İnceledik! God of War III

God of War ile ilk tanışmam oyunların çıktığı yıllardan çok çok sonra oldu. Açıkçası Devil May Cry tarzı kombo sistemi içeren dövüş oyunları çok basit geliyordu bana. Değil PS3, Xbox 360, daha PS2’mun bile olmadığı yıllarda duymuştum God of War’u ve pek çekici gelmemişti… Ta ki bir gün Metal Gear Solid 3 oynamak için bir Playstation 2 alıp eve getirene kadar.

Playstation 2’yi ikinci el olarak bir arkadaştan almıştım ve bana elindeki oyunları da vermişti. Oyunların arasında God of War ve God of War 2’de vardı ancak ilk oyunu takıp gemi sahnesine baktıktan sonra pek ilgimi çekmemiş, “bildiğin hack&slash işte” diyerek bir kenara atmıştım oyunu. Çok canımın sıkıldığı günlerden birinde tekrar açtım aleti ve elime gelen ilk oyun olan God of War’u yine oynamaya başladım. İlk üç başlı Hydra boss’unu yendikten sonra oyunun içine çekildiğimi hissetmeye başlamıştım… Her ne kadar bu tarz oyunları sevmesem de diğerlerinden çok farklı bir hissiyatı vardı God of War serisinin. Kratos gibi güçlü bir karater miydi oyunu çekici kılan, oyunun oyuncuya hissettirdiği güç hissi mi yoksa Yunan mitolojisinden aldığı temaları gerektiğinde istediği yönde değiştirerek çok başarılı bir şekilde oyuncuya sunması mı? Emin değildim, tek bildiğim God of War’dan deli gibi zevk aldığımdı…

God of War 3 10

İlk oyundan beri hepimizi ekran başına bağlayan Kratos, bu sefer her zamankinden daha dövmeli ve daha sinirli.

Birincisi bittiğinde God of War’a olan açlığım dinmemiş olsa gerek ki ikinci oyunu taktım hemen ve oynamaya başladım. Bu sefer grafiksel anlamda da sınırları zorluyor, Playstation 2’yi adeta yeni nesil bir konsol haline getiriyordu. 2005-2006 döneminin next-gen oyunlarıyla yarışacak seviyedeydi cidden grafikler. Grafikler dışında herkesin bildiği formül aynen uygulanmış, her ne kadar ilki kadar olamasa da oldukça epik bir deneyim yaratılmıştı. İlk oyunda onu zincirlere bağlı tutup karısını ve çocuğunu ona öldürten Ares’i Pandora’nın Kutusu yardımıyla öldürüp savaş tanrısı olarak Ares’in yerine geçen Kratos’a bu sefer Zeus ihanet ediyor, onu öldürmeye çalışıyordu. Kratos ise Zeus’un azılı düşmanları “eski tanrılar”la, yani Titan’larla anlaşıyor ve oyunun sonunda Titan’ların sırtında Olimpos dağına tırmanırken görüyorduk Kratos’u… Ve tek bir yazıyla bitiyordu oyun: “Son başlıyor!”

Aradan 2-3 sene geçti, Kratos’la yaşadığımız muhteşem, unutulmayacak maceralar yavaş yavaş silik anılara dönüşmeye başlamıştı kafamızda. Derken üçüncü oyun duyuruldu ve hemen ardından bir teaser geldi. Teaser’da Zeus, Olimpos’un hiçbir şekilde düşmeyeceğini anlatırken Kratos çıkıyor ve “Her şeyin sonunda yalnızca kaos olacak!” diyordu. Bu bile God of War III hayranlarına yetmişti. Tam olarak senaryosunun nasıl olduğunu, en sonunda ne olacağını bildiğimiz bir oyun bizi bu kadar heyecanlandırabiliyordu?

Video oyunlarının kendine has gücünü, “interaktif olma” özelliğini sonuna kadar kullanması ve bir film olmaya çalışmak yerine mükemmel bir oyun olma idealinde ilerlemesi sayesinde… Hikayenin sonunda ne olacağını bilsek de o karakteri oyunun sonuna kadar yönetme, onun gözlerinden keşfetme, görme, öldürme düşüncesiydi bize asıl heyecan veren. Tek istediğimiz tekrar Kratos olmaktı…

Yayınlanan E3 demosu ile daha da bir kendimizden geçtik ve sabırsızlıkla beklemeye başladık. Aradan uzun zaman geçti ve yavaş yavaş oyunun ilk kısımlarında olacak olan Titan savaşları ortaya çıkmaya başladı ve oyunu bekleyen herkesin ağzı bir karış açık kaldı. Görüldüğü üzere üçüncü parti yapımcıların tembellikten/kâr korkularından yapamadıklarını yaparak PS3’ün gücünü her anlamda sonuna kadar kullanmıştı Sony yapımcısı Santa Monica. Her sahnesi ayrı muazzam ve ilmek ilmek detay işlenmiş bir oyun olacağa benziyordu God of War 3 görünüşe göre.

God of War 3 8

Kratos'un öfkesini demoda görme şansımız olmuştu, ancak şimdi tam anlamıyla hissediyoruz.

En sonunda bekleyiş bitiyor ve oyun bir-iki gün içerisinde raflardaki yerini alıyor. Peki nasıl olmuş oyun? Gerçekten dünyanın en “epik” oyunu olmayı başarabilmiş mi? Grafikleri nasıl? Ses efektleri nasıl? Genel olarak tatmin edici bir oyun olmuş mu?

İlk oyunda sırtındaki labirente girip Pandora’nın kutusunu aradığımız Chronos adlı Titan vardı ya? God of War 3’te onu öldürüyoruz.

İşte böyle bir oyun God of War 3.

13 Yorum

  1. Oruç Dim

    Teşekkür ederim Uğur’cum.

    Senden sonra zaten “bu da IGN’den” adamı gelir, yuvalanır aşağıdaki yoruma, hahahahaha 😀 “bu da IGN’den, bu da IGN’den… Hepsi IGN’den yahu bunların?!”

    Neden spesifik olarak IGN’se, onu da anlamadım 😀

  2. MaRIkO

    ilk adam gibi konsol deneyimim diyebilirim bu oyun için. nedense konsol başında olmaktansa pc başında olmak herzaman daha fazla hoşuma gidiyor. neyse hazır evde ps3 varken bu oyunu bir alıyımda oynayayım dedim. açıkcası pc oyunlarından sonra grafik manasında bana yavan geldi. tabii bu benim gözümün pc grafiklerine alışmış olmasından olabilir bunu bilemem ama neyse. oyun gerçekten sürüklüyor. pcye yeni anakart aldım normalde sistemi tam kurupta adam gibi çalıştığına emin olmadan kalkmam başından (bu konuda saplantılıyımdır) ama gow3ü oynamak için pc açmıyorum bile. yani Oruç’un yorumuna katılmamak elde değil oyuna başlayınca insan ya bildiğimiz hacknslash ne artısı varki grafikler ve konu haricinde diyor ama bir yandanda oyunu oynamayı bırakamıyorsunuz. bitirene kadar kalkmam başından haftasonu.

  3. randall flagg

    bi hayli vasattı.özelliklede senaryo odaklı birşeyler arıyorsanız.o cronos 2. oyunda bize bol bol gü. vermemişmiydi? yardımına ihtiyacımız var edebiyatı yapmamışmıydı? bütün titanları tanrıları çekirdek gibi çitlemek bana hiç eğlenceli gelmedi.titan yada tanrı kestiğimizi hissedemiyoruzki? hades nasıl olurda ilk oyundaki yaratığı olan minotour dan çoook daha zayıf olabilir? bu kadar basitse neden pandoras boxın peşinde koştuk.

  4. Ziyaretçi

    arkadaşlar oyun tam anlamıyla süper tavsiye ederim ps3 de aldım görüntüsü hareketlerı çekimleri harika mükkemmel bır oyun herşeyıyle çok zekice ve süper yapılmış gerçekten tebrik ediyorum oyunu yapanlara bakıyorum ve gerçekten  emek verilmiş yanı süper oyun herşeyiyle God Of War 3 kesinlikle süper tavsiye ediyorum.

  5. Ziyaretçi

    ben god of war 3 ü bitirdim oyun en sonunda kendine sapladığın ve bedenini sonsuzluğa verdiğin kılıç olan blade of olympusla ya da zeus u öldürmek için kullandığın blade of exileıyla , the cavernsten aşağı atlayıp elmasları kırmak için kulllanılan nemean cestus uyla ve bossslarıyla çok güzel bir oyun 

  6. akrep kıral

    GOD OF WAR

    Gelmiş geçmiş en iyi PlayStation 2 oyunu hangisi sorusu sorulduğunda bir oyun var ki akranlarının arasından sıyrılmayı iyi başarıyor. Kuşkusuz “God of War”dan bahsediyorum. Acaba temeli mitolojiye dayanan oyun elde ettiği şöhreti hak ediyor mu diye oyunun kahramanı Kratos’a macerasında biraz eşlik ettik.

    Yunan Acısı
    God of War adlı oyun bizleri Yunan mitolojisinin fantastik dünyasına götürüyor. Antik mekanlar, yer altı canavarları, ölümsüzler, insanüstü kaslara sahip insanlar ve tanrılar, tanrıların oyundaki yeri çok önemli. Yunan tanrılarından biraz bahsedecek olursak; başta Zeus geliyor. Zeus Yunan mitolojisinde tanrıların tanrısı olarak geçiyor. Şimşekler ve gök gürültüleri ondan sorulur. Athena ise akıl, sanat, barış ve savaşın tanrıçasıdır. Babası tanrıların başı olan Zeus’tur. Ayrıca Atina kentinin de baş tanrıçası ve koruyucusudur. Zaten şehir adını ondan almıştır. Ares savaş tanrısıdır. Babası Zeus’tur ve Athena’nın kardeşidir. Ares, Athena’nın aksine savaşlarda akıl ve mantık ile hareket etmez. Ona göre çözüm kaba kuvvet ve güçlü bir ordudur. Son olarak bahsedeceğim tanrının adı Hades. Kendisi yeraltı dünyasının tanrısı ve Zeus’un kardeşidir. Kendisine inananlarının sayısını arttırmak için delice uğraşan açgözlü bir tanrıdır. Oyundaki tüm yaratıklar Hades tarafından yeryüzüne, Ares’e hizmet etmesi için gönderilmiştir. Bu saydığım tanrıların arasında bizim kahramanımızın adı Kratos. Kendisi Spartalı acımasız bir askerdir. Kendisi çoluk çocuk demeden önüne geçen herkesi kılıçtan geçirmektedir. Girdiği her savaşta galibiyetler alan Kratos, sonunda Sparta ordusunun başına getirilir. Artık Kratos ve ordusunun karşısında kimse duramamaktadır. Fakat her çıkışın bir inişi vardır. Günün birinde bir savaşta Kratos ve ordusu yenilgiye düşer ve Kratos savaş tanrısı Ares’e hayatına karşılık düşmanını yerle bir etmesini ister. Düşman yok edilir fakat Kratos artık tamamı ile Ares’e aittir. Ares adına birçok yeri fetheder ve fethettiği yerde canlı bırakmaz. Bu durum Kratos için artık çekilmez bir noktaya gelmiştir. Günlerden bir gün Ares, kardeşi Athena’nın güzel şehri Atina’ya göz dikmiştir. Yani tanrılar arası bir çekişme, kavga başlamıştır. Hades’in yeraltı ordusunu da yanına alan Ares Atina’yı yerle bir etmeye başlar. Gözü dönen Ares’i durdurmak için ise tanrılar seferber olur ve Kratos’u görevlendirir. Kendisine Atina’yı kurtarma karşılığı özgürlük ve geçmişinden kurtulma vaat edilir. Ve büyük macera başlar.

    Sparta May Cry
    Oynanış ve dövüş olarak God of War ilk bakışta Devil May Cry’ı andırsa da aslında tamamen farklı bir yapıya sahip. Kratos karşısındakine inanılmaz vahşice davranıyor ve düşman – sivil ayrımı yapmadan önüne geleni ortadan ikiye ayırabiliyor. Macera öğeleri de işin içine karışınca tam anlamı ile kendi stili olan bir oyun ortaya çıkıyor. Oyunda ilerledikçe tanrıların belirli güçlerini alan (Zeus’un şimşeği gibi) Kratos’u durdurmak neredeyse imkansız oluyor. Öldürdüğü her düşman veya sivilden çeşitli ruhlar çıkmakta. Bunlar kırmızı, yeşil ve mavi olmak üzere üçe ayrılıyor. Kırmızı ruhlar ile kılıçlarınızı ve özel güçlerinizi güçlendirebiliyorsunuz. Mavi ruhlar özel güçlerinizi kullanmak için gerekli iken yeşil ruhlar enerjinizi doldurmaya yarıyor. Bu ruhlar ayrıca oyuna bolca serpiştirilmiş olan sandıklarda da karşınıza çıkabiliyor. Yine bu sandıklardan çıkan nesneler ile enerji ve özel güç barınızı uzatabiliyorsunuz. Bu sistem Onimusha’dan alınmışa benziyor. Oynayanlar bilir, Onimusha’da da öldürdüğünüz düşmanın üzerinden çeşitli renklerde ruhlar çıkmakta.

    Kratos’u üçüncü şahıs bakış açısından yönetiyoruz. Kontroller oldukça dinamik ve büyük bir özgürlük tanıyor. Kratos zıplayabiliyor, yuvarlanabiliyor, tırmanıyor, yüzüyor kutuları itebiliyor kısacası her şeyi yapabilme imkanına sahipsiniz. Yine oyunda kombo yelpazesi oldukça geniş. En iyi dostunuz kaos kılıçları olacak. Sıkıştığınız zaman ise özel güçleriniz koşacak imdadınıza. Kısacası oyundaki kontroller çok basit ve mükemmeller. Oyunda her an tetikte olmanız lazım. Çünkü düşman her yerden gelebiliyor. Bazen de perspektif kamera açıları önünüzü görmenizi zorlaştırıyor bu yüzdende dikkatli olun. Bu cümleyi sakın kamera açıları kötü diye algılamayın. Oyunda oldukça iyi kamera açıları kullanılmış. Her görüntü ayrı sinematik değerler taşıyor. Yani siz yolunuzda ilerlerken ileride Ares’in Atina’yı nasıl yerle bir ettiğini durup izleyebilirsiniz. Ayrıca kapalı kapıları, camları, çerçeveleri kırmayı da ihmal etmeyin. Arkalarında sandıklar olabilir. Düşmana karşıda çok dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Oyun göründüğü kadar kolay değil. Ben normal olarak oynadım ve yaratıklar bazı yerlerde epey kök söktürüyor. Özellikle kalabalık ortamlarda dikkatli olun. Yine “boss” düşmanlar en dikkat edilmesi gereken arkadaşlar oluyor. Oyunun kontrollerinden kısaca bahsetmem gerekirse; kare ve üçgen ile kılıcınızı sallıyorsunuz. Yuvarlak ile düşmanınızı kaparak çeşitli biçimlerde sonunu hazırlayabiliyorsunuz. Yalnız dikkat edin kocamanları kapmanız biraz zor. X ile de zıplıyorsunuz. L3 ile ilerliyorsunuz ve R3 ile yuvarlanabiliyorsunuz. Yuvarlanmak kalabalık düşmanın arasından sıyrılmak için ideal yöntem. L1 ile kendinizi korurken L2 ile özel güçlerinizi kullanabiliyorsunuz. Özel güçlerinizi ise yön tuşları yardımı ile değiştirebiliyorsunuz. Oyundaki aksiyon tuşunuz ise R2. Çeşitli kapıları veya sandıkları R2’ye tıklayarak açıyor veya kırıyorsunuz. Birde kayıt noktalarında R2 ile kayıt ediyorsunuz. Kayıt noktaları sarı ışık huzmesi olarak karşınıza çıkıyor. Yani istediğiniz zaman kayıt edemiyorsunuz.

    Kombinasyonlara Dikkat
    Dövüşürken sinematik hareketler yapmak için kombinasyonlara dikkat etmeniz lazım. Mesela bir devi hırpaladıktan sonra tepesinde yuvarlak işareti çıkıyor. Siz yuvarlağı basınca çeşitli tuş kombinasyonları karşınıza çıkıyor. Bu tuşlar her seferinde değişiyor ve doğru yaparsanız Kratos düşmanını artistik bir şekilde öldürüyor. Yine diğer yaratıklarda yuvarlak tuşuna sürekli basarak ağzından içeriye kılıç sokabilir veya yılan kafalı taşa çeviren yaratıkların (Medusa) kafasını L3’ü doğru yönlere çevirerek koparabilirsiniz. Eğer yanlış yaparsanız dayak yersiniz. Oyunun macera yönü de oldukça ağır basmakta. Kapıları açmak için çeşitli yollar bulmak, yaratıklardan kurtulmak için çeşitli hamleler yapmak, suyun üzerindeki kolonlardan geçmeyi başarmak, kısacası dövüşmediğiniz sürenin tamamı oyunun macera kısmını oluşturuyor. Aksiyon ile macera dengesi iyi ayarlanmış durumda. Elbette saf macera oyunlarındaki zorlu bulmacalar bu oyunda yok. Ama inanın God of War macera öğeleri bakımından da dört dörtlük bir yapım olmuş.

    Tanrıların Şehri Atina
    Oyunun grafikleri için tek kelime ile mükemmel diyebilirim. Her şeye dikkat edilmiş, arka planlara, evlere, heykellere her şeye. Oyun içerisinde aniden durup manzara bile izleyebilirsiniz. Etkileşime girebileceğiniz o kadar çok şey var ki saymakla bitmez. Neredeyse her şeyi kırıp dökebiliyorsunuz. Efektler ise bir başka şahane. Yine karakter ve yaratık modellemeleri dört dörtlük, ara videolar ise şahane. Grafiksel olarak neredeyse hiç eksi bulunmamakta, hatta ileri gidip yok bile diyebilirim. Yine müzikler atmosferi çok iyi derecede tamamlıyor. Kratos’un sert sesinden tutun Yunan mitolojisini insana yaşatan ezgilere kadar her şey mükemmel. Patlamalardan tutun arka planda bağrışan ve yardım için yalvaran insanların sesleri duyulmaya değer. Kratos’un içinde bulunduğu ortamı size aynen yaşatıyor. Kısacası karşımızda teknik bir deha duruyor desem yalan olmaz.

    Kratos Her Eve Girmeli
    God of War ile Sony bir sanat eseri yaratmış diyebilirim. Evinde yakınında bir Ps2’si bulunan herkesin mutlaka oynaması gereken bir yapım var ortada. Teknik özellikleri olsun, sıkmayan oynanışı olsun, konusu olsun oyun bir numara olmayı hak ediyor.

    GOD OF WAR II

    “God of War” adlı oyunun oyun dünyasına girdiğinde yarattığı etkiyi eminim kimse unutmamıştır. Kratos’un PlayStation 2 tarihinin en mükemmel oyunu olduğu konusunda eminim herkes hemfikirdir. Mitolojiden gelme etkileyici senaryosu, grafikleri, müzikleri ve rahat oynanabilirliği ile Sony mükemmel ötesi bir oyun yaratmıştı. Fakat her güzel şeyin bir sonu vardır. Nihayetinde God of War’ da bitmişti ve arşivimizde en güzel köşeyi kapmıştı. Beklentiler artık ikinci bir oyun yönündeydi ve bunu gören Sony beklentileri karşılıksız bırakmadı ve devam oyunu “God of War 2”yi milyonlarca hayranı ile buluşturdu. Doğal olarak bizde hemen bir tane edinip evimize götürdük ve yüksek beklentilerimiz ile beraber konsolumuza güzelce yerleştirdik. Peki sonuç? İncelememizde.

    Şiddet, Kin ve Öfke
    İlk oyundan hatırlayacağınız üzere Sparta ordusunun komutanı Kratos, barbarlara karşı yenilginin eşiğinde iken savaş tanrısı Ares’i çağırır ve hayatı karşılığında düşmanını yok etmesini ister. Ares, Kratos’un dileğini yerine getirir ve tüm barbarları öldürür. Kratos’ta artık Ares’in hizmetine girer. Ama nasıl bir işe bulaştığının farkında bile değildir. Gelgelelim Ares kardeşi Athena’nın şehrini yerle bir etmeye kalkışır. Diğer tanrılarda Kratos’a bir teklif yapar. Eğer Kratos Ares’i durdurabilirse özgürlüğüne kavuşacaktır. İlk oyun boyunca hep bunun için uğraşmıştık ve sonunda Ares’i öldürerek özgürlüğümüze kavuşmuştuk. Ayrıca bununla da yetinmeyip tanrı katına çıkmıştık. Diğer tanrılar Kratos’u Ares’in yerine yeni “God of War”, yani savaş tanrısı yapmışlardı. Kratos tahtında biz ise gururla ekranın başında oyunu bitirmiştik. İkinci oyunda kaldığı yerden devam ediyor. Kratos tanrı olmanın keyfini çıkaracağına tüm öfkesi ile şiddet estirmektedir. Çünkü ölen karısı ve çocuğunu unutamamaktadır. Tüm hıncını ve geçmişinden kurtulmak amacı ile ölümlülere saldırmaktadır. Bunu gören diğer tanrılar Kratos’tan rahatsız olmaya başlamışlardır. Nihayetinde Kratos son damlayı da taşırır ve koruyucusu Athena’yı da karşısında bulur. Rhodes şehrini yıkmak için Olympos’tan dünyaya bizzat inen Kratos’u bir sürpriz beklemektedir. Yoktan gelen bir kuş Kratos’un tüm tanrılık güçlerini elinden alır ve Kratos devasa boyutundan normal insan boyutuna geri döner. Artık o bir ölümlüdür ve karşısında ona kin ve intikam ile bakan dev ordular vardır. Bundan sonrası ile oyuncunun elindedir. Bu anlattıklarım oyunun sadece giriş videosu. Yani tüm konuyu anlattı diye bir kaygınız olmasın. İlk başlarda Athena’ya küfürler savuran Kratos’u oyun boyunca neler bekliyor tahmin bile edemezsiniz. Sadece şunu söyleyebilirim ki ilk oyundaki Kratos aslında melek gibi adammış. Kratos artık iyice kana susamış, vahşileşmiş olarak karşımıza çıkıyor. Kılıcı ile önüne geleni biçiyor, parçalıyor ve fırlatıyor. Ve kan gövdeyi bu sefer üç kat daha fazla götürüyor. Şikayetçi miyiz? Elbette hayır. Gerçek hayatta böyle şeyler göreceğimize oyunlarda bolca görelim daha iyi.

    Dediğim gibi oyuna eksi Kratos olarak başlıyorsunuz ve şehirlerinin yıkılışı ile çılgına dönen askerler üzerinize saldırıyor. Kratos yine ölümlü olduysa da çeşitli güçleri hala onunla. Tabi en önemlisi silahınız ilk oyun sonunda kavuştuğunuz Athena’nın altın kılıçları oluyor. Tıpkı ilk oyundaki Kaos kılıçları gibi bu kılıçlar ile de birçok artistik hareket yapabiliyorsunuz. Yani yabancılık çekeceğiniz bir durum yok. Hatta aksine Kratos yeni hareketler bile öğrenmiş. Kılıçları ile kanca vb. şeylere tutunarak oradan oraya atlayabiliyor, düşmanı şaşırtabiliyor. Ayrıca oyunda ilerledikçe çekiç, mızrak gibi değişik silahlara kavuşacaksınız. Benim tercihim ise elbette Athena’nın kılıçlarından yana.

    Kılıçlar ve Büyüler
    God of War 2’nin ilk oyundan büyük farklılıkları bulunmamakta. Yine tek bir tuş hareketi ile etrafa şimşekler çakarak birçok düşmanın canını okuyabiliyorsunuz. İkinci oyunda yeni büyüler bizlerle olacak. Etrafa büyülü oklar yağdırabileceğiniz “Typhons Bane”, Elektirk yayabileceğiniz “Crono’s Rage”, deprem yaratabilen “Atlas Quake” ve karşınızdakini taşa çevirebileceğiniz “Head of Euryale “ yeni büyülerimiz olacak. Etrafa bolca serpiştirilmiş sandıklardan çıkan yeşil ve mavi ruhlar ile enerjinizi ve gücünüzü doldurabiliyor, kırmızı ruhlarla da silah ve büyülerinizi güçlendirebiliyorsunuz. Yine macera öğeleri de yerlerini almış durumdalar. Önümüzdeki kapıyı açmak için heykel çekmeler, zamana karşı yarışmalar, bin bir çeşit bubi tuzakları, labirentler kısacası hepsi yerlerini almış durumda. Peki oyunda değişiklik yok mu ? Elbette ki var. İkinci oyunda etrafta etkileşime girebileceğiniz daha çok nesne ve eşya bulunmakta. Dövüşler sırasında artistik hareket çeşitlilikleri epey arttırılmış durumda. Bununla paralel olarak eğlence seviyesi bir kat daha artıyor. Bu sefer karşınızdaki düşman daha dinamik ve daha hareketli. Ayrıca boss dövüşleri kanımca biraz daha zorlaştırılmış gibi. Belki bana öyle gelmiştir ama boss dövüşlerinde ilk oyundan biraz daha fazla zorlandım diyebilirim. Eğer iyi bir God of War oyuncusu değilseniz yeni analog paralarını hazır edin derim. Analog demişken oyundaki kontroller bilindik. İlk defa oynayanların ise kolayca alışacağı türden. X tuşu zıplıyor, yuvarlak düşmanı kapıyor, kare ve üçgen ile en klas hareketleri yapabiliyorsunuz. L1 ile kendinizi koruyabiliyor ve L2 ile büyülerinizi kullanabiliyorsunuz. Son olarak R1 ise aksiyon tuşumuz oluyor. Kapı açma, eşya itme gibi görevleri R1’e basarak gerçekleştiriyoruz.

    Yahu Bu Ps3 Değil mi?
    Grafiksel ve Müzik olarak God of War Ps2’nin tüm gücünden yararlanıyor. Sony çalışanları yine bir sanat eseri yaratmışlar diyebilirim. Mitoloji üzerinde iyi çalışmışlar ve her karakterin çiziminden tavırlarına kadar her hareketi dört dörtlük olmuş. Hydra olsun, tepegözler olsun, lejyonerler olsun hepsinin kendi çaplarında birer karizması var. Arka plan çizimlerinde ise resmen devrim yaratılmış. Çizim uzaklığı neredeyse sınırsız. Durup dakikalarca etrafı seyrettiğim olmuştur. Hareket eden, etmeyen her şeyin detayı üst seviye. İlk oyundaki arkadaşlar bile grafiksel olarak güzelleşmiş olarak karşımıza çıkıyorlar. Kısacası grafikler bir Ps3 oyununkiler kadar harikalar. Çalan parçalarda grafikler kadar ihtişamlılar. Gaza getiren müzikler, mitolojiyi aynen yansıtan parçalar, efektler harika. Atmosferi büyük oranda tamamlıyorlar. Kısacası ilk oyundan da daha iyi bir God of War var karşınızda düşünün artık.

    Bekle bizi Olympos
    God of War’ın ilk oyunu oynayanlar doğal olarak ikinci oyunu alacaklardır. Eğer ilk oyunu oynamadıysanız ki ayıp edersiniz, Ps2’nin veda etmeden önce son bombasını muhakkak oynamanızı öneririm. Bu oyundan sonra kolay kolay oyun beğeneceğinizi pek zannetmiyorum. Bu arada oyunun üçüncüsünün next-gen konsollar için çıkacağı kesin olmasa da nette iyice yayılmış durumda.

    Arkadaşlarımdan ve tanımadığım daha birsürü kişiden imzam dolayısıyla PM aldım. Bu istek üzerine bunu yapma gereği duydum.

    God of War’ın ana başlığını bütün aramalarıma rağmen bulamadım.Buraya neden yazdın, ana başlık varken sen konu açıyosun deyip emeğime yazık etmeyin.Çok uğraştım. Ana konuyu bulamadım.Kusura bakmayın

  7. oğuz civlez

    bu çok güzel oyun bi ara bi bagımlılık yaptı bana okulda ders dinlemiyodum defterlerime godofwar yazıp resimlerini çiziyodum bu oyun süper bana sorcak olucaksanız en güzeli godofwar 1 sonra godofwar3 sonra 2 gelir ama godofwar 3 ün sonu ne olaak merak ediyorum bu oyun mükkemmel godofwar 1 i 6 kes godofwar 2 yi 3 kez bitirdim 3 übitirmedim ama baştan sona viedosunu intrnetten izledim oyun süper he bu arada godofwarın anlamı savaş tanrısı demek.

  8. tuna çelik

    var ya bu god of war hayatımda gördüğüm en iyi playstation oyunu 11 yaşındayım ve oyunun tümünü bitirdim 1’i 2 kere 2’yi 8 defa ve 3’ü 4 kez bitirdim bana göre god of war 2 en kolayı benim god of war 3’ün en sevdiğim tarafı tartarus’ta Kronosu öldürmemdi

Bir cevap yazın