Core i7-980X: 6 Çekirdek veya 12 İşparçası İşe Yarıyor mu?

Intel “Hyper-Threading”i ilk kez Pentium 4 “Northwood” 3.06 GHz ve Xeon MP “Foster” serisi işlemcileriyle 2002’de duyurmuştu. Bu kendine has teknolojinin amacı paralel işlem sayısını artırarak işlemciden daha çok yararlanmaktı. Yeni Core i7-980X barındırdığı 6 gerçek çekirdek ve Hyper-Threading ile masaüstünüze “12 mantıksal çekirdek” desteğini getiriyor.

Bu bir soruyu doğuruyor: Kullandığınız kaç yazılım sekiz ve üstü çekirdek desteğinden gerçekten yararlanabiliyor? Hyper-Threading tüketim verimliliği açısından üstünlük sağlıyor mu? Normalde daha az işlem hattı üzerinde çalışabilecek yazılımlar gereksiz yere çok işlem hattına bölünerek başarımlarında düşüşe mi yol açılıyor?

Gulftown Hyperthreading İnceleme

Intel’in Gulftown altyapısında bulunan Hyper-Threading 12 mantıksal çekirdek sunuyor. Ancak birkaç özel yazılımda dişe dokunur bir başarım artışı elde ediliyor.

Hyper-Threading’in tarih olması

Hyper-Threading zamanında hiçbir gerçek neden olmadan hayatımıza girivermişti. Pentium 4 işlemciler görece uzun yönerge işhattı (instruction pipeline) barındırıyordu ve işhattından tam yararlanmak için çalışma saat hızlarını olabildiğince artırmak dışında çare yok gibi görünüyordu. Buna karşılık Intel yeni bir yaklaşımla, işlem hatlarının durumunu denetleyen birimlerin sayısını iki katına çıkardı ve Hyper-Thread destekli gerçek tek bir çekirdek işletim sistemine iki ayrı çekirdek gibi gösterilmeye başlandı. Bu sayede işletim sistemi aynı anda iki işparçacığına veya işleme aynı anda iş sevk edebilme yeteneğine kavuştu. Intel’in bu “dallandırılmış” yeni mimarisiyle işlemcinin işletim sistemi tarafından daha fazla meşgul edilebilmesi bekleniyordu; tepki süreleri kısalacak ve işleme hızı da artacaktı.

HT destekli yeni Pentium 4 ile özellikle tek çekirdekli işlemcilerin tepki süreleri biraz kısaldı ve bazı uygulamaların hızları biraz da olsa arttı. Bu HT’nin masaüstü sistemlere belli belirsiz etkisiydi. Ortalarda bu tür bir teknoloji yokken yazılmış masaüstü uygulamalar aslında tek çekirdeğe yönelik olduğundan, HT’nin hiçbir işe yaramadığı, hatta işi gerçekte var olmayan  “sanal” işlem hatlarına dağıtarak başarımı düşürdüğü de öne sürüldü. Paralel işlemlerin yoğun olduğu sunucu tarafındaysa Hyper-Threading’in yararı çoktan hissedilmeye başlanmıştı.

… ve geri dönüşü

Core 2 işlemcilerin gelmesiyle beraber Hyper-Threading ortadan kaybolmuştu. Ancak Intel, yeni çıkan altı çekirdekli Core i7-980X’in de dahil olduğu Core i3, i5, i7 işlemci ailesinin temelini oluşturan Nehalem mimarisiyle birlikte HT teknolojisini yeniden canlandırmaya karar verdi.

Durum bugün Hyper-Threading’in ilk tanıtıldığı yıllar öncesinden çok farklı. Artık yazılım geliştiricileri donanım dünyasına ayak uydurmak konusunda daha hassaslar ve günümüzde çok çekirdekli donanımdan yararlanmaya çalışmayan bir yazılım neredeyse kalmadı. Ancak AMD yüksek başarım ürünlerde Intel’i bu aralar pek zorlayamadığından, Hyper-Threading’e gerekli bir teknolojiden çok, bazı ürünleri ön plana çıkarmak için son kullanıcıya sunulan bir “güzellik” gözüyle bakılıyor. Peki, 6 gerçek, 12 sanal çekirdeğiyle Hyper-Threading’li yeni Core i7-980X gerçekte ne getiriyor? Kaputu açalım bakalım altından ne çıkacak…

Bu incelemede dört çekirdekli Core i7-975 Extreme Edition (Bloomfield) ile altı çekirdekli Core i7-980X (Gulftown) işlemcileri başarım ve güç verimliliği açısından karşılaştırmaya karar verdik.

Bir cevap yazın