek şeklinde yürümüyor, Amerikan istihbarat birimleri için özel bir arayüz geliştirmişler. Facebook, Amerikan istihbaratı tarafından mı yönetiliyor? Hayır, o şekilde değil. İstihbarat birimleri yasal ve politik yönden Facebook yöneticilerine baskı yapabiliyorlar. Herkesin kayıtlarını tek tek vermek maliyetli oluyor bu yüzden süreç artık otomatiğe bağlanmış.

Assange’a göre her kullanıcı arkadaşlarını Facebook’a eklediğinde aslında Amerikan istihbarat birimleri için bedavadan çalışarak herkes hakkında devasa bir veritabanı yaratılmış oluyor.

Assange’ın iddiaları pek çok kişi için şaşırtıcı değil. Özellikle de son haftalarda Apple ve Google’ın ürünlerinin gittiğiniz yerlerin bilgisini tuttuğu yönündeki haberler izlendiğimiz gerçeğini bir kere daha bize hatırlatıyor. Tabi ki minareyi çalan kılıfını da hazırlıyor; Apple’ın yöneticisi Steve Job, iPhone’ların sizin nereye gittiğinizi kişisel olarak izlemediğini ancak ileride kullanıma sunulacak trafik hizmeti için anonim olarak trafik verilerinin toplandığını belirtiyor. Benzer verileri toplayan Google hakkında 50 milyon dolar değerinde tazminat davası açıldı bile.

Bu arada Amerika’nın nasırına ciddi şekilde basan Julian Assange ise cinsel saldırı iddiaları nedeniyle İngiltere’den İsveç’e gönderilmeyi bekliyor.

En küçük aygıtların bile internete bağlanabildiği ve iletişim imkânlarının bu kadar yaygınlaştığı bir çağda “Büyük Biraderin” gözünden kaçmak mümkün mü? Siz ne dersiniz?

1 Yorum

  1. Tahir Meylani

    Amerikan istihbarat birimlerine kadar gitmeye bile gerek yok aslında. Bugün, şirketler işe almayı düşündükleri bir kişiyi, bankalar kredi verecekleri bir insanı, şirketi ilk önce Google ve Facebook’tan araştırıyorlar.

Bir cevap yazın