Internet Kurulu’nun jetonu köşeli mi?

Turk Telekom Internet krizinin 15. gününe girerken, Ulaştırma Bakanlığı’na bağlı Internet Kurulu, nihayet bir duyuru yaparak Telekomünikasyon Kurumunu göreve çağırdı ve TT’deki sorumlular hakkında soruşturma açılmasını istedi.



Internet Haftası etkinlikleri çerçevesinde her tarafa yüzbinlerce afiş yapıştırmak gibi önemli (!) görevler üstlenen Internet Kurulu, kendini iyiden iyiye üniversitelerde seminerler, “Internet nasıl kullanılır” tarzı eğitim programları düzenlemek gibi işlere vermişken, ana sayfalarında yazan asli görevlerini iyiden iyiye unuttuklarını düşünmeye başlamıştık:



“Ana işlevi Ulaştırma Bakanlığı’na danışmanlık olmak üzere ; Türkiye’de İnternet’in altyapıdan başlayarak tüm boyutları ile kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerini belirlemek, bu hedeflere erişmek için gerekli stratejik ve taktik ulusal kararların alınması ve uygulanması sürecinde danışmanlık görevini yürütmek, uygulamada gözlenen aksaklıkları belirlemek ve giderilmesi için öneriler oluşturmak, konu ile ilgili birimler arasında eşgüdüm sağlamak, gelişme, yaygınlaştırma, hizmet üretimi konularında düzenleyici öneriler oluşturmak, ve uluslararası gelişmeleri yakından izleyerek ülke çıkarlarını korumak amaçları ile, Ulaştırma Bakanlığı tarafından İnternet Kurulu oluşturulmuştur.”





Internet Kurulu’nun 15 günde kaleme alabildiği çağırısı şu şekilde:



Türkiye Kamuoyuna,



21 Mayıs gecesi meydana gelen Cezayir depreminden bu yana ülkemizin İnternetinin yurtdışı iletişimi tıkanmış, durma noktasına yaklaşmıştır. Bu tıkanma, okuyan, araştıran, üreten ve dünya ile iş yapan vatandaşlarımızın hayat damarlarını kesmektedir. “İnternet yaşamdır” sloganı ile yola çıkan kurulumuz, mevcut tıkanıklığın aşılmasının yaşamsal öneme sahip olduğuna inanmaktadır.



Sorun, telekomünikasyon sektörü ile ilgili düzenlemelerin gerçekleştirilmemesi ve rekabete açılmamasının doğal bir sonucudur. Kurulumuz, sorunu çözebilecek kamu kurum ve yetkililerini, özellikle Türk Telekom, Ulaştırma Bakanlığı ve Bakanlar Kurulu’nu göreve çağırmaktadır.



Yurt dışı hat sorunu yetki ve inisiyatif kullanarak en kısa zamanda çözülmelidir ve yaşnan olağanüstü durumun vermiş olduğu ekonomik, sosyal ve bilimsel hasarın bir an önce ortadan kalkmasına yönelik etkin ve radikal tedbirler alınmalıdır.



e-türkiye hedefi için yapılması gerekenlerin başında, altyapının yaygın, çeşitli, kolay ve ucuz olması gerekmektedir. Bu amaçlarla, telekom sektörünün tam rekabete bir an önce açılması gerekmektedir.

Telekomünikasyon Kurumu, Rekabet Kurumu ve Ulaştırma Bakanlığının iş birliği içinde birinci öncelik alarak hayata geçirilmelidir. Bu konuda özel sektör, sivil toplum örgütleri ve üniversitelerle yönetişim felsefesi kapsamında etkileşimde bulunulmalıdır.



Telekomunikasyon Kurumu’nu,



Tekel ve hakim işletmeci olan TT ile görev sözleşmesini kamu oyuna sunmaya, bu sözleşmenin yerine getirilip getirilmediğini saptayarak cezai yaptırımlar uygulamaya, benzeri durumun ortaya çıkmaması için gerekli önlemleri almaya,



Bu kadar yaşamsal önemi olan bir konuda oluşan hataları saptama ve görevlerini yapmayarak ihmali olanları yetkili özerk Telekomünikasyon Kurumu sıfatıyla soruşturmaya;



1 Ocak 2004’ü beklemeden, bu tür bir sorunun bir daha yaşanmamasını sağlamak üzere uluslararası fiber bağlantı, xDSL ve kablo internet pazarlarını rekabete açmaya,



1 ocak 2004 da tam rekabetin oluşması için yapılanları ve tüm hazırlıkları kamuoyu bilgisi, denetimi ve katkısına açmaya,



Rekabet Kurumu ile işbirliği içinde, Rekabet Kurumu’nun telekomünikasyon sektöründe vermiş olduğu kararların uygulanması ve tüketici lehine pazarda rekabet koşullarının sağlanmasında etkin ve kararlı adımlar atmaya çağırıyoruz.





Türk Telekom’u, İnternet’in günlük yaşamımız içindeki önemini kavrayan ve kavratan taraf olmak görmek istiyor, ve öncelikle sektörün serbestleşmesinin önündeki engelleri kaldıran, hem kendini hem de sektörü vatandaşlar yararına serbestleşmeye hazırlayan liderliğe çağırıyoruz.



Ülkemizin internetin temsil ettiði değişimin anlamını ve ülkemizin Avrupa Birliği ile birleşmek, rekabet yeteneği kazanmak, dünya ile bütünleşmek konusunda sunduğu olanakların farkında olduğunu somut yapılanlara bakınca söylemek mümkün değildir. Ortada sanayi devriminden çok daha önemli bir gelişme söz konusudur, geç kalmanın maliyeti çok daha vahim olacaktır. E-Türkiye ve e-devlet projeleri birer bilgisayarlaşma projeleri değil, ülkeyi Bilgi Toplumuna hazırlama, bilim, teknoloji, bilgi ve entellektüel emeğin öne çıktığı, bireyin ve sivil toplumun öne çıktığı yeni bir toplum biçimine hazırlama projeleridir. Bu konularda, başarılı bazı projelere raðmen, esas olarak geç kalmakta olduğumuz endişesini dile getirmenin sorumluluğu ile Ulaştırma Bakanlığı, Bakanlar Kurulu, Parlamento’yu göreve çağırıyoruz.



İnternet Yaşamdır !



İnternet Kurulu Adına

Mustafa Akgul

Bir cevap yazın