Deus Ex: Human Revolution Röportajı – Eidos Montreal ile Çok Özel

Deus Ex: Human Revolution Röportajı – Sayfa 4

Eidos montreal 2 0THG: Günümüzde biyomühendislik, nano teknoloji, protez uzuvlar, göz cerrahisi ve geliştirilmiş gerçeklik (augmented reality) gibi alanlarda kaydedilmeye devam eden şaşırtıcı gelişmeleri düşününce sokakta Adam Jensen’lar görmekten ne kadar uzaktayız sizce?

Dugas: Bir anlamda hemen köşeyi dönünce. Jensen’da gördüklerimizin birçoğu günümüzde de mevcut aslında, fakat ekzo formunda, yani insan vücudunun dışında. Bir sonraki adım ise bütün bu teknolojik gelişmelerin içimize takılması. Bu da bir bakıma başladı aslında.

Gerçek hayatta 2027 yılı oldukça ilginç olacak. Ne kadar yanıldığımızı (veya yanılmadığımızı) görmek için sabırsızlanıyorum (gülüyor).

THG: En azından Final Fantasy 27 konusunda yanılmayacağınızı söyleyebilirim. Peki siz transhümanizm üzerinde dönen bütün bu tartışmaların neresinde duruyorsunuz? Bu tip gelişmelerin bir noktada toplumu böleceği ve çatışmalara yol açacağı kesin. Ancak insanları teknolojinin nimetlerini kullanarak fiziksel, entelektüel, duygusal ve psikolojik açıdan çok daha gelişmiş kılmak; diğer bir deyişle “tanrılardan ateşi çalmak” yaşanacak her şeye değer mi? Ya da bütün bu gelişmeleri toplumun her kesimine yaymak bir şekilde mümkün olabilir mi?

Dugas: Bu gerçekten hassas bir konu. Transhümanist dünyanın birçok olumlu ve olumsuz yönü olduğunu görüyorum. Böyle bir dünyaya geçiş yapmadan önce cevaplanması gereken birçok pragmatik ve etik soru var bence.

Tamamen destekliyorum veya karşı çıkıyorum diyemem. Hala tartışma halindeyim. Deus Ex: Human Revolution’ı ilk bitirişimde insanlığın doğru yolu bulacağını umarak bütün istasyonu batırmayı seçmiştim. Sanırım bu seçim, tartışmaların neresinde durduğumu gösteriyor.

Deus Ex: HR Sarif Industries

THG: Oyunu yaratırken gerek görsel anlamda, gerekse kurgu ve anlatım açısından etkilendiğiniz filmler oldu mu peki?

Dugas: Birçok şeyden ilham aldık. Elbette Blade Runner ve Ghost in the Shell gibi klasiklerden etkilendik. Fakat bunların da ötesine geçerek, mimari trendleri, modayı ve günümüz dünya olaylarını anlatan belgeselleri de inceledik.

Temelde oyunun görünüşünü ve hissini tutturabilmek için kutunun dışına da baktık yani.  

THG: Peki bir Metal Gear Solid etkisinden bahsedebilir miyiz?

Dugas: Sanat yönetmenimiz ve ben, başından beri MGS serisinin hayranlarıyız. Bu etkileri oyunun estetik ve oynanış özelliklerinde hissetmek kesinlikle mümkün.

2 Yorum

  1. onur_

    Çok hoş röportaj. Daha uzun olabilirmiş sıkılmadan okurduk.Özellikle sanat cevabı çok doyurucu olmuş. Thief 4 ü merakla bekliyorum. Böyle kaliteli işler için ne kadar teşekkür etsek azdır sanırım ama teşekkürler.

Bir cevap yazın