Analiz: Dar Sermaye ile Çılgın AMD 5.0 Geliyor

Geçtiğimiz birkaç haftadır ister eski, ister şu an çalışanlar, ister iş yaptığı kuruluşlar olsun AMD evreniyle bir biçim ilişkisi bulunan birçok tarafla görüştük, gelişmeleri izledik. Bu yazımızda yeni işten çıkarmaların, gelir düşüşünün ve içilen acı ilaçların, kesilen parmakların nedenini AMD’nin ticari kültüründe arayacağız.

AMD 5.0

AMD Sürüm 5.0

Barcelona’nın Gecikmesi Kendini Beğenmişliğin Eseri

AMD’nin işleri yürütme konusundaki sakatlığı ve bu sakatlığın doğasıyla işe başlayalım. K10 mimarisinin (Barcelona/Agena) Şubat 2007’de tanıtılması beklenirken, tanıtımın Ağustos 2007’ye sarkacağı anlaşılmıştı. Sonuç olarak ne olduğunu hepimiz biliyoruz – Bellek Adres Çevrim Yastığı (Translation Lookaside Buffer) hatası nedeniyle Barcelona B3’ler Nisan 2008’e kan ter içinde yetişti.

Gecikmenin nedeni ne Şubat 2007’deki bazı nedenler, ne de garip bir teknoloji kusuru. AMD’nin pazarlama yetkilileri Opteron’ların peynir ekmek gibi satmasından o kadar mutluydular ki havalarından yanlarına varılmıyordu ve emektar 90 nm kalıplar sonuna kadar sömürülene dek 65 nm’nin bekletilmesi kararlaştırıldı. Bu durum Barcelona’nın geliştirilme sürecini ister istemez etkiledi ve sonuç: Kafası TLB kusuruyla allak bullak olmuş bir işlemci ve 14 aylık bir gecikme. Opteron’lar da iki yıl kadar geç çıkarılabilmişti ancak o zamanki durum gerçekten teknolojik sorunlardı ve gelişmeler ancak yetişmişti.

Tortulaşmış AMD

AMD’yi Nvidia veya Intel’le kıyasladığımızda neyin yolunda gitmediğini anlamamız kolay. AMD’nin ticari kültürü İspanya, Fransa, İtalya ve Yunanistan (ç.n. Türkiye’yi unutmuşlar) gibi ülkelerde gördüğümüz tortulaşmış, tutucu yapıdan kaynaklanıyor: Sorumluluğun geçmişteki, şimdiki, ve gelecekteki kişi ve projelerle ilişkilendirilmesi öyle çapraşık ve bulanık bir düzeye varıyor ki, herşey arapsaçına dönüyor ve suçluyu belirlemek olanaksız hale geldiğinden sorunun kaynağına da inilemiyor. Sonuç – işin gerçek sorumluları pembe koltuklarında geviş getirmeyi sürdürürken, günah keçileri gözleri dolu dolu pembe “biten aşk” mektupları okuyorlar. Tortu yerinde durduğu sürece suyun bulanıklığı da geçmiyor, hatta suyu çamura çeviriyor.

Son iki yıl içinde birçok iş ortağının hevesle başlanmış, emek-para-zaman ortaya koydukları birçok işbirliği projesinin bir anda durdurulmasından yakındığını gözledik. “Tortu” ve “Çamur” deyimleri bizim değil, donanımdan yazılma kadar birçok iş ortağının yakıştırması. Ortaklar kendileriyle yakın iletişimde olması gereken AMD çalışanlarına ulaşmakta bile güçlük çektiklerinden yakınıyorlar, “bilgisayarları sabah 5 akşam 5 arası çalışmıyor herhalde” diye inceden inceye dokundurmadan da edemiyorlar.

AMD’nin halen önemli iş ortaklarından olan birine Radeon HD 3800 tanıtımına ilişkin olarak ne düşündüğünü sorduk: “Üst düzey bilgisayar tutkunlarına yönelik bu ürünün tanıtımı için gece gündüz hazırlık yapıyorduk. Tanıtıma yalnızca bir hafta kalmışken AMD’nin hala birşeyler göndermesini bekliyorduk. Daha ortada ne bir çizim, ne bir plan, ne bir örnek ürün, ne bir tanıtım yazısı vardı; Hiçbirşey! İnanabiliyor musunuz? Daha tanıtımın ilk haftası ürünleri raflarda bulunabilen diğer sihirbazlarla [NVIDIA] bu durumda nasıl başederiz?”

Bu tanıtım birçok markanın eleştirisiyle karşılaşmıştı ki TLB kusurlu Phenom 9700’ün bir anda gölgesinde kalıverdi. Bir başka iş ortağı Avrupa, Orta Doğu, Afrika, Hindistan (EMEAI) bölge müdürlüğüne ilişkin eleştirilerinde kibar olmaya bile çalışmadı: “İngilizce bile bilmeyen bir pazarlama şefini işin başına getirmiş olmaları inanılır gibi değil. Ne halt etikleri belli değil!”

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

Bir cevap yazın