Amnesia: The Dark Descent

Frictional Games İftiharla Sunar: Delilik Üzerine Bir Başyapıt

Amnesia: The Dark  Descent, aslında hepinizin bildiği, ama bilmediğinizi zannettiğiniz bir yapımcıdan geliyor. Daha açık konuşmak gerekirse kötü ile vasat arasında bir yerlerde duran Penumbra üçlemesinden sorumlu Frictional Games Amnesia’nın arkasındaki isim. Artık kafalarına ne tür bir saksı düştü bilemem de bu sefer işi çok iyi kotarmış, mouse’u geriye doğru çekerek çekmece açmak üzerine yoğunlaşmayan ve bununla oyuncuyu içine çekmeye çalışmayan, adam gibi bir korku oyunu tasarlamışlar.

Amnesia 3

Amnesia'nın ortamları ciddi anlamda ürkütücü.

Amnesia, 1800’lü yıllarda, oldukça geniş bir şatoda geçiyor. Yere yığılmış bir şekilde buluyoruz karakterimizi, gözlerinden ilk gördüğümüz şey ise yerdeki gül yaprakları oluyor. Gül yapraklarını izlemeye başladığımızda ise şatoda gerçekleşen, en basit tanımıyla “acayip” olaylara tanık olmaya başlıyoruz: Kapılar kendi kendine çarpılıyor, ışıklar nereden geldiği belli olmayan ve doğallıktan uzak bir rüzgarla söndürülüyor, şatonun derinliklerinden çığlıklar geliyor… Böyle bir durumla karşılaşan her insan evladının yitireceği gibi aklını yitirmeye başlıyor adından başka hiçbir şeyi hatırlamayan karakterimiz Daniel. Oyun ilerledikçe ise Daniel’ın “gerçekten” yerinde olmadığınız için ciddi anlamda şükretmeye başlıyorsunuz…

Oyundaki en büyük düşmanımız ne  başlarda etrafı arada bir kolaçan eden ve oyunun sonlarına doğru sık sık karşımıza çıkmaya başlayan yaratıklar, ne de bütün şatoyu saran ve değdiğinizde patlayarak zarar veren mide bulandırıcı et tabakası. Bu oyundaki en büyük düşmanımız,  insanoğlunun vahşi hayvanların karanlıkta avlandığını keşfettiği günden beri en büyük korkusu, karanlığın ta kendisi. Şöyle ki, oyunda karanlıkta belli bir süre kaldığınızda yavaş yavaş aklınızı kaybetmeye başlıyorsunuz. Önce uyarı babında çıtırdama sesleri geliyor kulağınıza, daha sonra görüntü bulanıklaşmaya başlıyor. Eğer en yakın ışık kaynağına koşmayıp karanlıkta durmaya devam ederseniz ekranınızı böcekler kaplamaya başlıyor, daha sonra da Daniel’ın hareketleri algılama süresi iki katına çıkıyor. Daha da ısrarcıysanız yerde sürünmeye başlıyorsunuz ve karakter kısmen kontrolünüzden çıkıyor. Bu noktadan sonra ne oluyor bilemiyorum ama forumlardan okuduğum kadarıyla yerde sürünmeye başladığınız andan itibaren pek de hayırlı şeyler olmuyor ve bu süreç karakterinizin ölmesiyle son buluyor. O yüzden eğer güvende olmak isterseniz çıtırdama seslerini duyduğunuz anda en yakın, ya kendi yaktığınız ya da var olan ışık kaynağına koşun, yoksa durumunuz vahim.

Amnesia 5

Tünelin sonundaki gölgeyi bilmem farkettiniz mi?

“Kendi yaktığınız”  dedim ama henüz o konudan bahsetmediğim için sizin için bir şey ifade etmedi elbette. Eğer karanlıkta  kalırsanız (ki oldukça sık kalacaksınız) ve etrafta hiçbir ışık kaynağı yoksa yapabileceğiniz iki şey var: Ya etrafta bulunan şamdanları, gaz lambalarını, mumları yakacaksınız, ya da kendi gaz lambanızı kullanacaksınız. “Neden kendi lambam varken etraftaki ışık kaynaklarıyla uğraşayım ki” diye düşünebilirsiniz, kaldı ki eğer gaz lambasının yağı sınırsız olsa haklı da olurdunuz. Amnesia’nın bu kadar korkutucu olmasının ana sebeplerinden birisi bu aslında, bütün oyunu “acaba elimdeki bütün ışık kaynakları biter de zifiri karanlıkta kalır mıyım” korkusu ile oynuyorsunuz. Gerçi karanlıkta kalsanız da bir süre sonra gözününüz alışıyor ve etrafınızdaki objeleri rahatlıkla görmeye başlıyorsunuz. Çok hoş bir sistem olmuş, hem oyuncuyu karanlık ile korkutuyor, hem de olur da karanlıkta kalırsa ilerlemesini engellememiş oluyor böylece oyun. Gerçi karanlıkta bekleyince yavaş yavaş deliriyorsunuz ama o da sık sık en yakın ışık kaynağına giderek çözülebilecek bir problem. Yine de siz elinizdeki ışık kaynaklarını olabildiğince az tüketmeye, rezerve etmeye çalışın derim.

15 Yorum

  1. stoic

    İnceleme için tebrikler. Gayet güzel olmuş. Oyunu denemek istiyordum o inceleme çok iyi oldu.

     not: Silent Hill serisini bilmem ama RE5 hosuma gitmişti aslında.  sanki biraz hakkını yenmiş 😀 Neyse; herkes aynı şeyi sevicek yada nefret edicek diye birşey yok sonuçta. Zaten ben  Co-op olarak bitirmiştim, belki ondan zevkli gelmiştir.

  2. stoic

    İnceleme için tebrikler. Gayet güzel olmuş. Oyunu denemek istiyordum o inceleme çok iyi oldu.

     not: Silent Hill serisini bilmem ama RE5 hosuma gitmişti aslında.  sanki biraz hakkını yenmiş 😀 Neyse; herkes aynı şeyi sevicek yada nefret edicek diye birşey yok sonuçta. Zaten ben  Co-op olarak bitirmiştim, belki ondan zevkli gelmiştir.

  3. Uğur Yurtsever

    Evet, RE5 yalnızca coop oynandığında tat veren bir oyundu. Tahir’le beraber keyifle oynamıştık. Ama survival horror açısından bakarsak tam bir fiyaskoydu o da kesin. 😛

    Ben de bahaneyle İsveçli Frictional’a teşekkür edeyim review kod yolladıkları için. Oyun gerçekten çok çok başarılı. Kendileriyle bir de röportaj yapacağız en kısa zamanda.

  4. Ziyaretçi

    “Aslında gemi kazasında öldüğünü düşündüğünüz bir akrabınızı üç yıl sonra kapınızda bulmanız ve sadece ıssız adada mahsur kaldığını öğrenmeniz gibi bir şey Amnesia”

    Sana puanım dohuz ganga,benzetme böyle olur

  5. mmjkfa7

    Odada yalnız ol,ışığı ve kapıyı ört,kulaklığı tak ve sesini sonuna kadar aç.Gir bu oyunu oyna.Daniel’la birlikte sende delireceksin.İnceleme harika elinize sağlık.Bugüne kadar gördüğüm en iyi survival horror oyunu diyebilirim.

  6. Kaze

    Oyun an itibariyle orijinal olarak elime geçti. İstesem torrent kullanır mıydım? Evet, istesem kullanırdım. Fakat, bağımsız firmalardan bu kadar iyi oyunlar görünce, bunların devam etmesini umarak orijinal olarak istedim. Ha ne oldu? Bence çok daha iyi oldu. 🙂

  7. kara duman

    oyunun hakkında ilk yorumları okuduğumda istisnasız herkesin korkudan altına kaçırma aşamasına geldiğini gördüm ve abarttıklarını düşündüm uzun zamandır oyun oynayan birisi olarak ne kadar korkunç olabilir dedim ve oyunu gece 00 :30 da karanlık, kimsenin olmadığı bir odada kulaklıkla oynamaya başladım ve az bile söylediklerini gördüm oyunda korkuya sebep olan en büyük etken sesler oyunun başından kalktığımda yatağıma sırtımı duvara vererek gittim ama bu hisleri gündüz çevremde birileri varken ve ses hoparlörden gelirken ilk seferki kadar yoğun hissetmedim kesinlikle denenmesi gereken bir oyun

  8. lady lazarus

    yeni başladım bu oyuna.. gecenin bi yarısı açtım, oynamaya başladım ve son derece başarılı ve korkunçlu buldum.. o rahatsız edici atmosfer gerçekten çok iyi yansıtılmış.. ve tabii daha fazla dayanamayarak oyunu kapattım.. ara ara oynamaya karar verdim. incelemede de çok iyi tarif etmişsiniz oyunun başarısını.. teşekürler..

  9. Ghost

    bakın buraya yazıyorum frictional games bu sefer amnesia ile hak ettiği üne ve saygıya sahip olucak yakın zamandada büyük bir dağıtıcı firma ile anlaşır ve bize inşallah yine aynı bu şekilde veya daha kaliteli oyunlar üretmeye devam eder.

    dediğim çıkarsa ghost demişti dersiniz,İnceleme içinde çok teşekkürler çok güzel olmuş.

  10. snatcher

    dostum kesinlikle yorumlarına katılıyorum özellikler r.e ile alakalı yorumların olmak üzere 🙂 resident evilin tüm serilerini oynamış hatta re 2 yi 2 defa nemesisi 3 defa bitirmiş birisi olarak 4 den sonra bir gariplikler olduğunu anlamıştım zaten 5ide ismine duyduğum hatırdan oynadım evet güzel aksiyon v.s gayet hoşda özelliiğni konusunu kaybetmiş resident evil silenthill içinse evet son oyun bekleneni vermedi ben o seriyide tamamıyle oynamıştım en çok hoşuma giden ve tırstığım 🙂 versiyonları  4 room ve ps2 için çıkan silenthill orgin’di yani özetle yorumlarına sonuna kadar katılıyorum ve bu oyunuda araştırıcam (bu arada fps olmazssa olmaz oruç yapma böyle 🙂  herkese iyi oyunlar

  11. canberk

    inceleme harika olmuş gerçekten de oyun gerici, ama korkunc değil, endişe duyarak oynayacagınız bir oyun. sesler de enfes ama incelemede bir şey dikkatimi çekti;
    en sonda minimum sistem gereksinimleri olarak 2 gb ram gerekiyor yazılı..
    ama ben bu oyunu 512 mb ram i olan bir bilgisayarda en yuksek cozunurlukte ve hic donmadan oynadım. ekran kartım iyi ama 512 mb ram?
    anlayamadım…

  12. ucuskan

    İnceleme çoh da iyi olmuş çoh da güzel iyi olmuş tamam mı..

    neyse şaka bi yana, oyun harbiden psikolojik gerilim, yıllar evvel makinisti izlerken gerildiğimi hatırlıyorum.. oyun çok başarılı, ara ara oynamak sağlığımız açısından ciddi anlamda önemli.. ben de gece kulaklıkla denedim, olmuyor arkadaş bi yerden sonra bi yan odadakilerin yanına gidiyim biraz sohbet ediyim sonra devam ederim diyorum:) yavaş yavaş alıştım kasvetine,hikayedeki soru işaretleri de muntazam işlenmiş.. 20$ hakkettiği fiyat bu değil, bu yüzden böyle güzellikteki oyuna bu düşük meblağ’yı vererek bu tür güzel oyunların oynanabilmesine yol açalım..

  13. ucuskan

    yine ben.. oyun bitti.. oyundaki eksiklikleri şöyle sıralayım;

    oyunda geçiş demoları,cinematic ler yok..

    oyunun sonu daha başarılı bitirilebilirdi..

    sonuç= oyun çok iyi ilerliyo fakat keyifsiz bir son bizi bekliyor. Oyunun 4 ayrı sonu var..

    İyi oyunlar..

Bir cevap yazın