Fallout 3

Nükleer Serpinti

1997 yılında bir nükleer bomba etkisiyle düştü Black Isle’ın Fallout’u oyun piyasasına. Wasteland gibi bir klasik oyundan etkilenmiş olması bir yana, geçmiş dönemlerin modası olan facia sonrası dünya konseptini daha derin bir biçimde taşıyordu ekranlarımıza. O güne kadar görmediğimiz derinlikte bir rol yapma özgürlüğü, birbirinden ilginç olaylarla karşılaşacağımız tehlikelerle dolu devasa bir dünya… Bize 1950’lerin nükleer savaş paranoyasıyla beslenmiş distopik bir bilimkurgu şaheseri sunmuştu Black Isle. Yayıncı Interplay’in de teşvikleriyle 1998 yılında bir devam oyunu hazırlandı. Fallout 2 selefinin oldukça geliştirilmiş bir haliydi elbet. Çok daha büyük bir oyun dünyası, çok daha serbest ve detaylı rol yapabilme özellikleri… Black Isle’ın Fallout 3 geliştirme aşamasında maddi çıkmaza girip kepenklerini kapatması rol yapma oyunu severleri oldukça üzen bir olay oldu. Başka firmalar tarafından hazırlanan Fallout: Tactics ve konsollar için çıkan Fallout: Brotherhood of Steel gibi oyunlar ne yazık ki Fallout ismini taşımayı hak etmeyen başarısız oyunlar olarak zamanın kumları arasına gömüldüler.

İşte pek çok kişinin hayatını değiştiren oyun; Fallout 2.

İşte pek çok kişinin hayatını değiştiren oyun; Fallout 2.

Black Isle’ın kapanmadan önce üzerinde çalıştığı Fallout 3 projesi de (kod adı: Van Buren Project) yayıncı Interplay’in Fallout oyunları yapma hakkını Elder Scrolls evreninin mimarı Bethesda’ya satmasıyla yetim kaldı. Pek çok Fallout fanı Van Buren projesinin devam ettirilmesi yönünde Interplay’e baskı yaptı; ama Bethesda ile yapılmış milyon dolarlık bir anlaşma vardı ortada…

Pek çok kişi Van Buren projesinin raflarda olmasını isterdi.

Pek çok kişi Van Buren projesinin raflarda olmasını isterdi.

Bethesda’nın Fallout 3 projesini sahiplenmesi de oldukça uzun süren tartışmalar yarattı. Özellikle Bethesda’nın son Elder Scrolls oyunlarında belirgin olan rol yapma oyun dünyası tasarımı konularındaki başarısızlıklar rol yapma oyunu dinozorlarını huzursuz etmeye yetti. Sonuç olarak Fallout serisi başarısını, rol yapma konusundaki eşi benzeri görülmemiş özgürlüğü, izometrik bakış açısında tasarlanmış devasa oyun dünyası ve bu oyun dünyasında rasgele karşılaşılan kimi zaman ilginç kimi zaman tehlikeli kimi zaman komik olaylardan alıyordu. Belki de Black Isle, bu özelliklerle sonu hiç değişmeyecek de olsa bir oyunu onlarca kez baştan sona oynatabilecek sihirli bir formül keşfetmişti.

Böyle bir oyun serisini özellikle de son zamanlarda bu konuların yakınından bile geçemeyen oyunlara imza atmaya başlamış Bethesda gibi bir firma tarafından; hem de tamamen üç boyutlu olarak tasarlanması Fallout serisinin ölüm noktası olabilirdi. Bethesda çalışanları her seferinde Fallout’u Fallout yapan özelliklere sadık kalacaklarını açıklasalar da bir türlü tatmin edici olamadılar. Açıkçası oyun camiasının çoğunluğu Fallout 3’ün yüksek ihtimalle facia sonrası dönemde geçen bir Oblivion kopyası veya yavan bir FPS oyunu olacağını düşünüyordu…

Fallout oyunlarını 11 yıldır periyodik olarak oynayan birisi olarak ben, Fallout 3 hakkında çok daha kötümser olduğumu itiraf etmeliyim. Oyunun herkesin ağzını sulandıran oynanış videolarını izlerken bile bunların sadece süs olabileceğini düşünüyordum… Acaba Fallout’u Fallout yapan o dopdolu oyun dünyası yerinde miydi? Peki ya rol yapma; Fallout 3’te rol yapabilecek miydik gerçek anlamda? Fallout’un kendine özgü karakter geliştirme sistemi yine bizimle olacak mıydı? Pip-Boy’umuz… Ya Pip-Boy’umuz anlamsız bir oyuncak haline getirildiyse! Fallout’un derinliğini ve oyun dünyasının detayını üç boyutlu olarak nasıl tasarlayabilecekti Bethesda? Özellikle de önümüzde en son yaptıkları Oblivion gibi tasarım ve rol yapma yönünden oldukça başarısız bir oyun dururken…

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

1 Yorum

Bir cevap yazın