I Am Alive İnceleme

Ekstralar ve Genel Yorum

Karşımızda gerçekçi bir dünya olmasına karşın, bu dünyada işler bir o kadar da mekanik şekilde işliyor. İnsanlar büyük bir yıkımın ardından hayatta kalmışlar ve kendilerine yaklaşan herkese potansiyel tehlike gözüyle bakıyorlar. Oyunda karşılaştığınız ilk insanlardan aldığınız tepkiler güzel görünebilir, ancak kısa bir süre sonra her şeyin bir tekrardan ibaret olduğunu fark ediyorsunuz. İnsanın kendi barınağını ya da sevdiklerini korumaya çalışması doğal bir davranış ve sizi görür görmez bu tür insanlar tehditler savunmaya başlıyorlar, amaçları size zarar vermek değil, yalnızca sizi kendilerinden uzak tutmak. Bu tehditlere aldırıp, ondan uzaklaştığınızdaysa birkaç böbürlenme cümlesi daha duyuyorsunuz, ama bundan vazgeçip tekrardan o kişiye doğru yaklaşırsanız az önce duyduğunuz tehditleri bir kez daha işitiyorsunuz, bu döngü bu şekilde gidiyor.

Elbette bir otoritenin olmadığı yerde kural tanımaz insanlar da çoğalacaktır. I am Alive’da yalnızca kendini korumaya çalışan insanların dışında, dertleri serserilik olan insan gruplarıyla da karşılaşıyorsunuz. Bunlarda da aynı mekanikliği görmeniz mümkün. Kimisi doğrudan sizin yanınıza geliyor ve “surprise kill” saldırınızı yaparak, yanınıza yaklaşan bu kişinin boğazını palanızla kesiyorsunuz ve ardından da geriye kalan diğer birkaç kişiyle ilgileniyorsunuz, ama bu durum oyun boyunca o kadar çok karşınıza çıkıyor ki, sürekli aynı şeyi yapıyormuş gibi hissetmiyor, bizzat aynı şeyleri yapıyorsunuz.

Bu dünya da ateşli bir silahınız varsa sırtınız yere gelmez. Sizi tehdit eden serserilere silahınızı çektiğiniz vakit bir anda süt dökmüş kediye dönüyorlar, yalnız işin ilginç yanı silahınızı ortadan kaldırdığınızda, sanki bir daha silahınızı kullanamayacakmışsınız gibi, size karşı atağa geçiyorlar. Hele bazısı silah çekseniz bile bana mısın demeyip size saldırmaya devam ediyor. Kısacası oyun boyunca bu tür benzer birçok kurgulanmış yapay zeka hareketleriyle karşılaşıyorsunuz. Dışarıdan her şey doğal gözüküyor, ancak oyunu oynamaya başladıktan sonra her şeyin ne kadar aşırı bir şekilde kurgulanmış olduğunu görmek kimi oyuncuların tadını kaçırabilir.

Oyunda bir de yardımınıza muhtaç olanlar var. Bunlara yardım etmek ise tamamen size kalmış, ancak yardım ettiğiniz vakit bir “retry” hakkı elde ediyorsunuz. Bu ne demek olacak diye soracak olursanız, oyunda şayet retry haklarınızı tüketirseniz, bir önceki save pointten oyuna yeniden başlamanız gerekiyor ki, bu da sizi bir yarım saat öncesinde oynadığınız noktaya götürebilir. Şayet retry’ınız var ise bir önceki checkpoint’ten oyuna tekrar başlıyorsunuz ve bu da hemen hemen kaldığınız yer oluyor. Yalnız insanlara yardım etmek güzel bir duygu olsa da, içinde bulunduğunuz şartları unutmamanız gerekiyor. Yiyecek, içecek ya da sağlık paketiniz çok az ve insanlar bunlar için birbirini öldürüyor. Siz bunları birine verdiğinizde, sizin de ileride bunlara işiniz düşebilir ve işte o zaman çok zor dakikalar sizleri bekliyor demektir, bu yüzden kararlarınızı verirken iyi düşünmenizde yarar var.

I am Alive sahip olduğu atmosferlere sizi etkilemeyi başarıyor, şahsen beni etkiledi. Grafikler her ne kadar mükemmel olmasa da ve özellikle ışık yansımalarının normal dağılan bir ışıktan ziyade dikdörtgenimsi bir ışık demeti gibi durmasına karşın, yapımcıların hakim ton olarak seçtiği gri hava oyuna mükemmel uymuş ve size o yıkım havasını yansıtmayı başarıyor. Benzer şekilde her ne kadar çevreyle etkileşim sıfıra yakın olsa da, yıkılmış binalar, hurdaya çıkmış arabalar ve karşılaştığınız insanların yaşam mücadeleleri oyunun gerçekçi atmosferini gözler önüne sermeye yetiyor. Ayrıca karakterin yürüme animasyonları da oldukça iyi ve biri size silah doğrulttuğunda verilen tepki de gerçekçi duruyor. Elbette ki oyunun fiyatını da göz önüne alarak oyundan müthiş grafikler de beklememek gerekli. Şayet dikkat ederseniz çoğu yapay zeka karakterinin aynı hareketleri gerçekleştirdiğini göreceksiniz. Ayrıca öldürdüğünüz düşmanlar yerde yatarken onların içinden de geçebiliyorsunuz, yani yapımcılar oyunun grafikleri konusunda mükemmele yakın bir şeyler çıkarmak için kendilerini pek de kasmamışlar.

I am Alive sunduğu atmosferle başarıyı yakalarken, mekanik oynanışıyla da  – oyunun platform kısmından ziyade aksiyon kısmını kastediyorum- insanı ikilemde bırakmayı başarıyor. Ancak elinize silahı alıp yüzlerce insanı öldürdüğünüz oyunlardan sıkıldıysanız, I am Alive size değişik bir tat sunacaktır. Özellikle atlama zıplama anlarında dayanıklılık barınızın tükenmesi, tırmanış anlarınızda gerçekten de bir gerilim yaşamanıza vesile oluyor. I am Alive, yazının başlarında da belirttiğim gibi survivor türünü tam anlamıyla tanımlamayı başarıyor ve bu türden hoşlananların da hoşuna gideceğini düşünüyorum.

Editörün Puanı: 60

Oyun Xbox 360 platformunda incelenmiştir.

Bir cevap yazın