AMD: Birleşmek Ya Da Birleşmemek, İşte Bütün Mesele

Battı Balık Yan Gider

AMD geçmişte “müşteri odaklı” bir firma görünümü vermeye çalışıyordu ancak gerçekte her 12-18 ayda bir soket değiştirip durmaktaydı. AMD Athlon 64 önce soket 754 için çıktı fakat şirket bir hataya düştüğünü anladığı zaman soket 939’u yarattı. Athlon 64 FX’in hikâyesi ise ayrı bir karın ağrısı. İlk başta soket 940, sonra 939, sonra 940’a yeniden dönüş (AM2, AM2+ ve AM3 de 940 iğneli fakat S940’ın ilk sürümüyle uyumsuzlar). Üstüne üslük AMD geriye uyumluluk konusunda sözler vaatler vermeyi sürdürdü fakat bu sözünü asla tam anlamıyla yerine getiremedi. SI, Santa Rosa Opteronlar ile bir ton sorun yaşarken, daha geçenlerde kendi laboratuarlarımızda Phenom’un pek de geriye uyumlu olmadığını tespit etmiştik. Intel yıllarca aynı soketi kullandı ve bu konuda ağzından tek bir söz çıkmadı. Bu nedenle kimse ünlü işlemci devini eleştirmeye de kalkmadı. Yalnız Intel aynı soketi kullanmaya devam ederken, yükseltme seçeneğini engelliyordu (örneğin yeni bir işlemciyi aynı soketi kullanıyor olsa bile eski anakartlara genellikle takamıyordunuz çünkü birtakım uyumsuzluklar vardı).

AMD’nin 2007 yılında yapmış olduğu yanlışlar saymakla bitmiyor. Önce K10 Opteron’u çıkartarak iş istasyonu pazarını es geçtiler (Dirk Meyer daha Barcelona çıkmadan bize bunları söylemişti), pazarı iyi değerlendiremediler ve binlerce Opteron işlemciyi zamanında müşterilere ulaştıramayarak sahip oldukları HPC sözleşmelerini kaybettiler. Tüm bunlar yetmiyormuş gibi AMD’nin geleneksel Analyst Day etkinliklerinde birçok kişinin halen AMD’nin liderliğinden sözettiğini ve hayati soruları cevaplamayı genellikle göz ardı ettiklerini görüyoruz.

Günün sonunda, AMD’nin 2007 yılında başarılı olduğunu kim iddia edebilir ki? AMD’nin kendisi bile 2007 yılının şirket için bir “kusursuz fırtına” gibi geçtiğini söylüyor. Ama bu eleştirileri yaparken fazla ileri gitmemeye de bir yandan özen göstermeliyiz çünkü donanım dünyasındaki herkes bu şirketten büyük bir devrim bekliyordu. Yani, AMD halen Intel’in yanında telaffuz edilen en yaygın kelimelerden birisi. 2002 yılından daha önceki yıllarda kimse AMD’yi Intel’e ciddi bir rakip olarak görmüyordu ve bu yüzden şirketin ne yaptığı kimsenin umurunda değildi. Oysaki şu an ilgi odağı konumundalar ve dolayısıyla ardı ardına yaptıkları bu hatalar birçok eleştiri almakta. ATI’nin satın alınmasından sonra AMD içinde yaşanan ardı ardına istifalar ve birçok beyin göçünün gerçekleşmiş olması bir şeylerin ters gittiğinin göstergesi değil de nedir?

Peki, şu an neler oluyor? AMD/ATI’nin IBM veya Nvidia tarafından satın alınabileceği yönündeki söylentilerle çalkalanıyor ortalık. Özellikle Nvidia olan ilişkisi dikkat çekici – SNAP.

Yazıya ilişkin forum tartışmamıza katılın…

Bir cevap yazın