David Cage, Heavy Rain’deki Mantıksızlıkları Açıkl(ayam)ıyor

Heavy Rain, çıkmadan önce heyecanla bekledim ancak elime ulaşınca, özellikle de sonunu görünce oldukça hayal kırıklığına uğradığım bir oyun oldu. İncelemede elbette spoiler vermemek için açıklayamadığım bazı sebepler de vardı bu notun altında.

David Cage Joystiq’le yaptığı bir röportajda benim için de oyunun notunun düşmesine sebep olan bazı noktaları açıklamaya çalışmış ancak göreceğiniz üzere pek başarılı olamamış… Röportajın konuyla ilgili kısmını aynen aktarıyorum. Ancak oyunun en büyük spoiler’ını içeriyor bu kısımlar, şimdiden belirteyim.

Tekrar söylüyorum, AŞAĞIDA KATİLİN KİMLİĞİ AÇIĞA ÇIKIYOR.

Joystiq: Oyun içerisinde L2’ye bastığınızda karakterin düşüncelerini duyabiliyoruz. Ancak düşünüyorum ki, belli bir seviyede, karakterler oyuncuya yalan söylüyor mu? Çünkü ben Shelby olarak oynuyorum ve o tuşa basıyorum ancak “katil benim” gibi birşey düşünmüyor Shelby.

David Cage: Düşündük ki Shelby’nin aklında böyle birşey yok. Bir katil böyle birşey düşünür mü bilmiyorum ki: “Ha bu arada, ben katilim.” Düşüncelerini tekrar tekrar kontrol ettik, ancak elbette bazı noktalarda bütün gerçeği söylemiyor. Ancak Shelby’nin bütün diyaloğu iki taraflı okunabilir. İlk önce katil olduğunu bilmeden okuyabilirsiniz ancak bildiğiniz zaman farklı bir anlama geliyor.

Bana kalırsa David Cage yırtmaya çalışıyor tamamen. Nasıl Shelby’nin aklında “ben katilim” diye birşey olmaz? Tamam, tabi ki katil sürekli “ben katilim” diye düşünmez ancak bununla ilgili herhangi birşey geçmez mi aklından? Ayrıca adamı öldürdükten sonra “oh my god, he is dead” diye düşünmesinin herhangi bir çift anlamı olduğunu sanmıyorum, adamı sen öldürmüşsün, öldüğüne neden şaşırıyosun ki? Bana kalırsa David Cage tamamen yaptığı hatanın ve kullandığı kötü anlatma yönteminin üstünü kapatmaya, mana uydurmaya çalışıyor.Kaldı ki neden bir karakter kendisine bütün gerçeği söylemez, kendisinden saklar? Oyuncunun varlığından haberi var, kendisinin birinin düşüncelerini okuduğundan haberi var ve  o yüzden söylemiyor yani, öyle mi? Kusura bakmayın ama ben böyle anlamsızlık görmedim.

Joystiq: İlginç birşey bu çünkü aynı zamanda hem kendimiz olarak, hem de başka birisi olarak oynuyoruz. Gariptir ki karakterle ilgili her gerçeği bilmiyorsunuz oynarken.

David Cage: Bu karakterle ilginç bir ilişkisi var oyuncunun, çünkü sonunda herkese, hatta size bile yalan söylediğini öğreniyorsunuz.

Hah, David Cage karakterin, kendisini bir oyuncunun yönettiğini bildiğini ve oyuncuya yalan söylediğini onayladı. Bravo, bir oyunu daha çok anlamsızlaştıramazdınız yani. Yok dramatik dendi, yok ciddi oyun dendi, en sonunda dördüncü duvarı az çok kıran bir karakter çıktı oyundan. Kutlarım, berbat etmeyi becermişsiniz.

Joystiq: Ancak oyuncuya siz de yalan söylediniz (gülüyor). Size kötü anlamda yalancı demek istemiyorum ancak o antik dükkanında kamera bir anda ortadan kayboluyor ve Shelby’nin bir şey yaptığını görmüyorsunuz. Bunun oldukça akıllıca olduğunu düşünmüştüm çünkü aslında o sahnenin bütün motivasyonunu değiştiriyor bu durum. İlk önce, sanki başınız belaya girecek gibi hissediyorsunuz…

David Cage: Mmm-hmm…

Joystiq: Ancak katili asla yakalayamayacaksınız aslında.

David Cage: Evet.

Joystiq: Ancak şimdi düşünüyorum da… Aslında kötü birşeymiş bu.

David Cage: Bu gerçekten yazmaktan keyif aldığım birşeydi. Amacı Shelby’nin yaptığı herşeyin çift anlamı olmasıydı ve eğer katil olduğunu bilmiyorsanız mantıklı geliyor düşündükleri/söyledikleri. Ancak bildiğiniz zaman ikinci bir anlam alıyor bütün bu durum. Gerçekten bu işten çok eğlendim ve çoğunlukla işe yaradığını düşündüm. Aslında karakterin ilk sahnelerinden birinde, ki bu Hassan’ın dükkanına gittiği sahne, “ben de sevdiğim birini kaybettim” diyor. Aslında bu hikayenin anahtarı çünkü kaybettiği kardeşi hakkında konuşuyor ve kardeşinin ölümü herkesi öldürmesine neden oluyor.

Orada burada minik ipuçları var aslında, belki de farkedebilirsiniz ancak bildiğiniz zaman, önemsemeden geçtiğiniz ipuçları da var bu sahnelerde. Sonuçta hiç yoktan çıkmıyor bu durum. Bu durumun (katil’in Shelby çıkmasının) sebepleri var ve oyunu tekrar oynadığınızda küçük ipuçlarını daha net görüyorsunuz. Ancak, aynı zamanda çok az kişi anladı bu karakterin katil olduğunu, ta ki biz söyleyene kadar. Bu gerçekten büyük bir zevkti çünkü “kim yaptı” gizemi içeren bir oyun yaptığınızda ve insanlar kimin katil olduğunu hemen çıkardığında kaybetmişsiniz demektir. Ancak burada, herkes Scott Shelby’yi seviyor.

Heavy Rain 4

Yine aynı şeyleri söylememe gerek yok sanırım, bu iki anlam durumu çok anlamsız geliyor bana. Shelby’nin söylediklerinden bir iki örnek veriyim daha iyi anlamanız için:

“I need a rest, I haven’t been sleeping since the murders started up again” (Cinayetler başladığından beri uyuyamıyorum, dinlenmeye ihtiyacım var)

Gerçekten kendi yaptığı cinayetlere “cinayetler başladığından beri” der mi bir katil? “Öldürmeye tekrar başladığımdan beri” diye düşünmez mi? Ne kadar aptalca birşeydir bu?

“All the newspapers are talking about Shaun Mars, the kid who disappeared” (Bütün gazeteler kaybolan çocuk Shaun Mars hakkında yazıyor)

Kendi kaçırdığı ve nerede olduğunu bildiği çocuğa neden “kaybolan çocuk” der ki? İnanılmaz yapay bir düşünce şekli daha, “ben bir oyunun içindeyim ve oyuncunun katil olduğumu öğrenmemesi lazım” diye bağırıyor resmen.

“Can’t breathe with all this goddamn rain. I hope it stops soon” (Bu yağmurda nefes alamıyorum… Umarım yakında durur)

Scott yağmur yağmasını nasıl istemez, neden yağmur umarım durur der ki? Çocuğun yağmur suyunda boğulmasını istemiyor muydu bu karakter?

“Maybe she knows something about the circumstances surrounding her son’s death” (Belki çocuğunun ölümünü çevreleyen olaylar ile ilgili birşey biliyordur)

Kusura bakmayın ama hiçbir katil kendi işlediği cinayet üzerine böyle birşey düşünmez.  “Bakalım herhangi birşeyi arkada bırakmış mıyım?” diye ya da benzer bir şekilde düşünür ancak. Böyle düşünen bir karakter sadece dördüncü duvarı yıkmaya ve oyuncuyu kandırmaya çalışıyordur.

“Said he didn’t wanna talk. Might’ve known something” (Konuşmak istemediğini söyledi. Birşey biliyor olabilir)

Bunu Shelby kurbanlardan birinin babasına söylüyor. Shelby bütün babalara hangi paketleri gönderdiğini bildiği için, babanın tam olarak ne bildiğini de biliyor. Bunu düşünmesi bir mantıksızlık abidesi.

Cümlelerin tamamı ve açıklamaları Destructoid’den alınmıştır (elbette kendi yorumumla, zaten birinci, ikinci ve son cümleyi ben de düşünmüştüm incelemeyi yazarken).

Kusura bakmayın ama bu cümlelerin tamamı zorlama ve ikinci anlam falan çıkarmak zor bunlardan. David Cage yine başarısız oluyor anlayacağınız.

Herneyse, röportaja devam edelim.

Joystiq: Ethan olarak oynarken bir uyuşturucu satıcısını öldürme veya hayatını bağışlama gibi bir seçim yapıyoruz. Benim merak ettiğim şey neden Ethan uyuşturucu satıcısını öldürdüğü halde hapse gitmiyor?

David Cage: Ethan’ın hapse gitmesi için bir sebep yok. Onu katile bağlayan herhangi birşey yok.

Josytiq: Cesedin yanında kusmuyor mu?

David Cage: Evet.

Joystiq: Ve bu onun başını belaya sokması için yeterli değil mi?

David Cage: Neden öyle olsun ki? (Vaay, soruya soruyla karşılık verme, hakikaten çuvallıyor bu noktada).

İki soru sonra bu soruya cevap veriyor:

Aslında ona karşı herhangi bir kanıt olduğunu sanmıyorum çünlü adam uyuşturucu satıcısı. Polisler adamı ölü bulduklarında “tamam, bu bir uyuşturucu satıcısı, nasıl olsa ya bağımlının teki ya da yanlış yaptığı bir diğer uyuşturucu satıcısı öldürmüştür” diye düşünecekler (evet, polisler uyuşturucu satıcıları öldürüldüğünde yanındaki kusmuğun DNA’sını incelemez zaten, kesinlikle). Ancak Ethan’ın yakalanmamasının asıl sebebi bu değil. Bu oyunda çok küçük bir zaman dilimi ve neredeyse sona yaklaşmış durumdaydık. Ve biliyorsunuz ki eğer uyuşturucu satıcısını öldürüp oğlunuzu kurtarmayı seçtiyseniz, oğlunuzu kurtardıktan sonra polisin gelip Ethan’ı tutuklaması kötü olurdu. Aynı zamanda hapise de gireceksiniz.

Hayır, bence hiç de kötü olmazdı, bu kadar gerçekçiliği önemseyen bir oyunda güzel bir son bile olurdu bana kalırsa. Bu şekilde oldukça anlamsız oluyor tam tersine. Kaldı ki ARI gibi DNA’ları eşleştiren bir sistem var Jayden’da, poliste bu gözlükler olmasa bile DNA eşleştirecek kadar ARI’nın veritabanına girişleri de mi yok? Nasıl bulamazlar ki katili?  

Bundan sonraki soruda nasıl da kaçıyor David Cage bu sorudan, hemen lafı değiştiriyor:

Biliyorum, pek ahlaki birşey değil ancak oyuncuya şu soruyu sordurmak istedik: Oyunda birisini öldürme durumunu bir olay haline getirebilir miyiz? …

Devamı var bu cevabın ve oldukça güzel bir cevap ancak hepsini almadım, zaten yeterince uzun olacak haber. Güzel bir noktaya parmak basıyor burada ve beğendim buna olan cevabını ancak üstteki sorudan bir anda kaçtığı da bir gerçek.

Birkaç soru ileri alalım:

Joystiq: Peki uyandığında Ethan’ın elinde olan Origami figürünü açıklayabilir misiniz? Ben açıklayamıyorum da. 

David Cage: Evet, ben açıklayabilirim. 

Joystiq: Açıklayın o zaman?

David Cage: Hayır. 

Joystiq: …Peki.

David Cage: Hayır, çünkü bu Hitchcock’un MacGuffin dediği şey işte. Hitchcock’a göre bir hikayede sadece bir MacGuffin olabiliyor. MacGuffin hikayede açıklanmayan birşey. Ve sadece bir tane MacGuffin olabilir bir hikayede, üç beş tanesi hikayeyi anlamsızlaştırıyor. Bu noktada hikayede oyuncunun kendi anlam çıkarabileceği birşey olsun istedik. Kendileri anlamını bulmaya çalışsınlar istedik. Bu cevap tatmin edici oldu mu?

Joystiq: Kabul ediyorum.

Tamam, güzel, açıklamış ama Heavy Rain’in içeriği içinde pek tatmin etmiyor işte bu açıklama. Yine de bu açıklama fena olmamış diyebilirim, adama haksızlık etmeyelim şimdi.

Gelelim sonuca:

Bana kalırsa bütün bunların ışığında söyleyebilirim ki David Cage bu röportajla “oyuncuları kandırdım” diyor bir nevi. Açıklamaya çalışıyor ancak çoğu açıklaması oldukça başarısız ve kaçtığı sorular bile var. Açıkçası bu kadar anlamsız bir hikaye içeren bir oyunu, çok çok daha iyi hikayeler görmüş oyuncu topluluğu nasıl beğeniyor, anlam veremiyorum. Sanırım presentasyon oldu oyuncuların kalbini kazanan Heavy Rain konusunda.

Ancak Jim Sterling’in de yukarıdaki makalede dediği gibi “bu oyunu satın alarak ve beğenerek, oyuncular olarak iyi bir hikayeye hiç önem vermediğimiz, sadece sunum ve presentasyona önem verdiğimiz, bir film için berbat sayılacak ve film eleştirmenleri tarafından parçalara ayrılacak, çok kötü notlar alacak bir senaryoya sahip bir oyunu bile seve seve oynadığımız mesajını gönderiyoruz. Diyoruz ki, biz oyuncular olarak aptalız ve bir oyunu beğenmek için iyi bir senaryoya ihtiyacımız yok. Ve Heavy Rain bu noktada video oyunlarının senaryo kalitesi barını yapımcılarının gözünde oldukça düşürüyor.”

Daha çok katılamazdım.

3 Yorum

  1. randall flagg

    muhteşem bir yazı olmuş.”oyun neden bu kadar az satıyor?,türün meraklıları bile dönüp bakmıyor” diyenler iiçin cevap niteliğinde.böylesine senaryonun ön planda olduğu bir oyunda bu kadar saçmalıktan sonra iyiki aldırtmamışım diyorum.

    katilin yönettiğim karakter olması bile çok klişe.bütün deliller olmadığımızı gösterirken sözde şaşırtmak için kıvranmışlar.

  2. Oruç Dim

    Çok teşekkür ederim 🙂 İncelemenin sonundaki yorumlar kısmında hararetle video yayınlayarak birilerine birşeyler ispat ettiklerini düşünen arkadaşların bu yazının üzerinden aylar geçmesine rağmen gördüğünüz gibi okuyup tek bir yorum yapamamaları, tek yorumu sizden almam ne kadar ilginç değil mi 🙂

  3. jjhjn

    siz nasıl böyle düşünürsününüz.oyun çok kaliteli.siz shelby nin aklından ben katilim diye düşünmesini mi istiyorsunuz .o zaman oyun sıkıcı olurdu.burda biraz kafa çalışrırmak gerekiyo oyunun eğlencesi bu.gerçek hayat gibi. her an herkes yalan söyleyebilir.ters düşüncelerde bulunabilir.o yüzden sana katılmıyorum

Bir cevap yazın