All Points Bulletin

Şehirde Bir Yabancı

Kullanıcı adı ve şifrenizi girdiğiniz anda oldukça detaylı bir karakter yaratma ekranı karşılıyor sizi. Karakterin gözlerinin arasındaki boşluktan,  kulağının arkasındaki bene kadar her şeyi siz belirliyorsunuz, hatta saçlarının renginin hangi renkle hangi rengin karışımı olacağını bile ayarlayabiliyorsunuz. Hayatımda gördüğüm, Saint’s Row’dan bile belki daha detaylı bir karakter yaratma ekranı bu. En nihayetinde APB’nin olayı buydu değil mi? Kişiselleştirme APB’nin düzgün çalışan yanlarından birisi.

APB 2

İsterseniz Criminal, isterseniz Enforcer olarak oynayabiliyorsunuz.

Karakterinizi yaratıp oyuna girdiğinizde, oyunla ilgili çok sınırlı şey anlatan bir tutorial karşılıyor sizi. Bu sebeptendir ki gerçek oyuna girdiğinizde apışıp kalıyorsunuz. Tutorial’da sadece nasıl görev yapılacağı anlatılıyor, oysa ki oyunun mantığı sadece sizin görev yapmanız üzerine işlemiyor, küçük bir detay daha var: size karşı gönderilen Criminal/Enforcer’lar. Evet, oyunda toplam iki faction var, bir taraf suçlular, diğeri de onları yakalayıp kanuna boyun eğmelerini sağlayan Enforcer’lar. Bu iki faction arasındaki mevzulara daha sonra değineceğim, şimdi kısaca oyunun nasıl işlediğini anlatayım.

Oyunda, kontaktlarınızdan bir tanesi size bir görev veriyor, genelde görevler hep birbirinin aynısı oluyor, şuraya git, şunu kır, şu arabayı şu noktaya götür, şu noktayı şu kadar süre elinde tut gibi (eğer bir grubunuz varsa ya da oyun size otomatik, o görevle birlikte bir grup bulduysa grup olarak yapıyorsunuz bu görevleri, karşınızdakilerde doğru orantılı olarak artıyor). Oyun da karşı taraftaki oyuncuya/oyunculara “Criminal/Enforcer’lar sizin işlerinize çomak sokmaya çalışıyor, durdurmak istiyor musunuz” diyor (tam olarak böyle değil tabi ama genel mantığını anladınız). Dolayısıyla karşı taraf sizi o görevi yapmaktan alıkoymaya çalışıyor, eğer başarırlarsa para ve kontaktların gözünde saygı kazanıyorlar, aynısı sizin için de geçerli elbette. Sonuç olarak paso birbirinize giriyor, eğleniyorsunuz… ya da oyuna yeni başladıysanız hiç durmadan eziliyorsunuz.

10 Yorum

  1. karını alırım

    sen alıp oynadınmı hocu bende alıcakmtım sıkıntıdaniyiki almamışım ha

     

    neyseki starcraft 2 çıktı onu aldım onla idare ediyoruz

     

    sen çatlıyorsundur şimdi easdasdlfşkfjgdfg

  2. Ziyaretçi

    Anlaşılan birileri senin karıya çoktan çakmış ve bu sende ukte olmuş olmalı ki karını alırım diye isim vermişsin kendine, aman ha dikkat bu sefer de bacılarına çakmasınlar sakın!!!

  3. Ziyaretçi

    Yıllar sonra (yaklaşık 5-6 yıl) ilk kez oyun dergisi aldım (oyungezer tabi ki).Aman Allah’ım rezaletti,cidden rezaletti,bir de 7tl.Yazarların dil bilgisinden,yazıda konu birliği ve düzenden,oyun yazarlığının temellerinden haberi yok (spoilerlar havada uçuşuyor mesela,tüm hikayeyi yazınca oyun incelemesi yapmış olunmuyor,birinin onlara öğretmesi lazım bunu).Burda beleşe çok daha iyisi var.Dergi çıkartsanız da gider alırım,bu kadar kesin konuşuyorum. thgtr♥

  4. Ziyaretçi

    Şimdi ağırına gitmesin ancak ya sen fanboysun ya da bir önceki neslin dergilerini okumadın.Cd-oyun vardı,eski dergiler arasında en iyisi sayılmazdı belki ama oyungezer’in şimdiki halinden çook çook daha iyiydi.2 sayfa yazıyorlarsa bunun yarısı alakasız şeyler,kalan bir sayfanın yarısı yazarın çocukluk deneyimleri,artık kalan yarım sayfada oyunu incelemeyi başarıyorlar sonunda,ki çoğu yazar onu da becerememiş.Yani “ya bi ton ekran görüntüsü var nette,ne anlatıcam grafikleri falan,oynanış videoları da düşer dergi çıkana kadar onu da eğlenceli der geçerim,en iyisi saçmalayayım” gibi bir düşünceye sahiplerse  dergi çıkarmamaları lazım.

    • ReBoN

      Bir konuda haklısın.Yaşım yetmediği için okumadım.Daha 17 yaşındayım.Yeni nesil sayılırım.Cd-oyun daha iyi midir kötü müdür onu bilemeyeceğim.Ancak incelemelerde öyle saçma sapan şeyleri pek fazla yazmaz.Sen hangi incelemeden bahsediyorsun.Genelde incelemeleri doyurucu oluyor bana göre.Tabi sen eskisin sen daha iyi bilirsin.Biz daha yeniyiz:D

Bir cevap yazın