Frozen Synapse İnceleme

Bir bilgisayar programı hayal edin. Hayatınızın bir sonraki beş saniyesini planlamanıza, bu planın işe yarayıp yaramayacağını defalarca test etmenize, memnun kalmadığınız noktalar üzerinde değişiklik yapmanıza ve hatta çevrenizdeki diğer insanların hayatlarındaki bir sonraki beş saniyeyi tahmin etmeye çalışıp planınızı ona göre yeniden kurgulamanıza imkan tanıyan; en sonunda ise planın gerçek sonuçlarını görebileceğiniz ve asla geri dönüşünüzün olmayacağı bir bilgisayar programı… Elinizde böyle bir şey olsaydı ne yapardınız?  Muhtemelen bu beş saniyelik süreci oldukça az bulup hiç bir şey yapamazdınız değil mi? Lakin Oxfordlu bağımsız geliştirici Mode 7’nin yeni oyunu Frozen Synapse’te bu 5 saniye, ölüm ve yaşam arasındaki o ince çizgiyi temsil ediyor.

Frozen synapse 2

Frozen Synapse ile dev şirketlerin ve direniş gruplarının dünyanın kontrolünü ele geçirmek için kıyasıya çarpıştığı karanlık ve acımasız bir gelecek senaryosuna konuk oluyoruz. Geleceğin bu fazlaca paranoyak dünyasında bizleri iki farklı gerçeklik bekliyor. Bunlardan ilki, tahmin etmenin pek de zor olmadığı gibi, gerçek dünya. Diğeri ise başlangıçta bir iletişim ağı olarak tasarlanmış olsa da, sonradan hızla büyüyerek dev bir sanal gerçeklik ağına dönüşen ve insan hayatının önemli bir parçasını oluşturmaya başlayan Shape. Shape’in sunduğu sınırsız imkanlar, kısa süre içerisinde o kadar gelişmiştir ki, gerçek dünyayla da etkileşim halindedir artık. Dev şirketlerin verdiği şiddetli güç savaşlarının odak noktasında da yine Shape vardır. Hatta öyle ki, artık ordular bile bu dev sanal gerçeklik ağında kontrol edilmeye başlanmıştır.

İşte biz de olaya tam bu noktada dahil oluyoruz. Bu sanal gerçeklik ağındaki “beyinsiz” askerlerin beyni olarak…

Frozen Synapse, özünde, emrimize verilen küçük bir grup askeri olabildiğince etkili ve isabetli kullanarak düşman kuvvetlerini yok etmeye çalıştığımız sıra tabanlı bir strateji oyunu. Lakin ekran görüntülerinden de anlayabileceğiniz gibi, sıra tabanlı strateji deyince akla ilk gelen oyunlardan oldukça farklı bir yapım var karşımızda.

X-COM ve Jagged Alliance tadında bir taktiksel derinliği, eski Rainbow Six oyunlarında yanımızdaki askerlerin gitmeleri gereken noktaları belirleyip onlara çeşitli emirler verebildiğimiz kuş bakışı taktik haritayla birleştirin. Şimdi de bu enteresan birleşimi Tron kılıklı neon ışıkların egemen olduğu bir sanal gerçekliğe bırakın. Kafanızda bir şeyler canlanmaya başladı sanırım. Lakin henüz yolun yarısında bile değiliz.

2 Yorum

Bir cevap yazın