Infamous 2 İnceleme

Tatil Cenneti New Marias’a Hoşgeldiniz!

Oyunun belki de en güzel yanı şehrin ta kendisi olmuş bu sefer. Sizi bilemiyorum ama ben Empire City’yi pek beğenmemiştim açıkçası: Hiçbir şeyle ilgilenmeyen, oyuncuya gerçekçilik hissi versin diye ortalıkta dolaştıkları fazlasıyla belli olan yayalarıyla, bomboş ara sokaklarıyla, birbirinin aynısı arabalarıyla, binalarıyla fazla “oyun alanı” kokuyordu. Spiderman oyunlarında da hep aynı sorun vardır, şehir sadece Spiderman ortalıkta dolaşsın diye tasarlanmış gibidir, bilirsiniz. İşte yeni oyunda bu sorun tamamen giderilmiş, Infamous 2’nin şehri New Marias her şeyiyle canlı bir şehir olmuş. Gerek binalarıyla, gerek insanlarıyla, gerek ulaşım araçlarıyla bu şehir tam anlamıyla yaşıyor arkadaşlar. Üstelik bu sefer düşmanlar halkın emdiği sütü burnundan getiriyor, önceki oyundaki gibi bina damlarında oturup “bu süper kahraman gelse de hepimizi gebertse” diye beklemiyorlar (düşmanların şehir halkına eziyet etmesinden mutlu olmuşum resmen, nasıl bir insansam artık). En azından yaptıklarımızın anlamlı olduğunu, oradaki varlığımızın bir işe yaradığını hissediyoruz.

Infamous 2 3

Bu sefer düşmanlarımız sözde New Marias şehrinin düzenini koruyan militanlar.

Sürpriz olması açısından oyunun hikayesinden hiçbir şekilde bahsetmek istemiyorum, tek söyleyeceğim şey ilk oyunun bittiği andan devam ediyor oyun. Bir hafızanızı yoklarsanız, ikinci oyundaki tehtidin ne olduğunu rahatlıkla bulabilirsiniz. Hikaye ile ilgili söyleyeceğim bir şey varsa o da ilk başlardaki yoğunluğunu oyunun ilerleyen kısımlarında kaybettiğidir. Bir noktadan sonra şehirde dolaşıp düşmanları haklamanın görevleri bitirmekten çok daha zevkli olduğunu fark ediyorsunuz zaten, bu da hikayenin tabutuna son çiviyi çakıyor. Görevler, hikayeyi ilerleten birkaç “büyük görev” dışında oldukça monoton ve birbirine benzer olmuş ne yazık ki, ancak bu çok da rahatsız etmiyor zira görevler kısa. Büyük görevlere koştururken bunları da yan görev gibi çerez niyetine yapıyorsunuz işte. Yan görev demişken, ilk oyundaki gibi gerçek yan görevlerde var oyunda ve tahmin edebileceğiniz gibi yine tatmin edici olmaktan çok uzaklar.

21 Yorum

  1. Sabertooth

    Oyun bildiğim kadarıyla Türkçe seçeneğiylede geliyordu. Oyunu incelerken oyunu Türkçe mi oynadınız? Yoksa Orjinal dilinde mi? Türkçe’yi denediyseniz seslendirmeler nasıl olmuş… gibi şeyler incelemenin tek eksiği olarak kalmış bence.

    “Türkçe demosu var indir oyna. Zibidi! . ” diyebilirsiniz belki ama PS olmayıp ama bu konuyu merak edenler adına bu fikri ortaya attım.

  2. Uğur Yurtsever

    Oruç’un geç cevap vereceğini düşünerek ben cevap vereyim dedim. 🙂

    Oyunun Türkçe seslendirmesi, kadroda herhangi bir ünlü sanatçı yer almamasına rağmen oldukça başarılı. Çeviri kalitesi de lansmanda ve sonrasında oynadığım kadarıyla gayet iyiydi (Oruç’un da Türkçe olarak oynadığını ve benimle aynı fikirleri paylaştığını biliyorum).

    Killzone 3 ve InFamous 2’yi gördükten sonra Uncharted 3 için heyecanlanmamak elde değil açıkçası. Dublaj konusunda Avrupa’nın en iyi ülkelerinden biri olarak sinemanın ardından oyunlarda da oldukça başarılı işler görmeye başladık. Umarım devamı da daha yoğun bir biçimde gelir…

  3. Halit

    Tütkçe düblajlı oyunların çoğalması en büyük dileğimiz. fakat buda pazar payının çoğaması ve korsanın azalmasıyla mümkün. umarım ilerde tüm oyunlara Türkçe mod eklenir.

  4. Oruç Dim

    Arkadaşlar haklısınız, ben de birşeyi unuttuğumu farkettim ama tabi normalde oyunların dublajlarından bahsetmediğimiz için yazıyı baştan sonra okuyunca eksik yokmuş gibi geldi… Oyunun Türkçe dublajı gayet güzel, seslendirmeler karakterlere oturuyor ancak tek sıkıntım dil seçeneğinin olmaması, yani oyunu Türkiye’den alırsanız Türkçe oynamak zorunda kalıyorsunuz. Bunun dışında herhangi bir sorun yok ve Türkçe oynamak kesinlikle rahatsız etmiyor, sadece oyunlarda Türkçe duymaya pek alışık olmadığım için biraz garip geldi bana.

    Bir de artık “hele hüle hele dostum” demek yerine “hele hüle hele abi” dense daha güzel olacak. Dostum pek kullanılan bir kalıp değil zira Türkçe’de.

  5. Halit

    ben (bey) desem olur mu? Oruç bey. belki yaşınız benden küçüktür. ayrıca oyunun Türkçe olması size neden garip geldi? amacımız birçok oyunun dünyada Türkçe dil seçeneği ile çıkması değilmi. daha geçen gün Türkçe olimpiyatları yapıldı. hiçmi göğsünüz kabarmadı.? bu ingilizce dil sevdası nerden geliyor?

  6. Sabertooth

    Abi keşke tek sorun “dostum” kelimesi olsa. Ben bizzat ana bacı düm düz gideni gördüm bu sayfalarda. Sen askerdeyken çok adamlar türedi. İsim vermeye gerek yoktur herhalde?

    @Halit,
    Sana o Türkçe’yi kim nasıl öğrettiyse, hadi sen öğrenemedin, kim ilkokuldan mezun ettiyse yatacak yeri yok! Adam Türkçe olmasına kötü birşey dememişki sadece yıllardır Türkçe duymamaya alışkın biri olarak garip geldi demiş. Türkçe olimpiyatlarıyla ne alakası var. Sanki adam “Türkçe’nin Allah cezasını versin, yaşasın İngilizce!!!” demiş gibi kahve milliyetçiliği yapmanın anlamı ne? Türkçe’yi madem seviyorsun, hassassın,o zaman önce yazdığın mesaja bir bak, kaç tane yazım,imla ve noktalama hatası var?

    • Halit

      avukatlığa soyunmanın bir alemi yok öğretmenim hakkında laf etme. kendi yazılarına bak. kahve milliyetçiliği diye abuk subuk konuşma. asabımı bozma. hadi kendi yoluna düşüncelerine bakılırsa sen o olimoiyatları ağzına alacak son kişisin ağzını çalkala.

      • Halit

        işine gelmeyince yeni girişler yaparak cevap vermekte sizlere has galiba.

      • Halit

        biz burada tartıştık. siz 10 gün sonra cevabını yazıyosunuz. biraz geç. önemli değil. ben yinede (bey) demeyi tercih ederim. Uğur bey yorumlara daha hızlı cevap veriyor. sizdende aynı hassasiyeti bekliyoruz.

      • Uğur Yurtsever

        Sanırım ortada bir yanlış anlaşılma var. Oruç oyunun dublajından bahsediyor, siz gerçek hayattan. Bence yorum yapmadan önce konuyu tam bir anlayalım. Yoksa tartışmalar gereksiz yere uzayıp gidiyor. Ayrıca Oruç da yorumlara cevap verme konusunda gayet hızlıdır. Gözünden kaçmış muhtemelen. 🙂

  7. Sabertooth

    He yok yeni giriş yapmadım. IP ye bağlı avatardan anlaşılır o zaten. Saçmaladığın için kaale almamıştım ama madem cevap verdim diğer zırvalarınada kısaca cevap vereyim.

    Kendi yazılarına bak derken ne kastetin bilemem ama kendi yazdığın ve benim yazdığım mesajları biraz irdelersen Türkçe’yi senden çok daha iyi yazabildiğimi düşünüyorum. En azından cümeleye büyük harfle başlanması gerektiğini bildiğim, “Türkçe” yerine “Tütkce” yazmayacak kadar yazdıklarıma şöyle bir baktığım belli. Elbet hatasız kul olmaz ama bana Türkçe olimpiyatlarını ağzına alıcak son kişisin derken, kendini o listede nereye koyman gerektiğini de bir düşün derim.

    Spambotluk yapmaya değer bir şey yazdığına inanmış olman ayrıca başka bir komik durum. Sana sabaha kadar anlatsamda birşey değişmeyeceğinden artık daha boşuna cevap vermekle uğraşmayıp seni kendi haline bırakıyorum ve esenlikler diliyorum Halit kardeşim.

  8. Ziyaretçi

    sende demiş olabilirsin ama kesinlikle bende dedim sonra bana manisa tarzanı dedi bakabilirsin bir de TÜRKÇE KONUŞMADAN BAHSEDEN KİŞİ GUDBAY DİYE KELİME YAZARMI ÇOK KOMİK BİRİSİ

  9. serhat özcan

    sen askerde değilmisin oruç dim nası yapıyosun incelemeleri komutanların çocuklarının bilgisayarlarına ps3lerine mi dalıyorsun geceleri napıyosun anlamış değilim sırlarını benlede paylaş 🙂 bende rahat ediyim askerde

  10. dinçer

    yahu böyle kekoları nasıl alıyorsunuz buraya hayret ya bi ara lazboy denyosu vardı şimdide bu kamil. allah bilir ikisi aynı kişidir. çokmu arıyosunuz bunları bilmiyorum ki 🙂

Bir cevap yazın