Borderlands

Hayal edin: Bir zindanda, belki de beraber aylarınızı harcadığınız karakterinizle hiç durmadan sağ tıklayarak yaratık öldürüyorsunuz. Bir yandan düşen eşyaları topluyor, bir yandan yetenek ve stat puanları dağıtıyor, anlamsızca, “ben neden eğleniyorumu” sorgulamaksızın, hikayeyi, karakterleri, mekanları, bölüm tasarımını bir kenara bırakıp yalnızca deliler gibi eğleniyorsunuz. Bir anda bir mucize oluyor ve kamera karakterinizin bakış açısına dönüyor, elinizdeki kılıç/asa/yay güçlü bir pompalı tüfeğe dönüşüyor, mekan bir anda açık alan haline geliyor ve kendinizi post apokaliptik bir ortamda, pompalı tüfekle mutant köpek öldürürken buluyorsunuz. Çok mu fantastik geldi? Eheh, Gearbox’da çalışan birileri de aynı fanteziyi düşünmüş olacak ki bugün elimizde Borderlands’i tutuyoruz…

Borderlands Art

Pandora'ya hoşgeldiniz.

Öldürelim, Öldürelim, Bar Dolmadı Biraz Daha Öldürelim

Aslında hikayenin pek bir önemi yok ama adettendir, oyunun hikayesini anlatarak başlayalım. Uzak gelecekte, Pandora isimli bir gezegende geçiyor oyun. Dünyanın mineral kaynakları giderek tükenmektedir ve insanlar daha iyi bir yaşam sürecekleri umuduyla galaksinin öteki ucundaki bu mineral deposu sandıkları gezegene inerler ancak indikleri zaman görürler ki gezegen de yalnızca uzaylı kalıntıları vardır, mineral söylentisi tamamen bir uydurmacadan ibarettir. Bunun üzerine parası pulu olanlar bu yeri terk ederler, terk edemeyenlerse kanunsuz bir yaşamı tercih etmek zorunda kalırlar (ne olacaktı ya).

Arkada kalanlardan bazıları varolduğu söylenen uzaylı teknolojisini elde ederek kısa yoldan zengin olmaya çalışırken, bir kısım insan ise sadece hayatta kalmaya çalışmaktadır. Bu şekilde kavgayla gürültüyle geçen yedi yılın ardından Pandora’da kıştan bahara geçiş olur ve bunun ardından kış uykusuna yatmış (herhalde öyledir, ne bileyim) yaratıklar uyanarak Pandora’yı arşınlamaya başlarlar.

Ancak geride kalan kolonistler için hala bir umut vardır: Vault. Söylendiği üzere bu Vault’ta uzaylı teknolojisi ve sırları bulunmaktadır ancak Vault’u bulan insanlar koruyucu bir güç tarafından ortadan kaldırılmıştır ve geriye yalnızca gezegenin her yerine dağılmış kayıtlar kalmıştır. Bu kayıtlar Vault’un varlığını doğrulamaktadır ancak yerini kimse bilmemektedir. Evet, doğru tahmin ettiniz, her ne kadar karakterlerimiz farklı farklı sebeplerden Pandora’da olsalar da ana amacımız Vault’u bulmak.

Borderlands Karakterler 2

Sağdan sola: Roland, Lilith, Mordecai ve Brick.

Oyunun başlangıcında seçebileceğimiz dört karakter var: Dürbünlü tüfek ve pistol kullanımında usta “avcı” Mordecai, her tür silahta uzmanlığı olan “asker” Roland, grubun büyücüsü görevi gören ve SMG kullanımında rakip tanımayan “siren” Lilith ve son olarak düşmanları yumruklarıyla yere seren devasa elemanımız “tuğla” Brick. Yukarıda da bahsettiğim gibi bu üç karakterin de Pandora’da bulunma sebepleri farklı aslında ancak bir şekilde kader ağlarını örerek bu arkadaşları bir araya getiriyor. Daha doğrusu bazılarına göre kader, bazılarına göre “coop”.

Aslında oyunun mantığı bir hack and slash’ten çok farklı değil. Düşmanları öldürüyoruz, alttaki tecrübe çubuğu doluyor, çubuk dolunca seviye atlıyoruz, yeni yeteneklere puan veriyoruz, yeni silahlar kazanıyoruz ki böylece daha yüksek seviye bölümlere geçip daha iyi silahlar alabilelim. Yine araç amaç haline gelmiş durumda ve yine anlamsızca, “daha fazla tecrübe, daha fazla silah, daha fazla para” diye düşünerek eğleniyoruz. Peki bütün bunları yaparken tek başımıza mı olmak zorundayız? Elbette hayır, partiye üç arkadaşımızı daha çağırıp ortamı alev alev yakıyor, taş üzerine taş, omuz üzerinde baş koymayabiliyoruz istersek. Ancak parti kurduğunuzda birbirinizden fazla uzaklaşmamaya çalışın zira aynı Diablo ve türevi oyunlarda olduğu gibi oyunda ne kadar oyuncu varsa yaratıklar da o kadar güçleniyor.

İsterseniz oyunu tek başınıza da oynayabilirsiniz elbette ancak bu şekilde oyunun pek bir özelliği olmuyor açıkçası. Borderlands tam bir coop oyunu arkadaşlar. Ahbaplarınızı alıp, Xbox 360/PS3/PC karşısına kurulup bir yandan muhabbet edip öteki yandan çekirdek çitleyerek oynayacağınız, kendisini ciddiye almayan, sulu, amacı iyi bir hikaye veya muhteşem grafikler değil sadece saf eğlence sunmak olan bir oyun bu. Ve bunu da oldukça başarılı bir şekilde kotaran bir oyun kendisi.

9 Yorum

  1. MaRIkO

    Bu oyunda çok fazla eksik ve göze batan hata var ancak bence bu oyunda hikaye önemli değil oyun oynanışındaki rahatlık ve zevkli olması ile kazanıyor. Oynayan birisinin bitirmeden bırakacağını sanmıyorum bu oyunu.

  2. Uğur Yurtsever

    Tahir’le beraber coop olarak uzun süre oynadıktan sonra bu mu yani yenilikçi oyun, bu mu yenilikçi tasarım diyerekten bıraktık. Daha sonra o bitirdi mi bilmiyorum, ancak Borderlands 2009’un en çok şişirilmiş balonlarından biri bana göre.

  3. Tahir Meylani

    Bende bitirmedim, bitirmek için içimde bir heyecan da yok 🙂

    Evet, Uğur’a katılıyorum yılın en şişirilmiş oyunu Borderlands. DLC’ler ile gelen eklentiler belki oyuna bir heyecan katmıştır, bakmak lazım.

  4. MaRIkO

    borderlandsin başarılı olduğu tek nokta fps mekanikleri bunun haricinde borderlandsde ne oyunda nede tasarımda bir yenilikçilik yok. bu oyunun şişirilecek bir tarafı yok şişiren var mı onuda bilmiyorum ama şişirilmiş olsa bile crysis veya l4d serisi kadar şişirildiğini sanmıyorum.

  5. Tahir Meylani

    L4D için katılıyorum oda şişirme bir oyun. Özellikle L4D2 oldukça şişirildi.

    Crysis farklı bir konumda aslında. Crysis, pek çok teknolojik yenilik getirdi beraberinde. Bunları görmezden gelerek şimdi yapacağımız bir değerlendirme tabi ki Crysis’i şişirilmiş oyunlar listesine sokar. Tıpkı Far Cry gibi. Far Cry’da hikaye yönünden oldukça zayıftı fakat zamanında büyük olay yaratmıştı.

    Crysis için şişirilmiş bir oyun değil fakat abartıldığı kadar değil diyebiliriz bence.

     

  6. Uğur Yurtsever

    Borderlands, özellikle oyunun yapımcıları tarafından oldukça şişirildi. (ki en tehlikeli şişirmeler de genelde böyle oluyor.) Yenilikçi oynanış ve tasarım lafları da bizzat yapımcıların ağzından çıktı. Hatta Randy Pitchford daha da ileriye giderek oyunu anlamsız bir şekilde Fallout 3’le bile kıyasladı.

    L4D2 ise tam aksine oyuncu toplulukları tarafından şişirilen bir oyun oldu. Yani Gabe Newell çıkıp da “L4D2 ezicek, yok efendim Resident Evil’dan daha iyi zombi oyunu olacak, Call of Duty’den daha iyi shooter olacak” gibi garip laflar etmedi.

    Aynısı Crysis için de geçerli, zira Yerli kardeşler gayet mütevazı insanlar.

    Ben Gearbox CEO’su Randy Pitchford’u biraz yıllar öncesinin John Romero’suna benzettim. Tek farkları Borderlands Daikatana gibi patlamadı :p

  7. MaRIkO

    ben oyun firmalarının kendi oyunlarını şişirmesine şişirme olarak bakmıyorum sonuçta adamlar için o oyun para kapısı tabiiki olduğundan daha iyiymiş gibi gösterecek. Düşünün intel gibi bir firma bile son 3 senedir gerekli gereksiz ürünlerini abartma trendiner katılmış druumda. Tabii keşke oyun yapımcıları ve diğer firmalarda ürünlerini gerekli gereksiz övmese çok daha iyi olur ancak bence esas tehlikeli şişirme oyuncuların şişirmesi. Sizlerde takdir edersinizki son senelerdeki konsol savaşları, daha fazla para kazanma uğruna casual oyunculuğun geliştirilmesi için yapılan çabalar ve en önemlisi dünyanın genel olarak popüler kültüre yönlendirilmeye çalışılması bilinçsiz bir sürü oyuncu yarattı. Bu oyuncuları bizler gibi düşünmeyin oyunlarla ilgili interneti veya oyun dergilerini bile takip ettikleri yok mahalledeki veya okuldaki arkadaşlarından duydukları ile veya sağda solda adını çok duydukları için oyun alan bir kitle bunlar. Bunların dolayısı ile ne oyun yapımcısının abartmalarından haberleri oluyor nede önlerine oyun konduğu zaman eksiğini gediğini anlayabiliyorlar. Bunun için oyuncuların şişirdiği bir l4d veya crysis çok daha tehlikeli bana göre. l4dyi bende beğenerek oynadım ama bu oyun tamamiyle oyuncu şişirmesi sayesinde bu hale geldi. crysis is başka bir konu evet birçok teknolojik yenilik getirdi bunlar oyun için kesinlikle bir artı ama bu teknolojiler oyuna adam gibi yedirilemedi çok güzel sonuçlar doğurmasına karşın genel performans açısından rezalet olan bir grafik motoru yapmayı başardılar. Crysis tamamiyle far cryın başarısının arkasına saklanmış bir oyun. Far cry ın insanlar üzerinde bıraktığı olumlu etkilerden dolayı oyuncular crysisin bir sürü eksiğini görmezden geliyor ve oyunu şişiriyorlar.

  8. Uğur Yurtsever

    İşte bu yanlış anlaşılmalar, gereksiz şişirilmeler noktasında biz devreye giriyoruz :p

    Sanırım bu noktada şişirme kelimesine farklı anlamlar yüklemiş bulunuyoruz. Ben şişirme kelimesini kullanırken oyunlara sektörel açıdan baktım. Zira oyunları firmalar yapıyor ve oyuncular üzerindeki etkiyi de yayınladıkları ekran görüntüleri, videolar ve zaman zaman “spoiler” niteliği taşıyan detaylar şekillendiriyor.

    L4D2 kesinlikle başarısız bir oyun değil mesela. Bizi tatmin etmiş olmayabilir, ancak milyonlarca insan beğeniyle oynamaya devam ediyor bu oyunu. Ayrıca çoklu oyuncu modlar ilk oyundan bu yana bir hayli eğlenceli hale getirilmiş, bu da kesin. Kesin olan bir başka şey de kimse bu oyunun gelmiş geçmiş en iyi oyun olacağını düşünmüyordu sanırım. Zaten oyunu orijinal almayı düşünen herkes (hatta almayacağım diyenler bile) öyle ya da böyle oyun çıkmadan önce yayınlanan demosunu oynamıştı ve ortada bir dünya harikası olmadığını görmüştü.

    Açıkçası ben mahalledeki veya okuldaki arkadaşından oyunları duyup oynayan insanları da oyuncu profili içerisinde değerlendiremiyorum, zira bu tip bir profili yalnızca bizim gibi oyun sektörüne herhangi bir katkısı olmayan ülkelerde mevcut. Yani ülkemiz oyun sektöründe bir oyuncu değil ve açıkçası bizler de oyunları kafamızda büyüterek çok çok korsan tezgalarına destek oluyoruz. Ülkelerinde irili ufaklı çalışmalar olan ülkelerde (zamanın demir perde ülkeleri dahi) ise durum böyle değil. Zaten bilgiye ulaşmak artık 5-6 yıl öncesine göre çok daha masrafsız ve meşakkatsiz ve bu insanlar da ülkelerinde olup bitenlerden haberdar, dolayısıyla dünyaya nasıl bakmaları gerektiğini (en azından oyunlar bağlamında) daha iyi biliyorlar. Kaldı ki ülkemizde de hatırı sayılır bir oyuncu kitlesi bu özellikleri paylaşıyor.

    Firmaların oluşturduğu şişirmeler derken birazcık bu durumu temel alarak vurgu yapmaya çalıştım. Zira bugüne kadar en çok satan oyunlar genelde firmaların “şöyle olcak böyle olcaklarıyla” ortaya çıktı.

    Borderlands özeline inecek olursak da, özellikle Steam üzerinden L4D2 ön siparişlerini bile geçmesi tamamen yapımcıların abartmalarıyla ilgiliydi.

Bir Cevap Yazın

css.php