Homefront İnceleme

Vatanseverlik Sizi Mahveder

Aslına bakarsanız Homefront’un tek kişilik senaryosu için tamamen çöp demek doğru olmaz. Özellikle bir helikopter pilotu olan ana karakterimiz Robert Jacobs’un Kuzey Koreli askerler tarafından evinden alınmasını takip eden ilk bir saat içinde dramatik ve nefes kesici anları bir arada yaşadığımızı söylemem gerek. İlk olarak bindirildiğimiz okul otobüsü, Colorado sokaklarında ağır ağır yol almaya başlıyor. Otobüsün kirli camından Koreli askerler tarafından tutuklanan, yerlerde sürüklenen ve kurşuna dizilen insanları izliyoruz dehşet içerisinde. Otobüs, masum insanların feryatları ve içimizi parçalayan çocuk ağlamaları arasındaki yolculuğuna devam ederken bir annenin haykırışı duyuluyor aniden ve onu acı bir silah sesi takip ediyor. Gözümüz cama sıçrayan kanın yavaş yavaş süzülmesine takılmışken otobüse bir tır çarpıyor ve direniş güçleri tarafından kurtarılıyoruz.

Homefront 3

Ancak Homefront’un sıradan insanların direnişine odaklanarak bize daha önce tatmadığımız dramatik bir deneyim yaşatacağı söylenen hikayesi, duygularımız daha fazla çocuk ağlamasıyla iyice sömürüldükten sonra, günümüzün “modern savaşlar” modasına yem oluyor. Yalnızca bir helikopter pilotu olan ana karakterimiz Robert, ilk olarak bir çeşit elektronik işaretçiyle (hani şu Infinity Ward Modern Warfare 2’yi yaparken bizden çaldı dedikleri şey) yok edilecek hedefleri işaretleyen adam, daha sonra eline geçen silahlarla özel eğitimli Kore askerlerini üçer beşer harcayan bir Rambo, hemen akabinde Usain Bolt’a taş çıkartan bir sprinter, ardından da bir keskin nişancıya dönüşüyor. Peki ya pilotluk? Evet, en nihayetinde bir helikopter kullanarak zilyon tane hedefi yok ediyor ve direnişin kaderini (?) değiştirecek üç tankerin ele geçirilmesine yardım ediyoruz (evet sadece üç).

Kısacası Homefront’un hikaye kurgusu bizi ülkesini korumak için silah kuşanan sıradan insanların dramatik direniş hikayesinden Amerikan tarzı bir saçmalıklar yumağının içine bırakıyor.

Bütün bunlar gerçekten mantıklı açıklamalarla, sağlam karakterlerle ve başarılı bir hikaye örgüsüyle birlikte sunulsa belki yiyebilirdik (ki buna rağmen yiyenler çıkabilir bilemem). Ancak her şey o kadar kısa bir sürede gerçekleşiyor ve karakterler arasındaki diyaloglar o kadar zayıf kalıyor ki Kaos Studios’un birçok oyunda gördüklerini bile kopyalamakta zorlandığına şahit oluyoruz. Tamam, gerçekten nefes kesici birkaç sahneyle karşılaşmıyor değiliz. Hatta gerçek anlamda etkilendiğimiz anlar dahi yaşıyoruz. Fakat bu anların nefesi de inandırıcı ve gerçekçi bir deneyim yaratmaya yetmiyor.

Bölüm aralarında karşımıza çıkan ve Frontlines: Fuel of War’dakilere benzer çizimlerle hazırlanmış üç beş cümlelik ara videolar ise, hikaye anlatımını güçlendirmek bir yana dursun oyun için harcanan emek konusunda birçok soru işaretini de beraberinde getiriyor.

Bütün bu eleştirilere rağmen Homefront’un bizlere sunduğu bir alt mesaj olduğunu da söylemeliyim. Hani Amerika Birleşik Devletleri’nin işgal ettiği ülkelerdeki o intihar saldırıları ve bombalı araç eylemleri var ya. Benzer teknikleri Homefront’ta da Amerikalı direnişçiler tarafından uygulanırken görüyoruz ve insanoğlunun özgürlüğü için ne kadar ileri gidebileceğini daha iyi anlıyoruz. Ne var ki Kaos Studios (veya John Milius) bu empati kurma noktasında da fazla cesur davranamıyor ve bu alt mesaj da on beş saniye içinde oyunun “Amerikan” havası içinde eriyip gidiyor.

Homefront 2

Oynanış mekanikleri ise hikaye anlatımından daha parlak gibi görünüyor olsa da; piyasada gerçekten bir silah taşıdığınızı hissedebileceğiniz oyunlar varken (mesela Killzone 3) yalnızca “eh işte” denebilecek kadar başarılı. Vuruş ve kontrol hissi yeterince keskin; ancak gerçekçilikten uzak. Özellikle uzun mesafeli atışlarda merminin havada kaldığı o minik süreyi hissedemiyor olmak deneyimden çok şey götürüyor. Ayrıca birçok silahın sesleri de güçlü birer silahtan çok bir çiviatar kullanıyormuşuz hissi veriyor. Bununla birlikte yapay zeka da “zeki” davranmak yerine bize sayıca üstünlük kurmaya çalışıyor; hatta bazı noktalarda açık açık düşman “spawn” olduğunu bile görüyoruz. Yanımızda savaşanlar ise Frontlines’ın aksine bu kez vurduklarını öldürebilmek açısından daha başarılı görünseler de yine işin büyük bir kısmını biz yapıyoruz ve bu da oyunun “direniş” atmosferinden çok şey götürüyor (hoş böyle bir atmosfer de yok ya neyse).

Kısacası Kaos Studios, Frontlines’ta da olduğu gibi, tek kişilik senaryo ve oyun tasarımı anlamında bir kez daha duvara tosluyor. Yine de Homefront en azından kan revan anlamında cimri davranmıyor ve 4 saatin sonunda en azından adam öldürmeye doymuş bir şekilde ayrılıyoruz oyunun başından. Aslına bakarsanız ayrılamıyoruz. Zira Homefront- ilk başta inanmakta güçlük çeksek de- bizleri gerçekten başarılı ve ufak sorunları halledilirse uzun süreler oynanabilecek heyecanlı bir çoklu oyuncu deneyimine davet ediyor.

13 Yorum

  1. Sabertooth

    Spoiler dedikleri şey, bu sayfada ilk paragrafta yazanlar olsa gerek. 🙂 Öte yandan inceleme güzel olmuş. Fazla uzatmadan bahsedilmesi gereken herşeye değinmişsiniz.

  2. Uğur Yurtsever

    Yani aslında bu spoiler kavramına nasıl yaklaştığınızla ilgili :p Adamlar yayınladıkları videolarda çok daha fazlasını gösterdiler zaten. Teşekkür ediyoum bu arada, aradan Dragon Age 2 falan çıkmadığına şükretmek lazım sanırım. 🙂

  3. Sabertooth

    Tabiki de. Sunulan videoları izlediğimiz zaman oyunu oynamaya neredeyse gerek bile kalmıyor. Ama ben bütün merakımı bastırıp birçok videoyu izlemeyip sonra da o cümleleri okuyunca Simpson’lardaki Homer gibi DO’H!! diye bir reaksiyon gösterdim 😀

  4. Ziyaretçi

    Ne hikmetse tabi şu işgal olayına pek yansıtamıyor yankiler.Bir benzerini mw2de de yaşamıştık,ulan rusyada havaalanı basıyoruz her yer ceset falan,abdyi ruslar (ki seri boyunca acımasız,öldürmekten zevk alan tipler olarak görüyoruz bu elemanları) işgal edince tek bir ceset bilen yok.zaten mw2 gelmiş geçmiş en kötü senaryoya sahip olan oyunlardan biriydi de.böyle yani.

  5. onur

    xboxta oynadım. single player harbiden çok ama çok kötü. multi deneme şansım olmadı ama 85 dediğinize göre iyidir. zaten artık single player için fps alma devri kapandı. inceleme güzel olmuş. erken gelmesi de iyi olmuş. keşke bütün incelemeler oyun çıkmadan yayınlansa

  6. Ziyaretçi

    emin olun youtube da online videoları izledim bak;5 yıldır fps-online fps oynuyorum black opsun online ı beni çıldırtmıştı(iyi anlamda) ama bu oyun beni yok etti

Bir cevap yazın