Bir Sonraki Adım, Yüksek Hızlı USB 2.0

 

Yeni Hi-Speed USB 2.0 logosu.

USB 2.0 standardı henüz bir çok bilgisayar kullanıcısı için bir sır, ancak bunun nedeni USB 2.0’ın ne olduğunu bilmemekten kaynaklanıyor olabilir. Hemen açıklayalım, USB 2.0, daha ileriyi düşünen bir USB teknolojisi geliştirmek için atılan ikinci adım. USB’nin ilk versiyonu bilgisayar kullanıcıları ile tanıştırıldığında, USB 2.0’ın sunduğu yüksek bant genişliğine ihtiyaç duyan araçların üretilmesi henüz bir rüyadan ibaret gibiydi. O zamanlar, çoğu yüksek bant genişliği gerektiren uygulama IEEE-1394 (Fire Wire) çözümüne yöneliyordu ve USB 2.0’ın piyasaya sürülmesine kadar bunun böyle kalacağı sanılıyordu.

Eğer bilgisayarınızın arka paneline bir göz atarsanız, sadece birkaç tane değişik iletişim kapısı göreceksiniz. Görecekleriniz bir paralel port (yazıcı portu), bir veya iki RS-232 seri port ve bir de USB portu ile sınırlı. Bu bağlantı noktalarının iletişim hızları türlerine göre değişiyor. Yazıcı portunun veya paralel portun “Centronics&quot modunda veri transferi hızı ileri yönde 150KB/sn. Geri yönde ise bu hız üçte bire, yani 50KB/sn’e düşüyor. Günümüzün BIOS’ları RS-232 seri portunun hızını 38400b/sn ile sınırlıyor. Ünümüzün güncel bilgisayar sistemlerinin arkasında görebileceğiniz USB portunun veri transfer hızı ise maksimum 12Mb/sn. Uzun lafın kısası, bu eski model portların hiç biri günümüzün yüksek bant genişliği gerektiren çevre birimlerini destekleyecek kapasitede değil. btc

USB’nin avantajı, USB kontrol biriminin sadece bir IRQ alması; diğerlerinin hiç birinin böyle bir durumu yok. USB aygıtlarının üzerinde donanım ayarlarını değiştirmek için kafa karıştıran jumper’lar bulunmuyor. Sisteme kurulumları son derece pratik ve kolay. Tak-kullan işletim sistemlerinin ütopyası bu aygıtları sisteme taktığınızda otomatik olarak kurulumu gerçekleştiriyor. USB bağlantı standardı bütün aygıtlar için aynı, kullanıcının kafasını karıştırmıyor. Tipik bir bilgisayarın arkasındaki bütün bağlantıları şöyle bir kafanızdan geçirin. Büyük ihtimalle bir adet PS2 fare portu, bir adet PS2 klavye portu, 9 iğneli bir (veya iki) seri port, 25 iğneli bir yazıcı portu ile ses kartı portlarını (hoparlör, line in, mikrofon) göreceksiniz. Bu sayı kafa karıştıracak kadar fazla. Bunun yerine bütün aygıtlar tek bir standart bağlantı türü kullansalardı ne iyi olurdu değil mi? Eğer bu aygıtların hepsi USB standardında olsa idi, Intel’in son birkaç yıldır lafını ettiği, eskinin hantal arabirimlerinden tamamen kurtulacağımız bir rüya PC standardına daha yakınlaşmış olacaktık.

USB standardı aynı port üzerinde birden fazla aygıtı destekliyor. USB portu teknik olarak bir anda kendisine bağlı olarak çalışacak olan 127 aygıtı destekleyecek şekilde geliştirildi. Elbette bu kadar aygıtı bir arada bağlayabilmek için bir tür USB hub kullanmanız gerekecek. Bir USB kanalındaki aygıtların hepsi ortak bir bant genişliğini paylaşıyorlar. Böylece, eğer aygıtlarınızdan biri USB portundan belli bir standart bant genişliği istiyorsa, bu durumda aynı kanala bağlayabileceğiniz USB aygıtlarının sayısına bir sınırlama getirmek zorundasınız. USB standardından daha fazla bant genişliği alabilmek için bilgisayarınıza ekstra USB portları takmanız gerekiyor. Genelde bu ekstra portları bir PCI kartı olarak sisteme ekleyebiliyorsunuz. USB aygıtlara örnek olarak klavyeleri, fareleri, oyun kontrol araçlarını, kameraları, veri depolama birimlerini ve tarayıcıları verebiliriz. Eğer bilgisayarınıza bağlamak istediğiniz bir çevre birimi varsa, büyük ihtimalle piyasada USB versiyonunu bulabilirsiniz. Günümüzde piyasada bulabileceğiniz bütün ürünler göz önüne alındığında, özellikle bu ürünlerin büyük bant genişlikleri gerektiren türlerinden istiyorsanız, bu durumda USB 1.1 standardı size “süpeer” dedirtecek performansı maalesef gösteremiyor.

Bir cevap yazın