Football Manager 2012 Ön İnceleme

E-posta kutumda Football Manager 2012 ön inceleme kodunu gördüğümde içimin daraldığını itiraf etmeliyim. Temmuz başında patlak veren şike skandalı bir yana; play-off değişikliği, sene boyunca en az kart gören takımın şampiyonla aynı oranda ödüllendirilmesi ve seyircisiz oynama cezası verilen maçlara son derece seksist bir yaklaşımla yalnızca kadın ve çocukların alınması gibi üzerinde hiç düşünülmemiş gülünç kararların ardından futbola duyduğum heyecan sıfır noktasıyla kucaklaşmıştı zaten. Dahası lig de beklentilerimi karşılar nitelikte son derece kötü başlamıştı. Milyon dolarlar harcanarak kurulan havalı “süper lig” takımları yine ne idüğü belirsiz, gudubet bir futbol anlayışıyla yeni sezona merhaba demiş; anlamsız sertlik daha ilk maçlarda çirkin yüzünü göstermeye başlamıştı. Bütün bunlar yetmezmiş gibi birileri de hala son derece gerzek bir şekilde futbolumuzun marka değerinden bahsetmeye devam ediyordu. Ayrıca Football Manager’da da ne değişmiş olabilirdi ki? Zaten geçen yıl gayet sağlam ve uzun ömürlü yenilikler yapmıştı Sports Interactive. Aynı sıçramayı bir kez daha yapabilir miydi? Kaldı ki neredeyse 20 yıldır gayet hardcore bir şekilde menajerlik oyunları oynamama ve en zayıf takımlarla bile sayısız başarı yakalayıp yüzlerce kupa kucaklamama rağmen birileri çıkıp da bana fahri antrenörlük diploması falan vermemişti. Kısacası isteksizdim, hem de çok…

Yine de boş bir anımda bakacağımı düşünerek kodu Steam hesabıma girdim. Sonrası ise benim için oldukça tanıdık bir hikaye oldu… O boş an beklediğimden daha çabuk geldi. Henüz oyunun ana menüsündeyken hatırladığım eski şampiyonluklarla havaya girdim. Lig seçme ekranındayken de bunun kuru kuruya gitmeyeceğini düşünerek arka plana şöyle geniş bir müzik listesi hazırladım Queen’den. Şu an ise sizlere Football Manager 2012’nin başındaki 20. saatimin sonundan sesleniyorum. Yenilikler mi? Evet, var… Hem de fazlasıyla. Lakin şeytan her zaman olduğu gibi yine ayrıntılarda gizli.

Football Manager 2012, artık alıştığımız üzere yine son derece sade bir menü tasarımıyla karşılıyor bizleri. İlk bakışta değişen pek bir şey yokmuş izlenimine kapılmak son derece doğal. Hatta oyuna yeni bir ülke ligi falan da eklenmemiş. Son iki senedir olduğu gibi yine 51 ülke ligi ve alt ligleri seçilebilir durumda. Japonya yine yok, ama futbolla uzaktan yakından alakası olmayan Singapur, Malezya, Endonezya ve Hindistan gibi ülkeler garip bir şekilde varlığını sürdürüyor.

Bu yılın ilk değişikliği de detaylı futbolcu veritabanları ve ayrıntılı lig dinamikleriyle oyunumuzda aktif olarak yer almasını istediğimiz ligleri seçtiğimiz ekranda çıkıyor karşımıza. Zira artık oyun başında yaptığımız bu lig tercihleri pek bir anlam ifade etmiyor. Dilersek oyuna başladıktan sonra da lig ekleyip çıkarabiliyoruz. Bu, benim gibi başarıyı küçük takımlarda yakalayıp yavaş yavaş yükselmeyi ve bu yüzden de oyuna mümkün olduğunca çok lig aktif ederek başlamayı sevenler için harika bir yenilik kesinlikle. Birkaç sezon sonra iyice şişen veri tabanı yüzünden oyunun yavaşlamaya başladığını hissettiğimizde geride bıraktığımız ufak ligleri kapatarak performans artışı sağlayabiliriz böylece. Ya da lig tercihlerini tamamen kariyerimizin gidişatına göre yapabiliriz. Kısacası bu konuda tamamen özgürüz.

Football manager 2012 ss 3

Artık ekranda aynı anda daha çok veriye ulaşmamız mümkün. Bu da işleri bir hayli kolaylaştırıyor.

Oyunun asıl yenilikleriyle tanışmaya ise, her zaman olduğu gibi detaylı profilimizi yaratıp başına geçeceğimiz takımı seçtikten sonra başlıyoruz. İlk olarak arabirim tasarımı ve ekran düzeninde çok büyük bir değişiklik olmamasına rağmen, ekranda artık aynı anda daha fazla veri görebileceğimizi fark ediyoruz. Eklenen yeni sekmeler, filtreler ve sütunlar sayesinde işimize yarayacak hemen herşeyi parmaklarımızın ucunda buluyoruz kolaylıkla. Ayrıca artık tema renklerini de gönlümüzce değiştirmemiz mümkün. İngiliz dostlarımız, ilk bakışta göze oldukça karışık gelen bu detaylı menüleri nasıl oluyorsa her defasında bir öncekinden daha kullanışlı ve akıcı hale getirmeyi başarıyor. Üstelik seriyle yeni tanışacak oyuncuları sonsuz bir sevgiyle kucaklayacak, oldukça ayrıntılı ve anlaşılır yepyeni bir eğitim (tutorial) modu ile oyun içinde yardım alabileğimiz bir “how to” (nasıl yapılır) sistemi tasarlamayı da ihmal etmemişler. Öte yandan “oyunun suyu nasıl sıkılır” tadındaki ipucu sisteminin elden geçirilmiş olduğunu da belirteyim. Şimdi dilerseniz biraz daha derinlere dalalım.

2 Yorum

  1. yigo

    ufak bir yenilik gibi gorunsede mac oncesi devre arasi ve mac sonu konusmalarinda duygulari ifade edemiyorduk incelemede belirtilen ses tonu olayi cok buyuk bir gelisme ozellikle 1-1 giden bir sampiyonlar ligi maci finalinin devre arasinda gaza gelmisken oyunculardan ayni tepkileri almak artik daha kolay ve gercekci olacak gibi gorunuyor. herzaman oldugu gibi bekleyip gormekten baska secenegimiz yok. Fatih terim gibi gazozuna bile oynasa kazanmak isteyen menajerlerin en cok sevecegi yenilik bu olacaktir en azindan benim en cok sevecegim yenilik bu olacak gibi gorunuyor.

Bir cevap yazın