AMD, Athlon 64 X2 6000+ ile Yarışa Kaldığı Yerden Devam Mı Ediyor?

AMD İle Yaptığımız Görüşme

AMD’nin PR teknik uzmanı Damon Muzny ile şirketin ürün konumlandırması, rekabet ve gelecek ürünler hakkında konuştuk.

Patrick: 6000+, şu an Athlon 64 X2 serisinin gelmiş geçmiş en hızlı işlemcisi konumunda, ama peki FX ailesine ne oldu?

Damon: Haklısın Patrick. X2 6000+ AMD’nin şu ana kadar ürettiği en hızlı çift çekirdekli işlemcisi… peki neden FX olarak adlandırılmadı? Buna mantıklı bir cevap verebilmek için size FX’in amacının ne olduğunu açıklamalıyım ilk önce… Masaüstü PC’lerin sınırlarını zorlamak. FX-51 diğer AMD işlemcilerine göre çok daha fazlasını vererek görevini başarıyla yerine getirmişti ve uzun süre yarışı lider götürdü. Günümüze biraz daha yaklaşırsak AMD’nin ilk çift çekirdekli FX serisi işlemcisi olan yüksek başarımlı FX-60’ı hatırlayın, bir süre boyunca o da lider olmayı sürdürmüştü. Şimdi biraz daha yakınlaşın ve bugüne baktığınızda şunu göreceksiniz ki FX işlemcileri, bu sene içinde duyurulacak olan dört adet yüksek başarımlı çekirdeğe sahip iki işlemciyi doğrudan birleştirerek tek bir SLI platformda kullanılmasını sağlayan “4×4” teknolojisinin temel işlemcileri olacak ve bu yeni 8 çekirdekli sistem, sınırları daha önce hiç olmadığı kadar öteye taşıyacak.

Yani, FX serisi şu an 4 çekirdekli olarak çalışan ve ilerde de 8 çekirdekli olacak bu yeni platformu taşıyan temel taşlar olacak ve eskiden olduğu gibi liderliğe oynayacak. Nitekim bu aşamadan sonra üreteceğimiz diğer tüm yeni nesil çift çekirdekli işlemcilerimizin X2 takma adı altında kalmasını daha uygun gördük.

Patrick: Yaptığımız testlere göre Athlon 64 X2 6000+, Intel’in Core 2 Extreme ve Core 2 Quad işlemcilerine karşı koyamıyor. Başarım farkını nasıl kapatmayı planlıyorsunuz?

Damon: AMD asla boş durmaz. Masaüstü bilgisayarlar için Soket AM2 ile uyumlu üst seviye işlemcilerimizi duyurmaya devam edeceğiz ve elbette aynısı yeni Quad-FX platformu için de geçerli. Döngü başına komut sayılarında (IPC – Instructions per Cycle) önemli iyileştirmeler gerçekleştirdiğimiz gerçek (true native) dört çekirdekli işlemcilerimizi bulunduğumuz sene içerisinde duyurmayı umuyoruz. Dört çekirdekli işlemcilerimizin çift çekirdekli sürümleri de IPC iyileştirmesinden nasiplerini alacaklar. Her zaman olduğu gibi AMD yeni işlemci ve platform tasarımları üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Çiçeği burnunda AMD ortaklığı (AMD&ATI) sayesinde müşterilerimize yeni bir platform sunabilme yeteneğimiz hiç olmadığı kadar gelişti.

Patrick: 3.0 GHz’lik bir hız ve 125 W’lık bir ısıl tasarım noktası (TDP) göz önünde bulundurulduğu zaman AMD, Intel’in 90 nm’lik Pentium D işlemcileri ile sunduğuna benzer bir durumla karşı karşıya gelmiş oldu. Okuyucularımıza bunun AMD’nin düşük güç tüketimi felsefesine nasıl uyduğu konusunda bir açıklamada bulunabilir misiniz?

Damon: Size şunu hatırlatmak isterim ki bahsettiğiniz değer en yüksek harcadığı watt miktarıdır, “nominal” harcadığı watt miktarı değildir. Diğer bir değişle sizin de Tom’s Hardware test merkezinizde gerçekleştirdiğiniz testte gördüğünüz gibi en yüksek güç harcama miktarını belirlediğimiz bu masaüstü işlemcileri aslında normal çalışma esnasında bu standardın daha altında güç tüketiyor. AMD güçlü tümleşik grafik çözümlerini de içeren birçok platform için ürettiği muhteşem bir ürün gamına sahip. Yani, kimseyi tuzağa düşürmeye çalışmıyoruz.

Bütçenize ve istediğiniz başarım ne olursa olsun, size güzel seçenekler sunuyoruz. Sempron ve Athlon 64 serisinden oldukça çok miktarda sürüm sizleri bekliyor. Yük altında en çok ancak 45 W harcayan tek çekirdekli masaüstü işlemcilerimiz var. Ayrıca değişik Watt aralıklarına sahip çift çekirdekli işlemcilerimiz ve hatta 35 W’lık özel bir sürümümüz bile mevcut. Zaten masaüstü yongalarımızı 65 nm üretim süreci ile üretmeye başladığımızdan beri standart en yüksek Watt miktarı değerimizi 89 W’tan, 65 W’a kadar düşürebildik. Tasarruflu güç harcama meselesinde sunduğu çok çeşitli güç cimrisi işlemcilerle AMD’nin lider olduğu açıkça görülecektir.

Bilindiği gibi oyun meraklılarının bir kısmı daha yüksek başarıma ulaşmak derdinde olduğundan güç tüketimi ile fazla ilgilenmezler. X2 6000 en yüksek 125 W gibi bir güç tüketiyor, ancak aynı zamanda birçok ısı dağıtıcı çözümleriyle başarıyla soğutulabiliyor da.

Değişim süreci hızla devam ediyor. FX-62’nin 2.8 GHz ve 125 W ile daha önce AM2 işlemcileri arasında en hızlısı olduğunu hatırlayın. Bunun yanında X2 5600+’ün duyurulmasıyla 2.8 GHz’lik bu hız korundu fakat güç tüketimi de 89 W’a düştü. Masaüstü işlemcilerin her kategorisinde enerji verimliliği hakkında yaptığımız tüm değişimleri görebilirsiniz. Şunun altını çizmekte de yarar var ki Energy Star tarafından PC işlemcilerimiz için AMD’ye birçok ödül verilmiştir.

Patrick: Intel yol haritasına 2008’in ilk çeyreği için 45 nm çift ve dört çekirdekli işlemcilerini ekledi. Bu işlemciler gene Core 2 mikromimarisine sahip olacak, fakat daha az güç tüketecekler. Aynı zaman dilimi için AMD işlemci portföyü için herhangi bir öngörüde bulunabilir misiniz?

Damon: Müşteriler işlemci alırken bir işleme tekniği almıyorlar, PC alıyorlar. Oyun meraklıları bile farklı işleme tekniği ile üretilmiş fakat aynı özelliklere sahip işlemcileri aynı sistem içine yerleştirip kullandıkları zaman aralarında kayda değer bir fark göremezler. İşleme tekniği hakkında yapılan vaatler CPU üretim sürecinin bilinmesi açısından yararlıdır fakat işlemcileri ilk küçülten taraf olmak bunun bir yarar sağlayacağı anlamına gelmiyor.

Mimari, hız ve platform tasarımı genel rekabette büyük rol oynayan köşe taşlarından birkaçıdırlar. Alın size bir örnek: Yakın geçmişte AMD’nin 90 nm’lik işlemcilerinin, 65 nm’lik Pentium D işlemcilerini hem başarım hem de güç tüketimi bağlamında mağlup ettiklerini herkes hatırlayacaktır. Tabii ki AMD ürün gamını arttırdığı gibi işleme tekniğini de bir adım öteye taşımak için her zaman çalışıyor. Bir aşamadan diğer aşamaya sürekli bir gelişim içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu sürekli geliştirme yaklaşımı bulunduğumuz endüstride bizi diğerlerinden ayırıyor.

AMD 2007 yılının ilerleyen aylarında IPC geliştirmelerini ve gerçek, yerel dört çekirdek teknolojisini bir arada satışa sunacak. İlk dört çekirdekli masaüstü işlemcileri (65 nm) doğrudan bağlantı (direct-connect) yolu ile şu anki Quad-FX platformuna sahip anakartlar içine yerleştirilebilecekler. Ayrıca AMD’nin ilk 45 nm teknolojisi 2008’in ortalarına doğru gelecek, yani işleme tekniği konusunda geri kalmış değiliz. Diğer soruları ise AMD’nin gerçek, yerel dört çekirdekli bir tasarıma sahip, tümleşik bir bellek denetleyicisi içeren ya da HyperTransport benzeri bir çözüm ile FSB darboğazını ortadan kaldıracak yeni amiral gemisi ortaya çıktığı zaman alalım. Ah, unutmadan AMD, kilit pazarlar için önem arz edecek olan “Fusion” gibi yeni gelecek yonga tasarımları üzerinde de sıkı sıkı çalışıyor.

Bir cevap yazın