Deus Ex: Human Revolution Röportajı – Eidos Montreal ile Çok Özel

Deus Ex: Human Revolution, kuşkusuz son yılların en çarpıcı ve en tatmin edici deneyimlerinden biriydi. Yalnızca rol yapma, stealth action ve FPS öğelerini bir potada eriten çok yönlü oynanışıyla değil, bizleri insan evriminin sınırları ve geleceğin çatışmalarla dolu karanlık dünyasıyla tanıştıran derin hikaye kurgusuyla da…

Evet, oyun çıkalı iki aydan daha fazla bir zaman geçti belki; ancak eminim hala pek çoğumuz etkisini üzerimizden atamadık. Biz de Eidos Montreal’in kapısını çalalım ve oyunun yönetmeni Jean-François Dugas ile kısa bir “oyun sonrası” röportajı yapıp aklımıza takılanları soralım dedik. Keyifli de oldu.

Eidos Montreal’in bir sonraki projesi Thief 4 ile ilgili de bir sorumuz oldu elbette (ancak başarılı olamadık :P) 

Röportajın orijinal metnine ulaşmak isterseniz buraya tıklamanız yeterli.

THG: Gerek sunduğu çok yönlü ve özgür oynanışı, gerekse derin ve ikna edici hikayesi ile Deus Ex, oyunseverlerin çok büyük bir kısmına göre tüm zamanların en iyi PC oyunlarından biri. Deus Ex: Human Revolution’ı yaratırken ilk oyunun bu denli önemli bir noktada yer alması Eidos Montreal ekibini nasıl etkiledi? Beklentileri karşılayamamak gibi bir endişe var mıydı mesela? Özellikle de ikinci oyun Invisible War’un- her ne kadar ben seviyor olsam da- hayranlar arasında pek popüler olmadığını ve her fırsatta eleştirildiğini düşünürsek?  

Eidos montreal jean francois dugas - gamedirector

Jean-François Dugas

Dugas: Tabii ki üzerimizde bir baskı vardı. Her şeyden önce insanların “sakın içine etmeyin”  sözleri bir dış baskı etkeniydi (gülüyor). Fakat sonuç olarak en çok baskıyı kendi kendimize yarattık. Sunabileceğimiz en iyi Deus Ex deneyimini yaratmak için kararlıydık ve kendimizi buna fazlasıyla adamıştık. Oyun hiçbir açıdan kusursuz değil elbette. Ancak gurur duyuyorum, çünkü Deus Ex: Human Revolution’ın özel bir oyun olabilmesi için elimizden gelen her şeyi yaptık.

THG: Bana sorarsanız Deus Ex: Human Revolution’ın tasarım felsefesi, keşif hissi, hikaye anlatımı, karakter yapısı ve atmosfer gibi pek çok açıdan ilk oyunun ruhunu yakaladığını söyleyebilirim rahatlıkla. Eminim ilk oyunu oynamış olanlar da eğer yaşlanıp aksi birer ihtiyara dönüşmedilerse benimle aynı fikri paylaşıyorlardır. Hem eski hayranları tatmin edecek hem de seriyle yeni tanışacakları içine çekecek deneyimi yaratmayı nasıl başardınız? Bu süreçte karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu?

Dugas: Projeye başladığımızda yaptığımız ilk şey, eski Deus Ex oyunlarına geri dönerek onları yeniden oynamak oldu. Serinin en eski hayranlarıydık, ama bir adım geriye gidip fanboy gözlüklerimizi çıkarmamız gerekiyordu. Yeni bir oyun için beyin fırtınası içine girmeden önce bütün bu oyunları en ince detayına kadar analiz ettik ve özündeki prensipleri anlamaya çalıştık. Bu sanırım Deus Ex: Human Revolution’ın tasarım sürecindeki en önemli anahtardı ve dikkatimizi önemsiz şeylere yoğunlaştıracak tuzaklardan kaçınmamıza yardımcı oldu.

Karşılaştığımız en büyük zorluk ise bir yandan Eidos Montreal stüdyosu ile Deus Ex ekibini oluştururken bir yandan da Deus Ex markasını yeniden keşfetmekti.

2 Yorum

  1. onur_

    Çok hoş röportaj. Daha uzun olabilirmiş sıkılmadan okurduk.Özellikle sanat cevabı çok doyurucu olmuş. Thief 4 ü merakla bekliyorum. Böyle kaliteli işler için ne kadar teşekkür etsek azdır sanırım ama teşekkürler.

Bir Cevap Yazın

css.php