Çok çekirdeklilerin düellosu: Intel ve AMD Gelecek İçin Çarpışıyor – Bölüm 1

Intro

(ç.n. Moore Kanunu: Intel’in kurucularından Gordon Moore, silikon yongaların keşfinden beri her iki yılda bir depolama kapasitesinin iki katına çıktığını (diskler için de geçerli) ve/veya işlemci güçlerinin her 18 ayda bir ikiye katlandığını keşfetmiş. Bu saptamaya o günden sonra Moore Yasası adı verilmiş. Bu kuralın günümüze kadar geçerli olduğu gibi, önümüzdeki en az 20 yıl boyunca da geçerli olacağı düşünülüyor.)

64 bit çoklu çekirdekli işlemcilerin (CPU) – işi aralarında paylaşan ve ortaklaşa çalışabilen iki veya daha fazla işlem birimi barındıran yongalar – 2007 yılı itibariyle sunucular, iş istasyonları ve hatta masaüstü, dizüstü ve elüstü bilgisayarlarda bile standart donanım olacağı düşünülüyor. Bundan iki yıl sonra satın alacağınız bir bilgisayarın bugünkü kullandıklarınızla neredeyse hiçbir ortak yönü bulunmayacak gibi görünüyor. Bu sonuç pek de sürpriz değil: Artık fizik yasalarının sınırına yaklaşan teknoloji nedeniyle tek çekirdekten elde edilebilen işlem gücünün sınırına dayanmış bulunuyoruz (en azından şimdiki malzeme ve tasarım yapısıyla). Bu nedenle pazarın durumu üreticilerin iki veya daha çok işlem birimi barındıran çoklu çekirdekli ürünlere yönelmesi kaçınılmaz, çünkü başarım artışıyla elde edilebilecek kar oranları hem çok yüksek, hem de bu alandaki rakipler az.

Intel ve AMD’nin her ikisi de yeni mimari standartlarını belirleyebilmek üzere kolları sıvadılar. Ancak tarihte ilk kez Intel bu yarışta geri kalıyor gibi görünüyor, çünkü AMD bu konuda burun farkıyla önde – hatta parkuru tamamladığını öne sürenler de var – ve elindeki köşe taşını daha önce yerine dikecek gibi görünüyor. Geçen Ağustos ayında AMD, 2005’in ikinci çeyreğinde pazara sürülmesi beklenen ilk x86 uyumlu 64 bit çift çekirdekli işlemcisini tanıtmıştı; aynı ürün geçen Şubat ayında LinuxWorld katılımcılarına da gösterilmişti. Buna karşılık Intel, AMD’nin Athlon64 ve Opteron ile getirdiği AMD64 komut takımına uyumlu olan – aslında bire bir aynı – 64 bit EM64T komut takımlı, çift çekirdekli Pentium D dizisine ve yeni Pentium Extreme Edition’a (uç sürüm) ilişkin planlarını açıklamakla yetindi.

Rakibinin peşine takılmaktan oluşan bu tuhaf pazar anlayışı için Intel, aslında rakibinin peşinde sürüklenmediğini, bunun tasarruf sağlayamaya yönelik, ekonomik bir strateji olduğunu öne sürüyor. Intel’in geçen bahar IDF fuarında işlediği, tüm duvar panolarında, el ilanlarında işlediği asıl tema Moore Yasası’nın hala geçerli olduğu üzerineydi.

E = mc2 yasasının her alana burnunu sokması gibi, Moore Yasası da geçtiğimiz 40 yıl içerisinde işlemci başarımından, saat hızlarına ve hatta Amerikan beyaz-yakalılar işgücü artış oranına bile uygulanmaya çalışıldı. Bahar IDF toplantısında, zamanında Moore Yasası’na derinden bağlılık gösterdiği iddiasında olan Intel, bu kez bu iddiasının pek de arkasında durabilmiş görünmedi.

Kuruluşun en son geliştiriciler forumunda Intel’in Kıdemli Başkan Yardımcısı President Pat Gelsinger “Transistor içeriğini her 18 veya 24 ay zarfında ikiye katlama yarışı elbette sürüyor. Frekans ve başarımdaki artışın bu kuralı izlediği kesin olsa da, Moore Yasası’nın değişkenlik gösterdiği alan bu elektronik düzenekleri barındıran zarf teknolojisinin ve güç tüketim tanımlarının getirdiği sınırlama; gelecekteki işlemcilerin daha küçük ve daha az güç tüketmesi gerekecek ve pazarın da eğilimi bu yönde olacak.” şeklinde bir açıklama yaparak başarımdaki artış konusunda kuruluşun çizgisini belli etmiş oldu.

Gelsinger “Bizim için geleceğin çoklu çekirdek teknolojisinde olacağı görünüyor… Artık Moore Yasası’nı “Hyperthread” teknolojisinden çoklu çekirdek yapısına geçerek uygulayacağız ve zamanın gördüğü en hızlı ve başarımı yüksek işlemcileri yapacağız.” diyerek sözlerini sürdürdü. Gelsinger’ın da dikkat çektiği olasılık önümüzdeki dört yıl içinde başarımın 10 katına çıkabileceğini işaret ediyor; “Paralelizm adına özlü sözler”.

Bir cevap yazın