AMD’ye karşı Intel – Dönüm Noktası Bir Dava Mı?

Tom’s Hardware Guide’ı yakından izliyorsanız, AMD’nin Intel’e karşı bir tekel karşıtı kampanya yürütüğünü biliyor olmalısınız. Toz dumanın biraz durulması ve halkla ilişkiler bölümlerinin kopardığı yaygaranın biraz dinmesinin ardından, AMD’nin öne sürdüğü iddiaların potansiyelini yavaştan anlamaya başlayabiliriz.

Temel olarak AMD’nin söylemi, Intel’in dürüst oynamadığını ve dünya genelindeki pazar payını artırmak için tekel gücünü kullandığı suçlaması üzerine kurulu. AMD’nin öne sürdüğü düşünceye göre bu durum tüketici odaklı, sağlıklı bir pazarın kurulması önünde engel oluşturuyor. İlk olarak AMD’nin sunduğu 48 sayfalık bir belgede, birkaç düzine örnek verilerek Intel’in AMD’nin önünü kesebilmek için neler yaptığı anlatılıyor. Eğer iddiaların doğruluğu kanıtlanabilirse bu milyarlarca dolarlık cezalara ve işlemci pazarındaki rekabet dengelerinin oldukça değişmesine yol açabilir.

Çoğu BT uzmanı ve gazetecinin iddialar karşısında şakınlığa uğramadıkları açık – hatta böyle bir davanın an meselesi olduğunu bildiklerini öne sürüyorlar. AMD’nın %20’lik pazar payına sıkışıp kaldığı ve ürünlerini ne kadar geliştirirse geliştirsin bu sayıyı geçemediği biliniyor. Rekabet ortamını engelleyen güçlerin işlemci pazarını etkilemesi konusunda Özgün Donatım Üreticileri (Original Equipment Manufacturers, OEM) uzun süreden beri zaten yakınıyorlardı. AMD’nin durumdan artık bezdiği; Intel’in pazarlamasının mı çok başarılı olduğu, ya da elindeki gücü kötüye kullanmaya mı çalıştığı konusunu değerlendirmek üzere yargıya başvurmaktan başka çaresi kalmadığı düşünülüyor.

AMD otuza yakın kuruluşun e-posta, anlık ileti ve bazı resmi evraklarını ele geçirebildiği oranda, delil bulabilmek için gizlice tarıyor, biz de THG olarak kendi adımıza bazı taramalar yapmamız gerektiğine karar verdik. AMD’nin iddianamesini hazırlayan baş sorumlusuna, hukuk profesörlerine, Fortune 500’den uzman ve analizcilere terleten sorular sorduk: AMD gerçekten bir dava açtı mı? Bunun sonucu olarak tüketiciler işlemcileri daha ucuza alabilecekler mi? Yoksa bu girişim yalnızca basında uzun süre kendinden söz ettirebilmek adına hazırlanmış, oldukça parlak bir düşüncenin ürünü mü?

Bir cevap yazın