Garip Bir Deneme

Ömrünün sonuna geldiğini anladığında, çaresizliğin içinde buldu kendini. Hayatın o renkli anları bir bir siliniyordu belleğinden. Bir anda her şey uçup gitse ne olurdu ki! Belleğinden çıkan her hafıza, her anı, her fotoğraf, her yazı onu anlatılması zor bir ıstırapla baş başa bırakıyordu. Oysa dolu dolu yaşamıştı hayatı; ülkeler gezmiş, her yerde bir anısı olmuş, kendine parçalar toplamış ve sonunda yuvasını bulmuştu.

Hayır, olamaz kız arkadaşıyla beraber çektirdiği resimler… Ne olurdu her şey silinse de onlar kalsa… Belki ne kadar hayat dolu yaşadığını hatırlardı böylece. Acısı artmaya başladı, sinirden garip sesler çıkarıyor, organları son bir yaşam mücadelesi için tepki vermeye çalışıyor, fakat her seferinde başarısız oluyordu.

Yalnızken ölüm ne kadar da acıymış; bari ölürken yanında biri olsaydı ya. Ölürken yanında biri olsa belki onu teselli edecekti; en ufak bir hoş söz, bir hatıra, belki tekrar… ama yok, bu son kaçınılmazdı… Birden garip bir sessizliğe büründü, sanki olanı kabul ediyormuş gibiydi. Bir şey hatırlayamaz oldu, etrafa attığı garip, isyankar, umut arayan bakışlar tek bir noktada odaklanmıştı ve acı gerçeği kabul etti. Ölüm onu da almıştı…

Ya abi kaç kere söyledim: şu mıknatısı, şu Hard Disk’in üstüne koymayın diye, lan o kadar bilgi vardı bak silindiyse bozuşurum hepinizle. Allah belanızı versin HDD ölmüş, belleğinde ki her şey silinmiş!!!

Donanım ve oyun ile uğraşan birinin yazdığı deneme de bu kadar olur :PDD

Neyse… Yaşadığınız oyun deneyimleri, başınızdan geçen ilginç olaylar veya sıradışı donanım maceralarınız varsa ya da benim gibi tamamen kurgu bir deneme yazdıysanız, blog sayfamızın sitemize üye olan herkese açık olduğunu hatırlatalım.

2 Yorum

  1. Ziyaretçi

    Yusuf Atılgan – Anayurt Oteli Zebercet’ tam intihar edecekken kapı çalar  içinde bir an bir ümit belirir bir an kararsızlaşır ama yok yinede intihar eder. Ama ya kapıyı çalan o ise?

    Bence güzel bir deneme olmuş 🙂

Bir cevap yazın