İlk Virüs Nasıl Ortaya Çıktı (Nostalji)

Beğendiniz mi?

Bir haftalık aradan sonra nostalji bölümümüze kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu haftaki konumuz ne bir donanım, ne bir yazılım; bilgisayarı olan herkesin mutlaka en az bir kere hayatına giren virüsler, daha doğrusu virüslerin ortaya çıkış tarihi ve ilk yazılan virüs.

İlk yazılan virüsün hikayesine gelmeden önce sanırım önce virüsün ne olduğunu bir kez daha hatırlamak gerekiyor; zira bazen zararlı programlar ile virüsler karıştırılıyor.  Herhangi bir komut almadan bağımsız bir şekilde kendini başka bilgisayarlara kopyalayabilen yazılımlara virüs diyoruz. Yani genel kanının aksine, her zararlı yazılım virüs değildir. Aslında yine genel inanışın aksine virüslerin zararlı olmayanları da vardır. Makalenin devamında zararlı olmayan virüslerden bir iki örnek de vereceğim.

virüsten kaçan bilgisayar

İlk virüsün çıkışı da tartışmalı bir konu aslında çünkü ilk virüsün bir teori, birde pratik kısmı var. Virüslerin kendini kopyalama özelliği olduğunu yukarıda söylemiştim, eğer bir programın kendini kopyalayabileceğini teorik olarak ileri süren ilk kişiyi virüslerin babası sayarsak; virüslerin babası macaristanlı araştırmacı John von Newman’dır. Newman, “kendini kopyalayabilen yazılım” teorisini ortaya attığı zaman takvimler 1949 yılını gösteriyordu.

Newman’ın, ortaya attığı teoriden uzun yıllar sonra 1979 yılında Xerox Palo Alto araştırma merkezinde çalışan uzmanlar, ilk bilgisayar kurtçuğunu (Worm) geliştirmişlerdi. Bu ufak yazılımın amacı ağlara sızıp çalışmayan işlemcileri tespit etmekti. Tabi o yıllarda kimse bunun ileride kötü niyetli yazılımlara ön ayak olabileceğini düşünmemişti.

Hasta bilgisayar

“Bilgisayar virüsü” terimini ilk ortaya atan ise, Güney Kaliforniya Üniversitesinden Fred Cohen oluyordu. Cohen, saldırgan davranışlar sergileyen bir yazılımın, başka programlara zarar verebileceğini ve kendisini başka bilgisayarlara kopyalayabileceğini iddia ediyordu. Yıllar hem Cohen’i haklı çıkarıyor, hem de yaptığı çalışmalar ileri de anti-virüs yazılımı geliştiren firmalar için kaynak oluşturuyordu.

Yıl 1982, 15 yaşında bir lise öğrencisi olan Rich Skrenta arkadaşlarına bir şaka yapmak ister. Skrenta’nın yazdığı Elk Cloner adlı virüs, Apple II bilgisayarlarını etkiliyordu ve kendini kopyalama özelliğine sahipti. Virüs, yayılmak için basit ama etkili bir yöntem kullanıyordu: eğer virüslü bir disket Apple II bir bilgisayarda çalıştırılırsa virüs, kendini bilgisayarın belleğine kopyalıyordu. Virüs kapmış bir bilgisayara takılan her temiz disket de bu virüsten nasibini alıyordu.

Flopi disket virüs

Skrenta’nın, yazdığı bu virüs sadece ekranda basit bir şiir gösteriyordu. İşte o şiir:

Elk Cloner: The program with a personality (Elk Cloner: Kişiliği olan bir program)

It will get on all your disks ( Bütün disketlerinize bulaşacak)
It will infiltrate your chips (Sizin bilgisayarınıza süzülecek)
Yes, it’s Cloner! (Evet, bu bir kopyalayıcı)

It will stick to you like glue (bu size tutkal gibi yapışacak)
It will modify RAM too (Belleklerinizi de modifiye edecek)

Send in the Cloner! (klonunuzu gönderecek)

Virüslerin hikayesi bu kadar değil tabi ama bir başka hafta virüs tarihine kaldığımız yerden devam ederiz. Şimdi sizi birkaç ilginç virüsle tanıştırmak istiyorum.

Pfff böyle bir virüsle karşılaşmak istemezdim.

(youtube)

www.youtube.com/watch?v=vGRkfWea4HE&feature=related

Mavi ekran ve virüs… İki nefret ettiğim kelime

www.youtube.com/watch?v=auzumF2F4pQ&feature=related

İntihar edebilen bir virüs…

www.youtube.com/watch?v=I0FPkCKMOlU&NR=1

Benim favorim, pinpon oynayan virüs 🙂

www.youtube.com/watch?v=v1-jNkzBx_M&feature=related

Virüs konusuna haftaya devam edeceğiz. Yine ilginç virüslerimiz olacak tabi ki.

Geçen haftayı telafi etmek için, hafta içi bir gün farklı bir konuda yine bir nostalji yazısı daha yayınlayacağız. Yine hararetli bir konu olacak sanırım.

7 Yorum

  1. Ziyaretçi

    insanlar bilgisayar virüslerinden vebadan korkar gibi korkuyorlar. ilk incelediğim virüs akşam 5’te beeper’dan yankee doodle müziğini çalan doodle virüsü idi. Daha sonra bunu değiştirip farklı melodiler çalan bir hale sokmuştum.

    daha sonra bilgisayarların boot alanına yerleşen cansu virüsünü ehliştirip zarar vermeyen ama önüne çıkan her medyaya kendini kopyalan bir hale sokmuştum. derken bu cansu virüsünden esinlenerek bilgisayarların mbr  alanını floppy diske yedekleyip, buraya Hardisk Kilitlidir lüften anahtar diski takın yazan bir programcık eklemiştim. böylece harddiskinize anahtar disk olmadan kısaca sizden başkası ulaşamıyordu.

    internet devri ile birlikte bazı internet erişim sağlayıcı firmaların kullancı şifrelerini olduğu gibi registry’de sakladığını görünce bunların çok kolay çalınabileceğini farkettim. çevreme “bunu mutlaka denemelisin” başlıklı bir emaille küçük bir program yollarsam kişinin tüm şifreleri kendi e-mail adresime gelebilecekti.  bunu deneme fırsatım olmadı ama benden 2 yıl sonra piyasada ilk trojanlar gözükmeye başladı.

    o dönemlerde virüslerle ilgilenlere öcü hortlak hatta sapık gözüyle bakan cahil cühela takımının değer yargılarına muhatap kalmış yaklaşık 12 senedir düşük düzeyli progamcılıkla ilgilenmeyen, winampta mp3 dinleyip facebookta flash oyunlar oynayan biri olmuştum. umarım birileri mutlu olmuştur 🙂

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

css.php