Dead Island İnceleme

Hayatınızın tatiline çıktığınızı hayal edin. Güneybatı Pasifik’te cennetten bir parçaymışçasına uzanan yemyeşil tropikal bir ada… Güneşli kumsallar, turkuaz renkli tertemiz bir deniz, egzotik tatil köyleri, çılgınlar gibi eğlenip yabancı insanlarla sınırsızca partileyebileceğiniz dev gece kulüpleri, birbirinden çekici kızlar (ya da tercihinize göre altılı paket halinde karın kasına sahip karizmatik erkekler)… Hayal edin. Tatilinizin en keyifli günlerindesiniz ve yine sıcak bir öğleden sonra, akşamdan kalma bir kafayla yatağınızda doğrulmaya çalışıyorsunuz ağır ağır. Muhtemelen bir önceki gece, şaşkın bakışlar arasında dans pistinin tam ortasında yaptığınız kolbastıyı, sonrasında yazdığınız iki Filipinli turisti, dalgınlıkla (!) kadınlar tuvaletine girip ufak çaplı bir krize yol açtığınızı ve bir süre daha dans pistinin tozunu attırdıktan sonra gece kulübünün insan irisi koruması tarafından “kibarca” uyarıldığınızı hatırlamıyorsunuz. Zihninizde hayal meyal birkaç sahne canlanıyor olsa da, bu kafayla parçaları bir araya getirip vücudunuzun farklı yerlerindeki dayanılmaz ağrılara mantıklı bir açıklama getirmeniz pek olası değil.

Dışarıda kopan büyük gürültüyü duymanız da birazcık vakit alıyor haliyle. Çığlıklar, bağrışlar, feryatlar arasında gözlerinizi ovuşturarak yatağınızdan kalkıp, neler olduğunu anlamak adına odanızdan dışarı adım attığınızda  ise, daha dün cennetten dünyamıza düşmüş bir inci tanesi gibi duran bu tropik adanın gizemli bir zombi istilasıyla cehenneme dönmeye başladığına tanık oluyorsunuz.

Bu deliliğe karşı bir kaçış planınız var mı? Ya da en azından bir hayatta kalma planı? Merak etmeyin; sizin yoksa bile Call of Juarez serisinden tanıdığımız Polonyalı Techland’in var. Ama hoşunuza gider mi emin değilim.

Dead island ss 1

Aşağıdaki kalabalığın animasyon ekibi eşliğinde acayip hareketler yapan zengin tatilciler olmadığından emin olabilirsiniz.

Dead Island ismini ilk olarak 2006’da duymuş olsak da, geçtiğimiz Şubat ayında yayınlanan ve izleyenlerin boğazına bir yumruk gibi saplanan o duygusal videoya kadar neredeyse hiç kimse bu ilgi çekici “zombi vurmaca” projesini ciddiye almıyordu. Bizlere bir grup zombi tarafından saldırıya uğrayan bir ailenin dokunaklı hikayesini anlatan bu sinematik video; korku, sevgi ve kaybetme gibi hisleri yalnızca üç dakika içerisinde öylesine inandırıcı ve kalp kırıcı bir biçimde anlatmıştı ki, o an yaşadıkları yoğun duyguların gazına gelen onlarca oyun editörü tarafından tüm zamanların en iyi oyun videolarından biri olarak gösterilmişti. Dahası hemen herkes, videonun da etkisiyle Dead Island’ın bütün bu zombi katliamının insani yönüne de vurgu yapacak derin ve duygusal bir hikayeye sahip olacağını sanmaya başlamıştı, garip bir şekilde…

Peki gerçekten öyle mi olacaktı? Tabii ki hayır.

Tamam, videonun güzel kurgulandığı ve fazlasıyla dramatik olduğu su götürmezdi. Lakin Dead Island’ın bu videoyla alakasının olmayacağını anlamak için yıllarca oyun oynamış olmak gerekmiyordu. Zira Techland’den gelen her açıklama, Dead Island’ın Far Cry, Borderlands ve Dead Rising gibi yapımların bir karışımı olacağını gösteriyordu ve açıkçası bu formülün de hikaye anlatımı, alt metin, derin senaryo öğeleri, çok boyutlu karakterler, duygusallık ve sinematik deneyim gibi kavramlarla uzaktan yakından en ufak bir ilgisinin olması mümkün değildi. Yani açık konuşmak gerekirse bu video, Dead Island adında bir oyunun varlığını hatırlatmak ve beklentileri yükseltmek için yapılmış “Hollywood” soslu ucuz bir yalandan ibaretti.

Peki yaratılmaya çalışılan bütün bu sahte beklentileri yakalayamadığı için Dead Island’a kötü bir oyun diyebilir miyiz? Elbette hayır. Sonuçta içinde zombi olan her şey Romero’nun Dawn of the Dead’i gibi ağır kapitalizm eleştirisine veya bizleri hayretler içerisinde bırakacak şaşırtıcı bir hikayeye sahip olmak zorunda değil. Dead Island, Prodigy’nin Smack My Bitch Up klibini andıran zayıf açılış sahnesiyle birlikte hikaye anlatımını bir kenara bıraktığını haykırıyor olsa da; Dead Rising ve Left 4 Dead gibi yapımların eğlenceli oynanışı ve katıksız şiddeti ile Borderlands’in hafif RPG öğeleri ve co-op motivasyonunu bir potada eriterek bizlere garip bir şekilde bağımlılık yaratabilecek ilgi çekici bir deneyim vaat ediyor. Tabii devasa bir tropik adada en ufak bir hikaye anlatımı kırıntısıyla karşılaşmadan bir sağa bir sola koşturup yüksek voltajlı katana, zehirli balta, elektrikli pala, deodorant bombası, patlayıcı bıçak, çivili beyzbol sopası gibi enteresan silahlarla 30 küsür saat boyunca zombi biçmek sizin için gerçekten ilgi çekiciyse.

22 Yorum

  1. onur_

    inceleme harika olmuş özellikle ilk paragrafları gülerek okudum. erken inceleme için teşekkürler ayrıca. oyunu XBOXda oynadım (malum yollar) güzel olsa Steam’den almayı düşünüyodum ama harbiden beğenmedim. 2-3 saat sonra kendini takrar etmeye başlıyor. Bütün eleştirilere katılıyorum. Olay yaratan videodaki aile bile boktan bir easter egg’den ibaret kalmış.

  2. firavus

    Güzel bir inceleme olmuş yine. Tıpkı diğer birçok inceleme gibi. Oyunu Uğur Bey’in belli başlı beğendiği yerleri dahi beğenmedim. İlk başlarda tipik bir zombi oyunu olduğunu anlasanızda, zombileri parçalara ayırmak çok farklı bir oyun olacak hissi ile başlıyor. Fakat bir zombi oyunu bu kadar da “komedik” görünmemeli. Atmosferi kesinlikle bir korku oyunu gibi değil. Ha bu oyun korku unsurlarını barındıran bir oyun olmayabilir ancak gerilim bile yok desem yeridir. Oyunun konusu zombiler olabilir ama patlayan kafalı serius sam ucubelerinden daha zeki değiller. Sırf aksiyon olsun diye düşünmüş olacaklar ki oyunun bahsedilen rpg öğeleri komik denecek kadar işlevsiz. 2 saat dayanabildim bu oyuna ancak. Deux-Ex’e devam…

  3. Sabertooth

    Oyunu arkadaşımla hamachi ile oynadım. Aslında zevkli olsada bazı şeyler güzel düşünülse de daha iyi olabilirmiş mesela sahildeki kumdan kalelerin üstüne çıktığımda bile yıkılmaması gerçekten garip. Co-op olarak zevkli olsa da biraz harara hurereye getirmişler bence. Bu kadar uzun süren bir yapım aşaması olan oyun çok daha iyi olabilirmiş.

  4. Ali Uysal

    Oyunu aylardır büyük bir hevesle bekliyordum. Alınca tam bir hayal kırıklığı oldu açıkcası, verdiğim paraya üzüldüm. Etraf zombilerle doluyken para toplamaya çalışmakla geçiyor zamanın çoğu ayrıca upgrade olayı hiç olmamış. Benim kararım, görsellik açısından başarılı ama atmosferi olmayan bir oyun. 50 dolar verdim ve sadece 1 saat oynadım malesef. Toms oyundanda eleştirel bir inceleme beklerdim. Zamanında crysisi çamurlar içinde duvardan duvara vuran toms oyun böyle rezalet bir oyuna nasıl olurda kötü oyun sıfatını yakıştırmaz.

    Oyun ve inceleme benden kocaman bir sıfır aldılar. Kaale alan olursa tabi 🙂

    • Uğur Yurtsever

      Selamlar,

      Düşüncelerinizi paylaştığınız için teşekkürler. Yorumunuzda bir soru cümlesi olduğu için cevap verip kafanızdaki soru işaretini giderme ihtiyacı hissettim. Umarım darılmaca gücenmece olmaz. 🙂

      Öncelikle incelemeyi hiç okumadınız muhtemelen. Zira oyuna yeterince eleştirel yaklaştığımızı düşünüyorum. Koskoca 5 sayfa incelemenin büyük bir kısmı, hatta neredeyse tamamı birçok eleştiriyle dolu.

      Atmosfer konusundaysa bir şeye açıklık getirmek gerek. Dead Island’ın hiçbir zaman ürkütücü bir atmosfere sahip olmak gibi iddiaları olmadı. Bu forumlarda ve sağdan soldan ön inceleme çevirisi yapan sitelerde oyuncuların birbirlerini gazlamak suretiyle yarattıkları sahte bir beklentiydi. Tropik bir adada, güneşin altında ne kadar yoğun bir atmosfer olabilirse o kadar yoğun bir atmosfere sahip oyun.

      Kaldı ki Borderlands ile Dead Rising ve Left 4 Dead ne yaptıysa, Dead Island da üç aşağı beş yukarı aynı şeyi yapma iddiasındaydı ve açıkçası sonuç da kalite ve derinlik olarak bu iki oyundan daha kötü değil.

      Crysis 2 ile nasıl bağlantı kurduğunuzu ise inanın çözemedim. İki oyunun da birinci şahıs perspektifine sahip olması dışında en ufak bir alakası yok. Ayrıca Crysis 2 için yaptığımız eleştirileri beğenmeyenlerin mantıklı karşı argümanlar üretmek yerine sadece yaratıcı küfürler üretebilmeleri, haklı olduğumuzu aylar önce kanıtlamıştı. Bu yüzden aynı tartışmayı tekrar açmaya hiç gerek yok. Fakat gördüğüm kadarıyla o incelememizi de başından, ortasından, sonundan birer cümle şeklinde okumuşsunuz. Zira “çamur içinde duvardan duvara atmak” tabirinden bunu anlıyorum.

      Açıkçası bizler inceleme hazırlarken “aylardır büyük bir hevesle” beklediği oyuna 50 dolar saydığı halde ona yalnızca 1 saat şans tanıyan oyuncuların beklentilerini değil (ki en kötü ve basit oyunları değerlendirmek için bile daha fazlasına ihtiyaç vardır), oyunların kendilerini ve yapmak istediklerini değerlendiriyoruz. Ayrıca Dead Island’ın Steam’de neredeyse 1 haftadır her gün 36000 tepe noktasını gördüğünü de düşünürsek, birçok oyuncuyu en az L4D2 kadar tatmin ettiği yorumunu da yapabiliriz (istatistik istatistiktir)

      Başka yayın organlarının ne yaptığını, kime kaç puan verdiğini hiç umursamıyor olsak da verdiğimiz notun birçok mecraya göre oldukça düşük olduğunu (en düşük notlardan biri de diyebiliriz buna) ve ayrıca Metacritic ortalamasının da altında kaldığını söyleyebilirim.

      Oyun beklentilerinizi karşılamamış ve üzülmüş olabilirsiniz. Bunu anlıyorum. Ancak sorumlu olarak bizi göstermenizi anlayamıyorum.

      Neyse, size iyi oyunlar.

      • Ali Uysal

        Uğur bey elbette darılmam gücenmem olmaz. Yazdıklarımda maksadımı aştıysam kusuruma bakmayım. Aslında incelemenizi başından sonuna kadar okudum ama oyunu almamda sizin son parafrafınız etkileyici oldu. Çünkü ben sizin tecrübelerinize güveniyordum. O verdiğiniz 70 puan bana oyunu aldırdı. Crysis bağlantısını ise şöyle açıklayım, siz crysis 2 için kötü bir oyun demiştiniz. Bende o oyuna kötü bu oyuna tüm hatalarına rağmen iyi demenize aldandım sanırım 🙂

      • Uğur Yurtsever

        Ali Bey,

        Maksadınızı aşmadınız elbette. Düşüncelerinizi dile getirmekte özgürsünüz. Ben yalnızca kafanızdaki soru işaretini gidermek istedim.

        Crysis 2 için kötü bir oyun demiştiniz diyorsunuz. Bunu ısrarla herkes her ortamda 1000’lerce kez terkrar etti. İsterseniz o incelemenin son cümlesini tekrar edeyim sizin için (açıp tekrar okuma zahmetine girmeyin).

        “Bu, tüm kusurlarına rağmen eğlenceli oynanış mekaniklerine sahip iyi bir FPS deneyimi. Yalnızca beklediğimiz Crysis 2 değil o kadar.”

        Sanırım yorum yapmam gerek yoktur. 🙂

        Dead Island’a dönecek olursak, dediğim gibi incelememiz eleştiriyle dolu. Ancak benimle birlikte onbinlerce insanı da saatlerce eğlendirmeyi başardı ve hala da eğlendirmeye devam ediyor. Bizim verdiğimiz puan Metacritic ortalamasının bile altındayken, çıkıp da bizi oyunu şişirmekle eleştirmeniz ya bizi hiç okumadığınızı ya da art niyetli olduğunuzu düşündürtüyor ister istemez.

        İyi oyunlar.

      • Ali Uysal

        Bir art niyetim yok emin olabilirsiniz, sadece hayal kırıklığıyla yazılmış bir yorumdu. Teşekkür ederim cevap verdiğiniz için.

      • Halit

        link verdim diye yazıyı silmek sizlere yakışıyor mu? adamın 50 doları çöpe gitmiş para yerden mi süprülüyor.
        verdiğim linkte illegal bir durum yok, sadece tam çözümler var.
        ha siz millet o siteye kayar bizim traj düşer diye kaygılanıyorsanız, o başka, sonuçta serbes piyasa ekonomisi demi.

      • Adsız S

        Öncelikle şunu söyliyebilirmki oyun güzel olmuş tabiki oyunun eksikleri olucak her zaman 4 4lük oyun olucak diye bir kaide yok, oyunda araba sürme,alkol, suda boğulma,çok çeşitli sizin saydığınz alet edavatlar var en önemli olarak oyunun en ilgi çeken yarı insan taklidi yapan üstüne anında atlıyan zombilerdi oyunun daha çok ekip şeklinde olmasını daha çok sayıda Zombi olmasını dilerdim her haritada görevlerin yerini gösteriyodu fakat ben sahil kısmındaki bölümü geçemedim

  5. fatih ekici

    ali uysal bende oyunu indirmeyi düşünüyordum left 4 dead 2 den pek bir farkı yok galiba bide sana tavsiyem oyun almadan önce demosunu veya korsanını alıp denemen malum 50 dolar az para değil çöpe atmamak lazım 🙂

  6. Ali Uysal

    Normalde dediğini yaparım Fatih arkadaşım ama o kadar çok şişirildiki oyun. Baksana burda bile Uğur bey kötü oyun değil demiş incelemesinde. Kötüyü bırak rezalet bir oyuın, aylar önce çıkan o video hiç çıkmasaydı oyunun adı önceden bu kadar duyulmasaydı bu oyuna 4o puan verip yollarlardı. Oyuncularıda yanlış yönlendiriyorlar. Ben bu incelemeyi okuyup oyunu alıyorum, ama karşıma çıkan koskoca bir hata. Zamanında crysis 2 yi yerden yere vurdular. Kalkıp böyle oyunları alınabilir, kötü oyun değil sınıfına sokuyorlar. O benim zoruma gidiyor. Ha oyun 10 dolardır, milleti yanlış yönlendirmenin vebaline girersin ama insan yahu 5o dolar etikete sahip bir oyun 5 dolar bile etmez bir içeriğe sahipse , sende oyun yazarlığı yapıyorsan milleti bir ayıktır bi zahmet dimi.

    • Tuğbay Şahin

      Ali bey;
      Aynı sıkıntıya bende dustum, crysis2 de, cok buyuk beklentılerım vardı.ha cok kotu bır oyun degıldı ama cok cok ıyıde bır oyun degıldı. sadece oyunu bıtırdım ve multıplayer ındada 10 level atladım o kadar. Sızı anlıyorum, buyuk beklentıye sokulupda verdıgın paraya acımak nedır bılıyorum 🙂

  7. Ziyaretçi sertekin

    arkadaşlar chapter 14 de takıldım kaldım savaşçıyla meydandayız yaklaşık 8 zombi bir tanede kolsuz yaratık bir türlü geçemiyorum ne yapmam gerekir acaba ?

    • nihatix

      yapman gereken şey şu;o savaşçıyla öncelikle gruba saldıracaksın,o kalabalığın arasında butcher adında uzun saçlı,kolsuz zombiyi önce halletmeye bak,onu bitirdikten sonra kalan yedi sekiz tanesini yanındaki adamla ortadan kaldırman kolay,en sona thug kalıyor onuda bir şekilde halledersin yalnız dikkat et gerek thug gereklse butcher ile çarpışırken yanındaki yerli savaşçı onlara fazla sokulmasın tam kalabalık bitti derken 3-4 tanede daha çok çevik dişi zombiler saldıracak köyün çıkışında onuda hallettinmi iş tamam,

  8. nihatix

    oyunu bende oynadım,yan görevleri ile beraber 50 saat üzerinde bir eğlence vaad eden,kimi zaman korku ve dehşet öğelerinin tavan yaptığı(kanalizasyon,hapishane bölümleri) ve en az dead space 2 kadar gerilim dolu bu oyuna bir insan rezalet diyorsa bence 1,kesinlikle oyun kültürü ve bilgisi yoktur 2,oynamayı becerememiştir,merak ediyorum siz bu iki seçenekten hangisine giriyorsunuz,tereddüt eden varsa etmesin bomba gibi bir oyun,fallout 3 ten aldığım tadın aynısını buradada aldım ve zamanında bazı oyundan anlamayan şahsiyetler fallout 3 e rezalet demişlerdi hani sonrada yılın oyunu seçilmişti.eline sadece ateşli silah alıp aynı tip düşmanlarla easy level da kapışmayı oyun zanneden ergenler ve acemiler bu oyunu tabiiki beğenmeyecektir,çünkü bu oyunu oynamak kimi zaman çelik gibi sinir ve irade gerektiriyor.alın oynayın

  9. selçuk

    arkadaşlar ben bölüm geçmede yardım isticektim kanalizasyonda geçitten geçtim ve karanlık bir ekranlala karşı karşıya kaldım hiç bir yere kıpırdayamıyorum ve hiç bişi yapamıyorum çok kısa bi süre sonra da ölüyorum yardım ederseniz çok iyi olur …

  10. ahmet y.

    Oyunu sonuna kadar oynamayi denemediyseniz zevk alamazsiniz. Ben korsan aldim leptopta “Xbox olmadan” FURY “” olmadan oynadim ayrica hiç hile yapmadan mediumda bitirdim sadece siz çok güzel bekliyormussunuz o zombilerin kafasini kesebilmek veya koluna hedef alarak kesebilmek o oyuna guzel demenizi saglar bence oyunun sonu da geldiğime değdi . İnşallah ikinci bir oyunu çıkarsa almaktan çekinmeyeceğimi söylemeliyim ben şahsen oyunu son ses oynadığım için bi zombi baskininda kalbim küt küt atiyordu haliyle ayrica bunun sayesinde oyunda fazla ölmeden bitirdiğimi düşünüyorum 🙂

Bir cevap yazın