AMD Phenom Üç Çekirdek

Phenom: Artı Ve Eksileri

AMD böyle kötü bir başlangıç yapmamış olsaydı insanlar büyük olasılıkla AMD’nin yeni dört çekirdekli (Agena tabanlı) Phenom’larına övgüler düzeceklerdi. İşlemcinin başarımı kaya gibi ve ister çekirdek başına ister genel olarak Athlon 64 X2 işlemcileri oldukça gerilerde bırakıyor, özellikle çokluişlem (multithread) için iyileştirilmiş uygulamalarda. Bu işlemlerin küçük parçalara bölünebilmesi ve ayrı işlemci birimlerine aynı anda gönderilebilmesi anlamına geliyor ve verim oldukça artıyor. Şu anki AMD işlemcilerle karşılaştırıldığında Phenom’un Watt başına daha çok başarım sağladığı (başarım/W) ve oldukça verimli olduğu da görülüyor.

Phenom şu anki 2.3 GHz’lik çekirdek hızıyla Intel’in Core 2 Quad (dört çekirdekli) işlemcileriyle başedemiyor. Karşılaştırmak gerekirse Intel’in ana kol ürünlerinde 2.6 GHz’lik hızlar görülebilirken, tutkunlara özel Extreme Edition parçalar 3.2 GHz’e kadar çıkabiliyorlar ve dahası yeni 45nm Yorkfield tabanlı dört çekirdeklilerinin nerelere varacağı merak konusu.

Tasarıma geri dönelim. Phenom’da 2x 64 kB L1, çekirdek başına 512 kB atanmış (dedicated) L2 ve tüm çekirdeklerin ortak kullandığı 2 MB paylaşımlı L3 önbellek bulunuyor. Bu Intel Core 2’lerdeki yaklaşıma benzer ancak Intel ortak L3 yerine, çift çekirdek başına daha büyük L2 önbellek kullanıyor. Intel bir Core 2 Quad işlemci için iki adet çift çekirdekli Conroe veya Wolfdale kalıp (65 ve 45 nm Core 2 Duo) kullanığından Core 2’lerin L2 önbellekleri ancak iki çekirdek tarafından paylaşılabiliyor ve bu iki ayrı silikon kalıbı birbirine bağlayan Önveriyolu (FSB) üzerinde ek veri trafiğine yol açıyor. Tasarım olarak bakıldığında AMD’nin dört çekirdek yaklaşımı kesinlikle ilerici ve daha sağlıklı, ancak gerçekler Intel’in hala AMD’nin önünde olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni Intel’in iki zaten varolan ürünü birleştiren üretim yaklaşımı oldukça ekonomik ve AMD’den farklı olarak, üretim süreci üzerinde sıkı bir denetim kurabilmiş durumda, özellikle nitelik açısından.

Intel genelde yeni çıkardığı işlemciler için yeni bir altyapı gerektirirken (aynı işlemci yuvasını kullansa bile), AMD yeni işlemci kuşağının şu an kullanılan AM2 altyapısıyla uygun olacağını duyurarak Phenom’un yükseltme için çok iyi bir seçenek olacağını öne sürdü. Ancak bir yıldan eski, orta ve üst düzey, ondan fazla AM2 anakartı bu açıdan sınadığımızda, AMD’nin öne sürdüğü Phenom desteğinin yerinde yeller estiğini gördük. Ancak bu incelemenin üzerinden iki ay geçti ve son duruma bir daha bakmak gerekecek. Bu arada meraklılar AMD’nin oldukça “sakınarak” hazırlamış olduğu Phenom destekleyen eski AM2 anakartlar listesine gözatabilirler.

Bazı gözde donanım forumlarında Phenom’un üçüncü çekirdeğindeki yeni bir kusur nedeniyle, fabrika hızlarında bile Windows’da mavi ekrana yolaçtığından uzun uzadıya sözedilse de, AMD’nin açıklama yaptığı her fırsatta bu iddiayı yalanladığı gözleniyor.

Laboratuvarımızda kullandığımız üç adet Phenom işlemciden hiçbirisi de iyi bir hızaşırtmacı (overclocker) değil. Anakart uyumsuzluğu da yaşıyor olabiliriz ancak araştırmayı hangi çekirdeğin dert çıkardığını belirleyecek kadar da derinleştirmedik. Dahası şu an için hızaşırtma ilk konumuz da değil. İlk önce AMD’nin ev ödevini doğru yapıp yapmadığını, B3 aşamasındaki kusuru giderip gidermediğini ve saat hızlarını artırıp artırmadığını görmemiz gerekiyor. Kaybolan güvenin yerine gelip gelemeyeceği şu an için en önemli konumuz.

Yazıya ilişkin TGForumz tartışmamıza katılın…

Bir cevap yazın