Assassin’s Creed: Revelations PC İnceleme

Tırmanmadığımız Kültürel Değer Kalmasın

16. yüzyılın ilk çeyreğinde; Fatih Sultan Mehmed’in tahtın bekası için, kardeş katlini vacip ettiği fermanın hakim olduğu vakitlerdeyiz. Babasının vefatını beklemeden tahta geçtiği için ileride Yavuz lakabını alacak olan Selim, kardeşi ve hasmı şehzade Ahmet, Bizans’ın son veliathı Manuel Palaiologos ve ünlü Türk denizcisi Piri Reis’in rol aldığı hikayede kendimize bir yer edinmeye çalışıyoruz.

Oyunun İstanbul’da geçiyor olması; Galata kulesinden Topkapı Sarayı’na , Ayasofya’dan Yerebatan Sarnıcı’na kadar pek çok yerde fink atabileceğimiz manasına geliyor. Assassin’s Creed’i diğer oyunlardan ayıran yönlerden biri de neredeyse tüm yapılara tırmanabiliyor olmamızdı. Bu durum korunmuş. Sanki görünmez bir el, Ezio’yu oyun boyunca tarihi değeri olan ne kadar eser varsa hepsine tırmanmaya zorluyor.

Assassins creed revelations 1

Müezzin kisvesi altında düşmanlardan gizlenirken.

Her ne kadar hurma ağaçlarından teşekkül bir bitki örtüsüne sahip olsa da İstanbul’un  monitörlere ustalıkla yansıtılmış olduğunu söyleyebilirim. Aynı şekilde Türkler, Rumlar, Ermeniler ve “nereden buldun bunu” diyenlerin bir arada yaşadığı sokaklar, neredeyse gerçek hayatta olduğu kadar kozmopolit .

Oyunda Türkçe dil desteği yer almıyor olsa da sokaklarda yaptığımız bir iki turun ardından bunun eksikliğini hissetmeyecek hale geliyoruz. Mallarını satmaya çalışan tüccarlar Türkçe konuşuyor. Ek olarak; kocasını azarlayan hanımın söylemleri ve bitmek bilmeyen bir Zeynep arayışı şehrin dokusunu tamamlamış oluyor.

Ambiyans sesleri olarak tasarlanmaları dolayısıyla; Türkçe konuşmalar genelde birbirini tekrar ediyor. Ancak durumun hırsızlık yaptığımızda değiştiğini fark ediyoruz. Şüpheye yol açacak biçimde ardı ardına yankesiciliğe girişirseniz, İstanbul erbabının bülbül gibi şakıdığını göreceksiniz. Ayar dolu bir tecrübe yaşamak isteyenlere tavsiyemdir.

Yancıları Tanıyalım

Paralı Askerler: Belli bir meblağ karşılığında hasımlarımızı dövdürebileceğimiz eniştelerimiz. Ezio’nun yaşına hürmet edenler ve onu çatıdan çatıya zıplatmaya çekinenler için bir seçenek olabilir.                         

Hırsızlar: Musallat olma kavramının vücut bulmuş halleri. Dörtlü gruplar halinde çatılarda takılmayı seviyorlar. Bu eli uzun arkadaşları muhafızların üzerine saldığınızda, yollar sizin için açılmış oluyor.

Assassins creed revelations 5

Hurşit Yenigün ve grubu tadında takıldığımız anlardan biri...

Romanlar: Bu hanım kızlarımızın arasına gizlenerek düşmanlarla aramıza mesafe koymuş oluyoruz. Ayrıca kendilerinin de, aynen hırsızlarda olduğu gibi, muhafızları yerlerinden etme özellikleri mevcut. Bunu, gerdan kırıp bade süzmek suretiyle gerçekleştiriyorlar.

Tellallar: Yancıdan ziyade yandaş olarak değerlendirilebilir. Kendilerine para yedirdiğinizde arkanızdan atıp tutmaktan vazgeçiyorlar. Böylelikle tapınakçılar tarafından fark edilme ihtimaliniz düşüyor.

5 Yorum

    • Uğur Yurtsever

      Klavyenizin ok tuşlarıyla sayfalar arasında geçiş yapabileceğiniz gibi sayfanın hemen bitiminde gördüğünüz kocaman ok tuşuna tıklayarak da sonraki sayfaya geçebilirsiniz.

  1. Mahmut

    Assassin’s Creed serisi geçen dört yıl içerisinde unutulmaz oyunlar arasına girdi. Orta çağ’da Haçlı seferleri sırasında kontrol ettiğimiz Altair ile sağlam bir temel oluşturan oyunun her sene yaptığı yeniliklerle bu sağlam temelin hakkını verdi.Ezio’nun oyuna dahil olmasıyla, Ubisoft oyunu daha da çekici hale getirdi.Siz ne dersiniz ? Sizce Ubisoft bu iki muhteşem karakteri tek oyunda birleştirerek 2011’in en iyi oyunu olmaya aday olabilir mi?

    Assassin’s Creed: Revelations birçok yönden özel bir oyun. Yapımcılar ilk oyundan itibaren yeni oyunlara eklemeler yapmış ve hiç yerinde saymamışlar.Genç, yakışıklı ve çocuksu bir Ezio’nun bu özelliklerini oyun boyunca karizmatik, başarılı ve yetenekli gibi özelliklerle takas etmesi ise büyüleyici.Ezio’nun İstanbul’a gelmekteki amacı hem kendi kafasındaki sorulara hemde tüm insanlığı aydınlatacak bir bilgiyi açıklayacak cevabı arıyor.Ubisoft bu oyun için yavaş yavaş gelişen bir oynanışı daha uygun görmüş.

    Oynanış yönünden en önemli ek kanca bıçak (Hook Blade). Kanca bıçak sayesinde hem hız hemde hareket kabiliyeti oldukça artıyor.Kanca bıçağın en büyük etkisi artık düşme korkusu olmadan zıplama şayet kanca bıçak elimizin uzanacağı mesafeden 2 kat daha fazla uzunluğu yakalıyorbiliyor.
    Başka bir etkiside kimi zaman zevkli kimi zamansa sıkıcı gelebilen yüksek binalara tırmanma işini ise çok hızlandırıyor. Oyunda “Zip lines” denilen ve İstanbul
    çatılarında bolca bulunan bu yapı iki nokta arasına halat gerilmesiyle oluşmuştur. Bu yapı ve kanca bıçak sayesinde hatırı sayılır bir mesafeyi saniyeler içerisinde alabiliyoruz.
    Ne kadar basit bir sistem olsada oldukça işe yarıyor.

    Teknoloji 1511’de de durmamış gibi gözüküyor. Bir suikastçı olarak, kalabalık insan gruplarından hedefi bulmak şaşırılacak birşey değil. Ezio’nun avlanırken işine yarayan Eagle Vision(Kartal Görüşü)artık yerini Eagle Sense(Kartal Hissi yada 6. His)’e bırakmıştır. Bu his sayesinde kalabalıktaki düşmanı bulabilir, nereye gideceğini ve nereden geldiğini öğrenebilir ve oyundaki yeniliklerden olan bombaların atıldığında nereye gideceğini anlayabiliriz. Düşmanı kalabalıkta bulsak bile gerekli eşyalar olmadan birşey yapamayız.İşte yeni özellik olan bombalarda burada devreye giriyor. Kabuk, barut ve bomba tipini seçerek, bazı ilginç bomba şekilleri icat edebiliyorsunuz. Muhafızları duman içinde bırakan bir bomba yada daha öldürücü bir çeşit, seçim sizin! Bombalar, temasla mı yoksa fünyeyle mi patlayacağını dahi biz seçebiliyoruz. Bu da basit bir ekleme olsada oynanışı oldukça etkiliyor.Doğru zamanda, doğru tasarlanmış bombayı kullanmakta ödül olarak %100 Senkranizasyonu getiriyor.

    Oyunun içeriği önceki Assassin’s Creed oyunlarından çokta farklı değil. Ezio, bir kez daha kardeşlerine güvenliği ve zenginliği getirmek için liderliğe soyunacak.Kardeşlik üyeleri Avrupa’da yada başka yerlere göreve gönderilebilecek. Eski oyunda olduğu gibi elimizi havaya kaldırıp ince bir ıslık sesinden sonra düşmanımızın öldüğünü görmek hala en etkileyici özellik. Tapınakçı kontrol kulelerinin liderlerini öldürüp bölgeyi ele geçirebiliyorduk yeni oyunda ise onlarda aynı şeyi yapabilecek. Tapınakçılar ele geçirilen bölgeleri geri almak için saldırırken, Ezio’nun komutanlığındaki suikastçı ordusu ise onları durdurmaya çalışacak. Yeni eklenen bu sığınak savunması ise çok basit, iyi ve en önemlisi eğlenceli.Neyse ki, Ubisoft, zaman zaman sıkıcı hale gelen modern zaman suikastçılarını oynama zorunluluğu koymamış. Oyuncular, Ezio’yu oynarken Animus için gereken parçaları toplayarak Desmond’un önceki hayatından bazı bilgilerde öğrenebiliyor. Bu görevler ise oynanış olarak biraz farklı. Normalde TPS olan oyunun bölümü FPS olarak oynanıyor yani 3. şahıs olarak değil oyuncunun gözünden oynuyoruz. Her ne kadar eğlenceliden çok tuhaf(!) olsada yeni bir heyecan katmış.

    Multiplayer için ise fazla söylenecek yok. Sunum, her oyuncu rekabete hazır hale getiriyor. Ne yazık ki, haritaların çoğu küçük olduğu için takım olarak oynanan bir mod için yeterli olmuyor ve genelde yanlız kurt oluyorsunuz. Karakterler, kukla gibi olsa da, oynanış fena değil. Tek oyunculu moda göre başarısız olsada denenebilecek bir yapım.

Bir cevap yazın